İktisatta Yöntem ve Kötü Çeviri

pic1260199004r515475

İktisat tarihi ile uğraşanların yakından tanıdığı bir isim olan Mark Blaug’un “The Methodology of Economics” adlı kitabı Türkçeye çevrilmiş. (Yayınevinin sitesi şurada.) Bu türden kitapların Türkçede bulunmaması büyük eksiklik – özellikle de bu konulara hevesli, ama İngilizce bilmeyen ya da dili yetersiz olan öğrenciler için.

Kitap İngilizce aslından daha büyük boyutta. Yazı karakteri hariç, sayfa tasarımında kitabın aslına sadık kalınmış. Sayfalar beyaz kağıda basılmış. Bence kitap bu hâliyle İngilizcesinden daha kaliteli basılmış. Ama maalesef çeviri konusunda olumlu şeyler söyleyemeyeceğim.

Son zamanlarda Avusturya Okulu’yla uğraştığım için kitabı elime alır almaz Avusturya İktisadı’yla ilgili kısımlara bakayım dedim. Baktığım yerler kitapta toplam 2.5 sayfa tutuyor. Ama bu kadar az yerde bile kötü çevirilere rastladım. Aslına sadık özenli bir baskıda böylesine çeviri hataları bir hayli hayal kırıcı olmuş. Bunların bazılarını aşağıda gösterdim; çeviri kitaptaki metinleri oldukları gibi bıraktım.  (Karşılaştırmada İngilizce şu baskıyı kullandım.)

(1) Önce Türkçe çeviriyi verelim:

Ekonomik doğruların herhangi bir özel vakada kesinlikle uygulanacağını yalnızca kontrol etmek için sağlama yapılması gerektiğine inanma şıkkı Robbins’in Essay’nde olduğu kadar başka hiçbir yerde bu kadar hevesle ve güzel sözlerle ifade edilmemişti. Bu doğrular, tutarlı tercih sıralamasına sahip maksimizasyon arayan bir tüketici; düzgün işleyen üretim fonksiyonuyla karşı karşıya olan maksimizasyon arayan bir girişimci ve ürün ve faktör piyasalarının her ikisinde birden var olan aktif rekabet gibi masum ve mantıklı varsayımlara dayanmaktaydı. (s. 89-90)

İlk cümlede ne yazdığını anlamak mümkün değil. İngilizcesi şöyle:

The case for believing that economic truths – based as they are on such innocent and plausible postulates as a maximizing consumer with a consistent preference ordering, a maximizing entrepreneur facing a well-behaved production function, and active competition in both product and factor markets – require verification only to check that they do apply in any particular case was never stated with more verve and eloquence than in Robbins’s Essay. (s. 80)

“Case” kelimesi Türkçeye “şık” diye çevrilmiş. İktisatçıların böyle bir şıkkı mı var? Robbins şıkları mı açıklıyor? Biraz inisiyatifle ben şöyle çevirdim:

Ekonomik gerçeklerin, sadece, belirli bir olayda geçerli olup olmadıklarının kontrol edilmesi amacıyla doğrulanmaları gerektiği inancı en hevesli ve güzel ifadesini Robbins’in Essay’inde bulmuştur. Bu gerçekler, tutarlı bir tercih sıralamasına sahip maksimizasyon yapan bir tüketici, uyumlu bir üretim fonksiyonuna sahip maksimizasyon yapan bir girişimci ve mal ve faktör piyasalarında etkin rekabetin olması gibi masum ve inandırıcı önermelere dayanıyordu.

(2) Önce Türkçe çeviri:

Mises’in radikal apaçıklık konusunda yazdığı önermeler o kadar uzlaşmaz bir tutum içindeydi ki inanmak için okunmaları zorunluydu: Ekonomiye saf bilgi ve bilginin pratik kullanımı konusunda tuhaf ve benzersiz bir konum yakıştıran onun tikel teoremlerinin deneyim temelinde sağlama ya da yanlışlamaya açık olmadığı gerçeğidir. … bir ekonomik teoremin doğru olup olmadığının tek kıstası sadece deneyim yardımı olmadan yapılan mantık yürütmedir.” (s. 90)

İngilizcesi de şöyle:

Mises’s statements of radical apriorism are so uncompromising that they have to be read to be believed: “What assigns economics its peculiar and unique position in the orbit of pure knowledge and of the practical utilization of knowledge is the fact that its particular theorems are not open to any verification or falsification on the ground of experience. … the ultimate yardstick of an economic theorem’s correctness or incorrectness is solely reason unaided by experience.” (s. 80)

“Apriorism” ifadesi “apaçıklık” diye çevrilmiş. Apriorizmin apaçık olmayla ne ilgisi olduğunu bilmiyorum. Normalde “a priori” ifadesi deneysel olmayan, çıkarımsal anlamına geliyor. Mises’te de apriorizm çıkarımsal ya da tümdengelimsel anlamına geliyor. Yani Mises’e göre, insan davranışlarına ilişkin olarak yapılacak birkaç varsayımdan hareketle ve bunlardan yapılacak mantıksal çıkarımlarla belirli bir teori inşa edilebilir. Bunun da apaçık olmayla hiçbir ilgisi yok. Kendi çevirim şöyle:

