Mehmet Altan'dan Kuantum Dersleri!

Dikkat ettiyseniz son yillarda bir “kuantum ticareti”dir gidiyor. Kimileri cikti “kuantum dusunce sistemi” dedi, kimileri de “kuantumu yasaminizda hissetmek” diyerek sacmaladi. Sakin agir gelmesin bu lafim. Sacmaladilar cunku kuantum fizigi ile uzaktan yakindan alakasi olmayan seyleri toparlayip laf salatasi seklinde insanlara pazarladilar; hala da pazarliyorlar.

Mehmet Altan da, ne yazik ki, bu kervana iktisat-kuantum fizigi baglantisinda yazilar yazip konferanslar vererek katilmis.
Yazdiklarindan anladigim kendisinin kuantum fiziginin ne oldugundan bihaber oldugudur. Iktisatta, artik lafi gecmeyen makalelerin “adamdan sayilmadigi” belirsizlik kavramini sanki yeni bir seymis gibi ortaya koyup kuantum fiziginden faydalanmamiz gerektigini soylemis. Durun, sozu kendisine birakalim da daha iyi anlayalim ne demek istedigini

…..Bilim ilerledikçe tesadüf ortadan kalkacak. Tesadüfün bir şekilde insanın bilgi birikiminin, bildiklerinin içine devir olacak. Zaten bilim, bilinmeyenden, bilinene sorunlarını çekmek, çıkartmaktır. Bunun geldiği noktada atom altı parçacıklarının işleyişini değerlendirdiği vakit insanda başka bir noktaya geldik. Çünkü bu Newton’un makro düzeydeki anlatımının tamamen tersi, kontrol edilemeyen, karmakarışık, basit olmayan, nedenselliği anlaşılamayan, hareket yasalarını saptayamadığımız kaotik bir yapı ortaya çıktı. Bu çok düzenli, mekanik, böldüğümüz, kontrol ettiğimiz, saat gibi algıladığımız dünyayı biraz daha derinleşince, biraz daha keşfedince, bunun sadece görüntüde öyle olduğunu, bunun temelinde ise çok daha farklı bir hareket mimarisi olduğunu gördük. Bu hayatın her alanını değiştiriyor. Bizim büyüdüğümüz, yetiştiğimiz, okuduğumuz okullar, çevremiz, beynimizin çalışması, bunların tümünün çok temelindeki değişmeye başlamış vaziyette. Bunun ortaya çıkışı 1900’lerdir.

…Fizikteki buluşun hayata intikali arasında bir zaman vardır. İktisatta ne oluyor, iktisatta çok sıkıntılı bir durum var, bir taraftan da çok keyifli. Bütün eski yapı paradigma olarak kaydoluyor, dengenin bölünmenin kontrol edilebilirliğin ortadan kalktığı bir dünyada tabi iktisada sadece bu açıdan bakmamak lazım, iktisadın temelinde Protestan ahlak vardır. Halbuki bugün dünyanın zaman ruhunda, bu bir başka konu ama bir şey söyleyeceğim iki dakika içerisinde, bu Protestan ahlakın kurduğu iktisadın bu gün gelindiği noktada, sadece fizikte bir değişimden dolayı bir kriz yok, keyifli bir kriz, temelindeki ahlak anlayışının değişiminden de gelen bir kriz de var. Bugün zamanın ruhu o kadar hızlandı ki anti Protestan bir ahlakın egemen olduğu gençlerin hiçbir şekilde mukabele yapmadığı, anı anında tüketmeye yönelik bir hazcılığın öne çıktığı ve bir kontrat sistemine dayalı iktisadın da bu açıdan ırgalandığı bir dönemdeyiz. Bunun üstesinden gelebilmek için yaklaşımı Quantum düşünce modeli olarak belirtiyorlar. Quantum düşünce modeli nedir, aslında bu kaotik bir yapıda yol almayı sağlayan bir yöntem, bir modeldir. Daha sadeleştirilmiş anlamıyla iş adamları için, herkes için geçerli, biz A’dan , B’ye gideceğiz ama A belirgin, B belirgin değil, hangi yoldan gideceğimiz de belirgin değil. Bu daha evvelden eski alışkanlıklarla karar verme, karar alma, önünü görme, nedensellik, kontrol edilebilir Newton’un dengesinin tamamen tersi bir yapı. A’dan , B’ye gideceğiz ama A belirgin, B belirgin değil, hangi yoldan gideceğimiz de belirgin değil. Onun için de her adımda bütün bu bilgi toplumu, enformasyon toplumu, kavramdan eğitimde sezgiye geçmek dedikleri hadise her adımda bütün mevcut yapıyı ve enformasyonu, bilgiyi yeniden değerlendirip B’nin tanımını, gideceği yolu yeniden tespit etmek. Tabi iktisatta da bütün bu dengenin dışında bu kadar belirsiz bu kadar kural dışı atom altı parçacıklarının işleyişine tabi bir iktisadi yapı bunun bilimsel olarak teorize edilmesi,
kavramlaştırılması ve nihayetinde diğer kuşaklara öğretilmeye başlaması noktasından ise uzağız. Benim kısaca anlattığım, anlatmaya çalıştığım özetim budur.

Mehmet Altan, yine, laflari dolandirmis da dolandirmis. Kendisi, bilmediginden yazamamis ama ben kendisine yardimci olayim:
Oncelikle, kuantum fizigi denilen dunyanin kurallari o dunyada gecerlidir. Klasik fizigin dunyasinda kuantum dunyasinin kurallarina gerek yoktur cunku bu dunya zaten klasik fizigin yasalarina gore, hala, yeterince iyi bir sekilde islemektedir. Kuantum fiziginde ”belirsizlik” olarak dile getirilen sey olasilik merkezli istatistiksel bir dagilimda parcaciklarin bulundugu yerlerin tesbiti meselesindeki farkliligi ortaya koymustur. Mehmet Altan’a donersek; ozellikle A’dan B’ye gecme konusundaki yazisi bana oyun teorisindeki adaptasyona bagli ogrenme konusunu hatirlatti ya, neyse!

Bilmiyorum Mehmet Altan bu sekildeki anlatimlarini daha ne kadar surdurecek ama kendisinden ricam gidip bir fizik lisans ogrencisi ile konusup neyin ne oldugunu dogru duzgun ogrenmesidir. Akabinde ikinci bir ricam ise belirsizlik kavrami uzerine daha detayli okumalar yapmasidir. Anlasiliyor ki dahil oldugu Fransiz Ekolu’nun cikmazlarina takilmis, patinaj yapmaya devam ediyor…

Bitirmeden, eger kuantum fizigi ile iktisat arasindaki iliskileri inceleyen bir seyler ariyorsa ”kuantum oyun teorisi”ne de bakmasini oneririm. Kendisi icin bir miktar ileri duzeyde olacaksa da en azindan ”neyi bilmedigini bilmesi” noktasinda fikir verecegini umuyorum.

U.Baris Urhan

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+