Zamanında okuduğum bazı kitaplardan karışık bir liste yaptım. İktisat meseleleriyle borsa tahminleri, faiz oranları, dış ticaret hadleri gibi günübirlik yüzeysel analizlerin ötesinde ilgilenmek isteyenler listede kendilerine ilgi çekici gelebilecek bazı kitaplar bulabilirler sanırım. Araya doğrudan iktisatla ilgili olmayan birkaç kitap da ekledim. Hayek’i pek sevmem, ama şu hususta tamamıyla haklı: sadece iktisatçıdan ibaret olan biri iyi bir iktisatçı dahi değildir.

* * *

İktisat Düşünürleri, Robert Heilbroner, Çev. Ali Tartanoğlu, Dost Kitabevi.

En tanınmış iktisadî düşünce tarihi kitabı. Orijinal ismi “The Wordly Philosophers” (Dünyevi Filozoflar). Kitapta Smith, Marx, Veblen, Keynes ve Schumpeter gibi iktisatçılardan bahsediliyor ve Neo-klasik ya da diğer ana akım iktisat okulları yer almıyor. 279 sayfa; okuması kolay, sıkmayıcı bir üslubu var. Piyasadaki çok az sayıdaki düzgün iktisat tarihi kitabından biri.

Maddi Uygarlık, Cilt 2 – Mübadele Oyunları, Fernand Braudel, Çev. Mehmet Ali Kılıçbay, İmge Kitabevi.

Fransız tarihçi Braudel üç ciltlik Maddi Uygarlık serisinin bu cildinde 15.-18. yüzyıllar arasındaki kapitalizmi anlatıyor. Kendisi kitap için “genel iktisat tarihi” demiş. Dipnotları dahil 570 küsur sayfa olan bu büyük boy ve küçük yazılı kitabı okumak kolay değil. Ama ilgilenenler en azından kapital, kapitalist ve kapitalizm kelimelerinin ortaya çıkışından bahseden 203-211 sayfalar arasını okumalılar.

Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla, Leo Huberman, Çev. Murat Belge, İletişim Yayınları.

Amerikalı Marksist yazar Huberman kitapta feodalizmden itibaren kapitalizmin 20. yüzyılın başlarına kadarki tarihini anlatıyor. Rahat okunabilen, akıcı bir dili var. Braudel’in kitabına kalın olduğu için bulaşmak istemeyenler en azından bunu okumalı. Ben kitabı lisans öğrencisiyken okumuş ve beğenmiştim. O nedenle bu meselelerle doğrudan ilgilenmeyen, ancak kapitalizmin tarihini merak eden kişilerin de ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Tutkular ve Çıkarlar, Albert O. Hirschman, Çev. Barış Cezar, Metis Yayınları.

Politik iktisat ya da iktisadî düşünce tarihiyle ilgilenenler için gerekli bir kitap. Kitabın konusunu kabaca, Adam Smith öncesinde görünmez el nasıl savunuluyordu ya da kapitalizm günah olmaktan nasıl çıktı diye özetleyebiliriz. Zaten kitabın alt başlığı “Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu?” Baskısı kalmamış, ama Hirschman’ın İletişim Yayınları’ndan çıkan “Gericiliğin Retoriği” kitabını da listeye eklemek gerek. Burada Hirschman ilerleme karşıtı gericilerin toplumsal yapıyı değiştirme girişimlerine karşı çıkarken hangi argümanları kullandıklarını inceliyor. Günümüzde liberallerin sürekli olarak devlet müdahalesine karşı çıkarken kullandıkları argümanlar da bunların aynısı.

İktisatçılar ve İnsanlar, Ayşe Buğra, İletişim Yayınları.

Daha önceki yazıda bahsettiğim Blaug’un Metodoloji kitabının benzeri bir kitap. Zaten alt başlığı “Bir Yöntem Çalışması”. Buğra Aristo’dan itibaren tarihsel bir sırayla iktisatta yöntem konusunu incelemiş. Bende kitabın ilk baskısı bulunuyor, ama sanırım diğer baskılarında kayda değer herhangi bir değişiklik yapılmış değil. Benzeri konularla ilgilenenler, Yordam Kitap’tan çıkan Orhan Kurmuş’un “İktisat Tarihinin Doğuşu” kitabına da bakabilirler.

Wittgenstein’ın Maşası, D. Edmonds ve J. Edinow, Çev. Aslı Biçen, Yapı Kredi Yayınları.

