Marx'ta Toplumsal Sermayenin Birikimi: Yeniden-Üretim Modelleri (I)

Bir süre önce bir vesileyle Marx’ın yeniden-üretim modellerinden bahsetmek nasip oldu. Yüksek lisans tezimden bu yana Kapital’in ikinci cildinin en önemli bölümü olan yeniden-üretim modellerine bakmamıştım. Eski word dosyalarını karıştırınca o dönem yazdıklarımı yeniden buldum ve buraya koyayım dedim. Yazının dili biraz kuru ve sıkıcı olabilir, ne de olsa matematik içerikli bir yazı. Ancak kullanılan matematik, amiyane tabiriyle söylersem, basit dört işlemden başkası değil. Dolayısıyla dikkatli bir şekilde okuyup not tutulursa anlaşılmayan bir şey olmayacağını düşünüyorum. İktisada giriş derslerinde anlatılan Walras’ın üretim döngüsüne bir de Marx’ın gözüyle bakın.

Kapitalist üretim sisteminde toplumsal üretim uyumlu bir bütün oluşturmaz. Bu üretim, kapitalistlerin özel mülkiyetinde bulunan bireysel işletmeler tarafından gerçekleştirilir. Bu sistemde kapitalistler tek tek ya da firma olarak istediklerini belirli sınırlar dahilinde yapmakta serbesttirler. İstedikleri metaları üretebildikleri gibi, sermayelerini istedikleri yere istedikleri şekilde yatırabilirler. Bu özelliğiyle kapitalizm plansız bir üretim sistemidir. Üretim anarşisi denildiğinde anlatılmak istenen budur. Ancak bu kavram, kapitalist üretim sisteminin keyfince ve düzensiz işlediği anlamına gelmekten ziyade, onun merkezî bir yönlendirme olmadan işlediğini ifade eder. Dolayısıyla bu sistemde işletmeler özerk üretim birimleri olarak görev yaparlar. Böylece her işletmenin üretimi diğer işletmelerin üretimine bağlı hâle gelir.

Bu karşılıklı ilişki ve bağımlılık sistemi içerisinde bireysel sermayelerin toplamı “toplumsal sermaye”yi meydana getirir. Bu açıdan toplumsal sermaye, hareket süreçleri birbirlerine sıkıca bağlı olan iç içe geçmiş bireysel sermayeler bütününden oluşur.

Buna ilâveten, üretim süreci daimi bir niteliğe sahip olduğundan dolayı, bu süreç boyunca kullanılan üretim araçlarının yerlerine yenilerinin konulması zorunludur. Üretim araçlarının bu yenilenme sürecine “yeniden-üretim” adı verilir. Dolayısıyla, üretim sürecinde kullanılan üretim araçlarının zamanında ve tam olarak yenilenmeleri sorunu yeniden-üretim teorisinin temelini oluşturur.

Kapitalist sistemde yeniden-üretim, toplumsal sermayeyi bir bütün hâline getiren, birbirlerinden bağımsız olarak hareket eden tekil sermayelerin hareketlerinin iç içe geçmesiyle gerçekleştirilir. Hiçbir kapitalist yeniden-üretimi tek başına gerçekleştiremez. Toplumsal sermayenin yeniden-üretimi, ancak kapitalistlerin (a) ürettikleri metaları pazarda satabilmeleri, (b) ihtiyaç duydukları emek-gücünü ve üretim araçlarını pazarda bulabildikleri ve (c) bütün işçilerin ve kapitalistlerin gerekli olan tüketim mallarını pazardan temin edebildikleri bir düzende sağlanabilir.

Bu üretim süreci sonunda yaratılan toplam ürün, üretim araçları ve tüketim araçları olarak ikiye ayrılabilir. Üretim araçları üretim alanında kalırken, tüketim araçları üretim alanının dışına çıkıp bireysel tüketimin alanına girer. Bu duruma uygun olarak toplumsal üretim süreci de iki sektöre ayrılabilir. Bu sektörlerden birincisi üretim araçlarının üretimini içerirken, ikincisi tüketim araçlarının üretimini içerir. Birinci sektörde hem üretim araçlarını hem de tüketim araçlarını üreten işletmeler için üretim araçlarının üretimi yapılırken, ikinci sektörde günlük ihtiyaç malları ve lüks malları üreten işletmeler söz konusudur.

