Cogito’dan Darwin Sayısı

321700

Cogito dergisinin son çıkan sayısının tamamı Darwin’e ayrılmış. 460 küsur sayfalık büyük boy dergide şimdiye dek okuduğum kısımlar arasından en beğendiğim Kahraman İpekdal ve Şafak Mert imzalı “Biyolojik Evrim ve Evrim Kuramı” yazısı oldu. Basit ve sıkıcı olmayan bir üslupla yazılmış. Dergideki yazıların listesi şurada. Meraklılara Tübitak’ın popüler bilim kitapları serisinden çıkan Alan Moorehead’in “Darwin ve Beagle Serüveni” adlı kitabı da tavsiye ederim. (Kitabın linki şurada.)

Dergide “Osmanlı Darwinizmi” adlı yazısında Mehmet Ö. Alkan şöyle yazıyor:

Osmanlı literatüründe, Darwin’e ve evrimci kuramlara yönelik olarak Batı’da olduğu gibi ani ve kurumsal bir dinî reddediş görülmemiştir. 1860’lardan itibaren yayınlara baktığımızda, daha çok anlamaya yönelik mesafeli bir çaba dikkat çeker. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde, doğa bilimlerinin gelişmediği bir ortamda bu konuda yapılan tartışmalar, özgün olmaktan ziyade elbette takip edilen Batılı kaynaklar üzerinden yürütülmektedir. (s. 357)

Darwin ve evrim kuramları özellikle II. Meşrutiyet döneminde son derece seviyeli tanıtılmış ve tartışılmıştır. Üniversite ders kitabı hâline dahi gelmiştir. Cumhuriyet döneminde 12 Eylül 1980 darbesine kadar, “din-bilim” çatışması gibi yapay bir eksenin dışında, hatta Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteklediği müfredatta yer verilen bir konu olmuştur. Elbette Darwin adından da evrim kuramlarından da rahatsız olanlar eksik olmamıştır. Özellikle de 1970’li yıllarda muhafazakâr kesimde bu rahatsızlık dile getirilmiştir.

Ancak şaşırtıcı olan, 1980 darbesinden sonra bu konunun ciddî bir çatışma, saflaşma ve kavga konusu hâline gelmesi, milli eğitim müfredatının da bundan olumsuz etkilenmesidir. Âdeta siyasal bir meydan okuma ile, dönemin Milli Eğitim Bakanı evrim kuramının anlatıldığı derslerde yaratılışın da anlatılması gerektiğini söylüyor, bunu haklı çıkaracak tarzda, bilimsel hiçbir anlamı olmayan ve Amerikan muhafazakârlarının propaganda kitaplarından çevriltilmiş raporlar hazırlattırıyordu. Sonunda istenen oluyor, âdeta inancın imtihanı hâline gelen konu, bir din-bilim çatışması şekline dönüşüyordu. (s. 358)

Görünen o ki, Osmanlı Darwin’e şimdilerde Türkiye’de “Akıllı Tasarım” gibi bilimsel olmayan garipliklerin savunuculuğunu yapan kişilerden daha açık fikirli yaklaşıyormuş. Bu da eskiye kıyasla bir gerilemeye tekabül etmez mi?

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.