İktisat Öğencilerine Tavsiyeler; Bir e-Postaya Cevaben

Kısa bir süre önce aldığım e-postayı ve verdiğim cevabı, diğer arkadaşlara da faydası olabileceği düşüncesiyle buraya da koymaya karar verdim. Metin içerisindeki kişiye özel bölümler tarafımdan kaldırılmıştır.

SORU: selam,ben …. öğrencisiyim ancak durumum pek iç açıcı değil …. girişliyim hazırlık okudum ve daha şimdiden okulu 1.5 sene uzatmış görunuyorum.şunu merak ediyorum acaba iyi bir iktisatçı olabilmek için biraz geç mi kaldım?okulu bırakmayı bile düşünüyorum ancak bunca seneye yazık olacak.şu da var giderek sevmeye başladım bu bölümü ancak dediğim gibi biraz geç mi kaldım acaba.
ve bana bu yolda yardımcı olacak,kendimi geliştirmemi sağlayacak kaynak isimleri verebilirmisin? şimdiden teşekkürler.

CEVAP:
>>> daha şimdiden okulu 1.5 sene uzatmış görunuyorum… acaba iyi bir iktisatçı olabilmek için
biraz geç mi kaldım?

Selam …,

Bana bu e-postayı attığına göre bu konuda umutsuz olmadığın açık. Demek ki senin inancına göre hala bir şans var. Zaten ancak sen inanıyorsan bu iş olabilir.
Okulu uzatmış olman sadece hedefine ulaşmanı birkaç sene geciktirebilir, o kadar. Bu konu pek de önemsenecek bir şey değil; eğer ki ders aldıysan!

Bölümü sevmen güzel. Hazırlık okuduğunu göz önüne alırsak şu anda resmen 2. sınıfta oluyorsun ya da 1. ve 2. sınıftan dersler alıyorsun. Yani 3. sınıfın derslerine başlamadınız.
İşin en önemli kısmı 3 ve 4. sınıflardaki derslerdir. İlk iki yıl sadece bir hazırlık. Hatta 1. sınıf tüm İİBF’nin -neredeyse- aynı dersleri aldığı bir dönemdir. Ama ortalama konusu da önemli olduğu için işleri sıkı tutmanda fayda var.
Kendimden örnek verirsem sanırım ikna ediciliğim de yükselmiş olur.
İlk sene ortalamam 62 idi. Derslerin bir kısmına, özellikle işletme dersine, gitmezdim çoğu zaman; uyuklardım yurtta. Matematiğin vizesinden 25 almıştım. İngilizceden 50 almıştım. İktisat da 45 idi sanırım. Anlayacağın durum felaketti. Ama 2, 3 ve 4. sınıfta çıtayı yükselterek sonunda genel ortalamayı 70’in üzerine çıkarmayı başardım. Bunu şunun için söylüyorum; birçok “iyi” okul 2.50-3.00/70-75 ortalama istiyor yüksek lisansa başvuru için. Keza burs başvurularında da alt koşul bu. Kendini en baştan bu başvurular konusunda kısıtlamamak için ilk hedefin olabildiğince ortalamanı bu düzeye çıkartmaya çalışmak olsun. Hatta taktik icabı bazı derslerini büt’e bile bırakabilirsin. (Eğer büt yok da yaz okulu varsa sadece, o zaman sıkı çalış ve yaz sıcaklarına kalma sakın :)

Ortalama bu olayın bir boyutu. İkinci boyutunda ise akademik hayata yavaş yavaş ısınman gerçeği yatıyor. Bunun en güzel başlangıcı Ege Üniversitesi’nin her yıl düzenlediği İktisat Öğrencileri Kongresi’dir.
….Bu şekilde analiz becerini de geliştirmiş olursun. Bu şansı kaçırma derim. Konuyla ilgili olarak herhangi bir asistan hocamıza da danışmanda fayda var….

Üçüncü boyutu ise sana faydalı olabilecek, ufkunu açabilecek dersleri/hocaları yakın takibe almandır. Bunların hangisi olduğuna sen karar vermelisin. Benim için bu hocalar; ….. idi. Kendileri ile hala da görüşürüm. Sen de benzer şekilde kendine hedef hoca ve ders seçmeye başlamalı ve onların, eğer varsa konferansları da dahil, yayınlarını ve derslerini dikkatle takip etmeye çalışmalısın. Ara ara yanlarına giderek kendini tanıtmalı ve yardımcı kaynak yayınlar talep etmelisin. Kısaca, bana sorduğun gibi onlara da danışmalısın. Bundan bir hayli de memnun olacaklarına eminim.

Dördüncü boyutu da yabancı dildir! Hele ki hazırlık okumuş ve bu uğurda 1 senesini harcamış birisi olarak hiçbir mazaretin olamaz ve kimse de bunu kabul etmez. Alanındaki ingilizce yayınları okuyabilir düzeyde ingilizce “gramer” bilgisi sahibi olduğuna eminim. Bu konudaki teknik bilgiyi de ancak Türkçesini okuduğun teorilerin bir de İngilizcelerine göz atarak elde edebilirsin. İlk başlarda zor olacaktır ama zamanla alışacak ve tüm “hikayenin” aynı kelimeler etrafında döndüğünü farkedeceksin.

Beşinci ve son boyutu ise sabır, çalışma disiplini ve hayal kurmaktır. Bu konuda ben ne durumdayım diye sorarsan; hala öğrenmeye çalışıyorum. Ama işin en önemli ayağı olduğunun da farkındayım. Disiplinli çalışma çünkü iktisat da yabancı dil gibidir. Okumayı bırakırsan unutursun; takip etmeyi bırakırsan günceli yakalayamaz ve analizlerinde eksik kalırsın. Sabır çünkü bu iş bina yapmaya benzer. Biz daha temeldeyiz. Eğer temeli yaparken bu işten vazgeçeceksek hiç başlamayalım daha iyi! Ve hayal kurmak çünkü ancak hayaller bizi “belkide ulaşamayacağımız kadar” büyük hedefler için motive edebilir.

İstediğin gibi “kaynak” isimleri vermediğimin farkındayım. Kaynakları senin; eski kitapçıları, hocaların ders sayfalarını ve kütüphane raflarını gezerek bulabileceğine eminim. Lisans eğitimi için gerekli olan kaynaklar; Mikro-Makro-İstatistik-Ekonometri ve Matematik kitaplarından ibaret olduğu için çok da zorluk çekeceğini zannetmiyorum. Elimde “sihirli” bir kitap listesi de olmadığı için bu konulardaki herhangi bir kitaptan başlaman yeterli. Ama mutlaka başlamalısın!

Kendine iyi bak.

Sevgiler,

Ü.Barış Urhan

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+