Son olarak, toplumsal sermaye birikimi şu varsayımları içerir:

(a)    Tüm ekonomi kapitalist üretim sistemi içerisindedir.

(b)    Toplum, kapitalistler ve işçiler olmak üzere iki sınıfa ayrılmıştır.

(c)    Metaların fiyatları değerlerinden sapmamakta, yani bütün metalar değerlerini yansıtan fiyatlardan satılmaktadır.

(d)    Dış ticaret yoktur.

Basit Yeniden-Üretim Modeli

Üretim araçlarının miktarlarının tam bir biçimde yenilendiği ve emek miktarının sabit kaldığı üretim süreci “basit yeniden-üretim” olarak adlandırılır. Bu model ile amaçlanan, kapitalist ekonominin her yıl aynı yoldan kendini nasıl ürettiğini göstermektir. Modelde söz konusu olan şey, ilk olarak 1. sektör ve 2. sektör tarafından üretilen toplam ürünün satışı, ikinci olarak her iki sektörde kullanılan değişmeyen sermayenin yerine konulması için gerekli üretim araçlarının sağlanması, son olarak da her iki sektördeki kapitalistlerin ve işçilerin elde ettikleri artı-değeri ve ücreti harcayarak kendileri için gerekli olan tüketim mallarını satın almalarını sağlayacak oranları gerçekleştirmeleridir. Bundan dolayı modelde net yatırımlar sıfıra eşittir. Ekonomi, her yıl yıpranan teçhizatını yenileyerek kapitalistler ve işçiler için tüketim malları üreterek kendisini dönemler boyunca yeniler.

Bu modelin olduğu ekonomide kapitalistler artı-değer elde etmekle birlikte, bu artı-değeri yeni yatırımlar için harcamayıp kendi kişisel tüketimleri için kullanırlar. Net yatırım söz konusu olmadığından (yani sadece amortisman harcamaları yapıldığından), basit yeniden-üretim sıfır büyüme oranlı, statik ekonominin olduğu bir modeldir. Modelde bütün değişmeyen sermaye çıktıları yıpranmaya ve tükenmeye karşılık olmak üzere girdi olarak kullanılır ve tüketim kesiminin çıktısı kapitalistler ve işçiler tarafından tüketilir. Nitekim Marx basit yeniden-üretim modelinin gerçek bir ekonomiyi yansıtmadığını belirtir. Bu model, kapitalizme özgü genişleyen yeniden-üretim modelini anlamak için bir basitleştirme, bir ön aşamadır.

Modelin önemli bir özelliği tüketim yönlü oluşudur. Ekonomide kapitalistler her ne kadar artı-değeri elde etseler de, amaçları sermaye birikimi olmayıp kendi bireysel ihtiyaçlarını karşılamaktır. Dolayısıyla, ekonomideki kapitalistler tüketici davranışı gösterdiklerinden ekonomiye yön veren “ihtiyaçlar”dır.

Basit yeniden-üretim modeli iki varsayımdan hareket eder:

(1) Bir dönem içinde yaratılan toplam ürünün değeri (Y) üç bölüme ayrılır: yıpranan değişmeyen sermayenin değeri (C), kullanılan değişen sermayenin değeri (V) ve bu değişen sermayenin yarattığı artı-değer (S). Eşitlik biçiminde yazarsak:

[pmath size=5]C + V + S = Y[/pmath]

(2) Ekonomi iki sektöre ayrılır. Birinci sektörde üretim malları, ikinci sektörde tüketim malları üretilir:

[pmath size=5]C_1 + V_1 + S_1 = Y_1[/pmath]                 1. sektör

[pmath size=5]C_2 + V_2 + S_2 = Y_2[/pmath]                 2. sektör

Ekonomideki toplam sermaye harcaması [pmath size=5](K_T)[/pmath] iki sektörün toplam sermaye harcamasına eşit olduğundan:

[pmath size=5]K_T = K_1 + K_2 = (C_1 + V_1) + (C_2 + V_2)[/pmath]

Yine, ekonomideki toplam üretim [pmath size=5](Y_T)[/pmath] iki sektörün ürettiği metalara eşit olduğundan:

