Emre Aköz Örneği ile Yazar Sorumluluğu!


Emre Akoz, bundan yaklasik 3 ay onceki “Bilim mi cuzdan mi?” baslikli yazisinda soyle demisti:

“…Dünkü SABAH’ta da okudunuz: Dünyanın en iyi üniversitelerini belirleyen bir Çin Üniversitesi var. Jiao Tong adlı Şangay’ daki bu üniversite, çeşitli ölçütler kullanarak ilk 500 üniversiteyi belirliyor.
İlk sıraları ABD üniversitelerinin aldığı listeye Türkiye’den sadece bir üniversite girmiş bu kez: İstanbul Üniversitesi. Bu durum çeşitli açılardan ele alınabilir:

…Üniversite sınavında başarılı olan öğrencilerin yönelimlerine baktığımızda, İstanbul Üniversitesi’nden daha fazla; ODTÜ, Hacettepe, Bilkent, Sabancı ve Boğaziçi gibi üniversitelerin tercih edildiğini görüyoruz.

Belki ” bilimsel kapasite ” yönünden İstanbul Üniversitesi daha başarılı olabilir ama aynı branştaki mesela bir Boğaziçilinin ABD’ye kabul edilmesi daha büyük bir olasılık.

Yogun bilgi eksikligi ile dolu ustunkoru bir yazinin, hem de ulusal capta boylesine buyuk bir gazetede ve bircok insani da bilgisizlikle suclayan birisi tarafindan yazilmis olmasi gercekten icler acisidir! Kendisine  yazisinin yayinlandigi gun bir e-posta gondermeme ragmen takip edebildigim kadariyla su ana kadar bir aciklama ya da duzeltme yazisi yazmadi. Bu sebeple en azindan burayi takip edenlerin bilgilenmesi amaciyla o gun gonderdigim e-postami asagiya koyuyorum:

Merhaba Emre Bey,

Ismim Baris, Kopenhag Universitesi`nde iktisat bolumunde yuksek lisans ogrencisiyim. Bugunku yazinizda bahsettiginiz “bilimsel yayin siralamasi” hakkinda bir makale uzerinde calistigim icin konu uzerinde arastirmalarim oldu. Bu sebeple yazinizdaki, bir bilgi eksiklikliginden kaynaklanan hatayi duzeltmek ve hem sizi hem de sizin vasitaniz ile uygun gorurseniz velileri, okurlari dogru sekilde bilgilendirmek isterim.

Istanbul Universitesi`nin, konu olan universitenin calismasi olan yayin siralamasinda onde olmasinin en buyuk sebebi Cerrahpasa ve Istanbul Tip Fakulteleri`nin yayin sayilaridir. Bu iki fakultenin tek baslarina alan indeksi adi verilen ve dunya uzerinde kabul gormus dergilerde  yaptiklari yayinlarin -ki bu yayin siralamalari bu listelerden derlenir- sayisi 2006 yili itibari ile 824`tur. (Kaynak: http://www.yok.gov.tr/duyuru/pdf_2006_bolum/istanbul_un.pdf). Universitenin 16 fakultesi, enstituleri ve yuksek okullariyla ayni yildaki toplam yayin sayisi ise ne yazik ki 1359`dur.

Iktisat fakultesi bazinda 2006 yilinda ODTU 70 ogretim uyesine karsilik 18, Bogazici 80 ogretim uyesine karsilik 10, Bilkent 76 ogretim uyesine karsilik 38 yayin yapmistir. Oysa Istanbul Universitesi`nin 107 akademisyeni olan iktisat fakultesinin yayin sayisi sifirdir. Dolayisi ile bu okullarin bilimsel anlamda Istanbul Universitesi`nden bir hayli onde oldugunu soyleyebiliriz. Zira bu universitelerin tip fakultelerinin olmadigini da dusunurseniz ne demek istedigimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Konunun Hacettepe Universitesi kismi ise hayli ilginctir cunku 2006 yilinda Hacettepe Tip Fakultesi 260 akademisyen ile 614 yayin yapmistir. Oysa 824 yayin yapan Istanbul Universitesi`nin akademisyen sayisi 623`tur. Buradan Hacettepe`nin akademisyen basina yayin sayisinin neredeyse Istanbul Universitesi`nin iki tip fakultesinin 3 kati oldugunu cikartabiliriz. Diger bir ilginc nokta ise Hacettepe Universitesi`nin 8 fakultesine karsilik toplam yayin sayisinin, 16 fakulte sahibi Istanbul Universitesi`nin 45 yayin kadar altinda olmasidir. Ancak arastirmayi yapan universite Hacettepe`yi listeye koymamistir cunku verimlilik olcutunun olmazsa olmazi “akademisyen basina yayin sayisi” gibi onemli bir kriteri degil sadece toplam yayin sayisini dikkate almaktadir.

Sonuc olarak soyleyebilirim ki; yazinizda konu ettiginiz universite, fakulte bazinda karsilastirma yapmadigi icin aslinda Istanbul Universitesi`nin o listelerde diger universitelerimizin onunde yer almasinin en buyuk sebebi tIp fakultelerinin yayin sayisidir. Keza tIp fakultesi egitimi soz konusu oldugunda ogrencilerin bircogunun ilk siralarda tercih edecegi bir okul olmasi sebebiyle yayin sayilari ile orantili bir ilgiyi gordugunu de soyleyebiliriz.

Ilginiz ve degerli vaktinizi ayirarak bu uzun e-postayi sonuna kadar okudugunuz icin (okumus mudur ki?) tesekkur eder, iyi calismalar dilerim.

U.Baris URHAN

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+