Mises’in radikal apriorizm ile ilgili ifadeleri o kadar taviz vermez niteliklidir ki, böyle olduklarına inanmak için okunmaları şarttır: “Saf bilginin ve bilginin pratik açıdan kullanımının söz konusu olduğu alanda iktisat bilimine özel ve kendine özgü konumunu veren şey, bu bilimin belirli teoremlerinin deneyime dayalı hiçbir doğrulamaya ya da yanlışlamaya açık olmamasıdır. … iktisadî bir teoremin doğru ya da yanlış olduğuna ilişkin nihai ölçüt, sadece, deneyim yardımı olmadan yapılan bir akıl yürütmeden ibarettir.

(3) Okuduğum sayfalarda gördüğüm en kötü çevrilmiş yere geldik. Önce İngilizce metni vereyim:

In the 1920’s, Mises made important contributions to monetary economics, business cycle theory and of course socialist economics, but his later writings on the foundations of economic science are so idiosyncratic and dogmatically stated that we can only wonder that they have been taken seriously by anyone. (s. 81)

Şimdi de Türkçe çevirisi:

1920’lerde, Mises para ekonomisi, iş döngüleri kuramı ve tabii sosyalist ekonomiye önemli katlılarda bulundu ancak ekonomi biliminin temelleri üzerine son yazdıkları o kadar kendine özgü durumlarla ilgili ve dogmatik önermelerle doludur ki kimsenin ciddiye alabileceğini sanmıyoruz. (s. 92)

İngilizcesinde başka şey, Türkçesinde başka şey yazıyor. “Monetary economics” ifadesi “para ekonomisi” diye çevrilmiş. Oysa “economics” kelimesi “ekonomi” değil, “iktisat bilimi” demek. Özgün metindeki “dogmatically stated” ifadesi “dogmatik önermelerle doludur” diye çevrilmiş. Daha vahimi, “we can only wonder that they have been taken seriously by anyone” ifadesi tamamıyla farklı, aslıyla hiç ilgisi olmayan bir şekilde çevrilmiş. Benim çevirim ise şöyle:

1920’lerde Mises parasal iktisada, iş çevrimleri teorisine ve tabii sosyalist ekonomi konusuna önemli katkılar yapmıştı; fakat iktisat biliminin temelleri hakkındaki sonraki yazıları o kadar kendine mahsus ve dogmatiktir ki, bunların herhangi biri tarafından ciddiye alınmış olmasına sadece hayret edebiliriz.

(4) Benzeri bir örnek daha. Önce Türkçesi:

Hutchison 1938 gibi erken bir zamanda Popper’in getirdiği ayrım ölçütünün önemini ortaya çıkmasıyla birlikte kavramış olmalıydı. (s. 93)

İngilizcesi:

That Hutchison should recognized the significance of Popper’s demarcation criterion as early as 1938 is itself remakable. (s. 83)

Benim çevirim de böyle:

Hutchison’ın 1938 gibi erken bir tarihte Popper’in ayrım ölçütünün öneminin farkına varmış olması başlı başına dikkate değer bir olaydır.

Yayınevinde çevirileri gözden geçiren birileri hiç mi yok? İlâveten, “the properties of final equilibrium states” ifadesi “en son denge durumlarının özellikleri” (s. 91) diye çevrilmiş. Oysa doğrusu “nihai denge durumunun özellikleri” olacak. Bunların dışında metinde bazı yerlerde hiç virgül kullanılmamış, bu da cümleleri karmaşık hâle getirmiş. Kötü çeviri için başka örnek vermeye gerek yok.

Kitaba şöyle bir göz attığınızda kötü çevirilere ek olarak iktisat kavramlarının da garip bir şekilde çevrildiğini görüyorsunuz. Örneğin, “Pareto optimalitesi” kavramı “Pareto uygunluğu” olmuş (s. 139). Walras’ın “yordamlama” (tatonnement) kavramı “el yordamıyla erişme” yapılmış (s. 181). “Economics” kelimesi sürekli olarak “ekonomi” diye çevrilmiş. Böylece “Neo-klasik iktisat” olmuş “Neo-klasik ekonomi”, “Marksist iktisat” olmuş “Marksçı ekonomi” (s. 120-121) – sanki bu türden piyasa çeşitleri var. “Ex-post büyüklükler” olmuş “sonradan gerçeklere dayanan büyüklükler” (s. 194). Görünen o ki, kitabın çevirmeni iktisat kavramlarının Türkçedeki yerleşmiş kullanımlarını bilmiyor.

Yazık. Oysa kitabın baskı kalitesi gerçekten iyi. Bu çeviriyi gördükten sonra konuyla ilgilenen kişilere kitabı almamalarını tavsiye etmekten başka bir seçenek kalmıyor. Yayınevinin yayın programında Mark Blaug’un “Economic Theory in Retrospect” adlı kitabı da bulunuyormuş. Acaba onun çevirisi nasıl olacak?

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.