[pmath size=5]Y_T = Y_1 + Y_2 = (C_1 + V_1 + S_1) + (C_2 + V_2 + S_2)[/pmath]

[pmath size=5](C+V)[/pmath] üretim maliyeti olarak kabul edilirse, toplam artı-değer [pmath size=5](S_T)[/pmath]:

[pmath size=5]S_T = Y_T – K_T = S_1 + S_2[/pmath]

Modelde 1. sektör 2. sektörden tüketim malı [pmath size=5](V_1)[/pmath] talep etmekte ve 2. sektöre üretim malı [pmath size=5](C_2)[/pmath] satmaktadır. 1. sektördeki kapitalistler elde ettikleri artı-değerin [pmath size=5](S_1)[/pmath] tamamını tüketime harcadıklarından dolayı [pmath size=5]S_1[/pmath]’in tamamını, işçiler de ellerine geçen gelirin [pmath size=5](V_1)[/pmath] tamamı ancak geçimlik ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğinden dolayı [pmath size=5]V_1[/pmath]’in tamamını tüketim malı satın almak için harcarlar.

2. sektör de 1. sektörden üretim malı [pmath size=5](C_2)[/pmath] talep etmekte ve 1. sektöre tüketim malı [pmath size=5](V_1)[/pmath]satmaktadır. Aynen 1. sektörde olduğu gibi, bu sektörün kapitalistleri artı-değerin ve işçileri de gelirlerinin tamamını tüketime harcarlar. Bu durumda basit yeniden-üretim modeli şöyle yazılabilir:

[pmath size=5]C_1 + V_1 + S_1 = C_1 + C_2[/pmath]                                                   (a)

[pmath size=5]C_2 + V_2 + S_2 = (V_1 + S_1) + (V_2 + S_2)[/pmath]                (b)

Eşitliklerin sol tarafları sektörlerin toplam talebini (dolayısıyla ekonomideki toplam talebi), sağ tarafları da sektörlerin toplam arzını (dolayısıyla ekonomideki toplam arzı) göstermektedir. 1. sektör hem kendi içindeki kapitalistlerin hem de 2. sektördeki kapitalistlerin üretim malı talebini [pmath size=5](C_1 + C_2)[/pmath] karşılamakta ve böylece elde ettiği gelirle 2. sektörden tüketim malı [pmath Size=5](V_1 + S_1)[/pmath] talep etmektedir. 2. sektör de hem kendi içindeki hem de 1. sektördeki kapitalistlerin ve işçilerin tüketim malı talebini [pmath size=5](V_1 + S_1) + (V_2 + S_2)[/pmath] karşılamakta ve böylece elde ettiği gelirle 1. sektörden üretim malı [pmath size=5](C_2)[/pmath] talep etmektedir.

(a) ve (b) eşitlikleri toplanırsa:

[pmath size=5]C_2 = V_1 + S_1[/pmath]

Bu yeni eşitliğe göre, 2. sektörün üretim malı talebi 1. sektörün tüketim malı talebine eşittir. Yani 2. sektör, 1. sektörden elde ettiği gelirin [pmath size=5](V_1 + S_1)[/pmath] tamamını yine 1. sektörden üretim malı [pmath size=5](C_2)[/pmath] satın almak için kullanmaktadır. Aynı şekilde 1. sektör, 2. sektörden elde ettiği gelirin [pmath size=5](C_2)[/pmath] tamamını yine 2. sektörden tüketim malı [pmath size=5](V_1 + S_1)[/pmath] satın almak için kullanmaktadır. Diğer bir deyişle, tüketim malı sektöründe kullanılan değişmeyen sermayenin değeri, üretim mallarının üretimiyle uğraşan kapitalistlerin ve işçilerin tükettikleri metaların değerlerine eşit olmalıdır.

Böylece [pmath size=5]C_2 = V_1 + S_1[/pmath] eşitliği, basit yeniden-üretimde iki sektör arasındaki değişim dengesinin ve yeniden-üretim sürecinin aynı ölçekte sürmesinin gerekli şartını verir. Bu şart sağlandığı sürece üretimin ölçeği bir yıldan diğerine değişmeden kalacaktır.