Kitap 1946 yılında Cambridge Üniversitesi’nde Karl Popper ve Ludwig Wittgenstein arasında geçen ve sadece on dakika süren tartışmanın hikâyesini anlatıyor. Popper “Felsefi Sorunlar Var mıdır?” başlıklı bir bildiri sunmak üzere geldiği toplantıda dönemin önde gelen filozoflarından Wittgenstein’ı kendisine maşa sallar vaziyette buluyor. Okuması kolay, her iki filozof hakkında tartışmanın dışında bilgiler de veren bir kitap.

Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914, Şevket Pamuk, İletişim Yayınları.

Osmanlı ekonomisine giriş niteliğinde yazılmış, kolay anlaşılır üsluplu bir kitap. Kitapta Pamuk tarihsel bir sıra izlemiş, böylece olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkileri daha rahat anlaşılıyor. 242 sayfa ve büyük boy, okurken rahat not alabildiğim, şimdiye dek Osmanlı hakkında okuduğum beni sıkmayan tek kitap.

Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, Carl Sagan, Çev. Miyase Göktepeli, Tübitak Yayınları.

Tübitak’ın bozulmadığı ve düzgün kitaplar bastığı dönemlerde çıkan bir kitap. 1996’da ölen Amerikalı astronom Sagan kitapta örnekler vererek boş inançlar ve kendisinin sahte bilim olarak gördüğü şeylere karşı bilimsel düşünceyi savunuyor. Tüm bunları yaparken olaylara şüpheci ve sorgulayıcı bir tavırla yaklaşıyor. Kitabın orijinal ismi “The Demon-Haunted World: Science as a Candle in the Dark”. Yaşı tutanlar belki Sagan’ı yıllar önce TRT 2’de yayınlanan “Cosmos” adlı belgeselden hatırlarlar. Sagan’ın “Contact” adlı kitabı da 1997’de aynı isimle filme çekildi. Başrolünde Jodie Foster’ın oynadığı filmi bir yerlerden bulup izleyin.

* * *

Son iki kitabı diğerlerinden farklı tuttum.

 

Mülksüzler, Ursula K. LeGuin, Çev. Levent Mollamustafaoğlu, Metis Yayınları.

LeGuin 1974 tarihli kitabında biri anarşist (Anarres), diğeri kapitalist (Urras) iki dünyayı anlatıyor. Roman Anarresli fizikçi Shevek’in Urras’a gidişiyle başlıyor ve iki dünyanın karşılaştırmalı anlatımıyla sürüyor. Bu tür meselelerle ilgilenen kişilerin rahatça okuyabilecekleri bir kitap. Orijinal ismi “The Dispossessed”. Benzeri romanlar olarak, George Orwell’dan “Hayvan Çiftliği” ve “1984”, John Steinbeck’ten “Gazap Üzümleri” ile “Fareler ve İnsanlar” sayılabilir.

The People of the Abyss, Jack London.

Jack London 1902 yılında kılık değiştirerek Londra’da işçilerin yaşadığı Doğu Yakası’na (East End) gidiyor ve birkaç ay boyunca burada işsiz bir gemici olarak yaşıyor. Sonra da gördüklerini “The People of the Abyss” (“Uçurum İnsanları” olarak çevrilebilir) adı altında kitaplaştırıyor. Ben kitabı okurken kimi yerlerde hayretten duraklamadan edemedim. Alıntı yapmak gerekirse:

Yapışkan kaldırımlardan portakal ve elma kabukları ve üzüm salkımları topluyor, bunları yiyorlardı. Yeşil erik çekirdeklerini içlerinden çıkanları yemek için dişlerinin arasında kırıyorlardı. Fasulye tanesi büyüklüğündeki tek tük ekmek içlerini, elma koçanlarını (bunlar öylesine siyah ve kirlilerdi ki, elma koçanı olduklarını insan kırk yıl düşünse aklına getiremezdi) topluyorlardı. Bu şeyleri bu iki adam ağızlarına atıyor, onları çiğniyor ve yutuyorlardı; ve bu olay Tanrı’nın 1902 yılının 20 ağustosunda,  akşam saat altı ile yedi arasında, dünyanın şimdiye dek gördüğü en büyük, en zengin ve en kuvvetli imparatorluğun tam kalbinde oluyordu.

Kitap Türkçeye “Doğu Yakası”, “Altta Kalanlar” gibi isimlerle çevrilmiş. Kitabı basan birkaç yayınevi var, ancak hangisinin çevirisi daha iyi bilmiyorum. Bugün dahi Londra’nın doğu kesimi batısıyla kıyaslandığında gelişmişlik açısından oldukça farklıdır. Batıda genellikle durumu iyi olan İngilizler yaşarken, doğusunda Araplar, Türkler, zenciler ve diğer doğulular yaşar. Kitabı özellikle kapitalizmin zenginlik yarattığı masalına inanmayan herkese tavsiye ederim.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.