Basit yeniden-üretim modelini bir örnekle ifade edelim:

Marx’ın Kapital’in ikinci cildinde kullandığı üretim şemasından hareketle bir yıllık toplumsal üretim sektörel olarak yazılırsa:

[pmath size=5]4000C_1 + 1000V_1 + 1000S_1 = 6000Y_1[/pmath]                1. sektör
[pmath size=5]2000C_2 + 500V_2 + 500S_2 = 3000Y_1[/pmath]                    2. sektör

Sayısal ifadeler Marx’ın ifade ettiği üzere milyon, milyar vb. ve dolar, mark, sterlin vb. olabilir.

Yukarıdaki şemaya göre toplam sermaye stoku 1. sektörde 5000 birim, ikinci sektörde 2500 birimdir. Artı-değer 1. sektörde 1000 birim, ikinci sektörde 500 birimdir. Ekonomideki toplam sermaye stoku 7500 birim, yaratılan toplam artı-değer 1500 birim ve iki sektör tarafından üretilen yıllık toplumsal ürün 9000 birimdir. Marx analizin bu aşamasında değişmeyen sermaye ve döner sermaye arasında bir fark gözetmeyerek ekonomideki toplam değişmeyen sermayenin bir yılda tamamıyla tüketildiğini ve değerinin tamamını toplumsal ürüne aktardığını varsayar.

1. sektörün ürünü üretim araçlarında maddeleşmiştir. Üretim devresinin yenilenebilmesi için 1. sektörün üretim araçları olarak maddeleşmiş net ürününün [pmath size=5](V_1 + S_1)[/pmath] piyasada gerçekleştirilmesi, diğer bir ifadeyle satılması gerekmektir. Öte yandan yeni üretim devresinin olabilmesi için, 1. sektörün işçilerinin geçimlik araçlarının (tüketim mallarının) ve kapitalistlerinin tüketim ve lüks mallarının 2. sektörden sağlanması gerekir. 1. sektörün, üretim malı ihtiyacını kendisinden sağladığından dolayı, başka bir yerden üretim malı satın almasına gerek yoktur.

2. sektörde de dışarıdan tüketim malı satın alma zorunluluğu yoktur. Nitekim 2. sektör bu ihtiyacını kendisinden sağlar. Ancak 2. sektörün üretim sürecini yenileyebilmek için 1. sektörden üretim malı satın alması gerekir. Bundan dolayı üretim süreci iki sektör arasında bir mübadeleyi şart koşar.

Değişim esnasında, 1. sektörde değişen sermaye ve artı-değeri maddeleştiği bölüm [pmath size=5](V_1 + S_1)[/pmath], 2. sektörde de değişmeyen sermayenin maddeleştiği bölüm [pmath size=5](C_2)[/pmath] mübadele sürecine sokulur. Eğer 1. sektörün ve 2. sektörün ürünlerinin bu bölümleri değer olarak birbirlerine eşit iseler ve karşılıklı olarak sektörlerin ihtiyaç duydukları kullanım-değerlerini temsil ediyorlarsa, gerçekleşme (realizasyon) ve dolayısıyla basit yeniden-üretim mümkün olur.

1. sektörde toplam 6000 birimlik üretimin 4000 birimlik değişmeyen sermayeye eşit olan bölümü, tüketilen değişmeyen sermayeyi karşılamak amacıyla 1. sektörün işletmelerine satılır. Bunun geri kalan bölümü de [pmath size=5](1000V_1 + 1000S_1)[/pmath] üretim araçları şeklinde [pmath size=5](C_2)[/pmath] 2. sektöre satılır. 2000 birim değerindeki bu bölüm, 2. sektörün değişmeyen sermaye ihtiyacını karşılar.

2. sektörde tüketim araçları şeklindeki 2000 birimlik değer [pmath size=5](1000V_1 + 1000S_1)[/pmath] 1. sektör ile üretim malları karşılığı değişilirken, geriye kalan değer [pmath size=5](500V_2 + 500S_2)[/pmath] 2. sektörün tüketim ve lüks malları ihtiyacını karşılamak için aynı sektörün işletmelerine satılır.

Böylece bütün toplumsal ürün satılmış ve basit yeniden-üretimin devamı sağlanmış olur.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.