Hayek “İktisat ve Bilgi” (Economics and Knowledge) Çevirisi

Individualism and Economic Order_Hayek_bookstore

Daha önceki bir yazımda Hayek’in “Economics and Knowledge” adlı makalesinden bahsetmiştim. Makalenin benim tarafımdan yapılan çevirisi geçen yaz Liberal Düşünce dergisinde yayınlandı. Burada önceden yazdığım yazıyı da küçük bir-iki ilâveyle makaleye takdim olarak ekledim. Yazıların linklerini aşağıda verdim:

Takdim

İktisat ve Bilgi

Bu makale Hayek’in ekonomide kullanılan bilgi meselesi üzerine yazdığı iki makalesinin ilki. Esas itibariyle 1936’da yapılan bir konuşmanın metni olan makale 1937’de Economica dergisinde yayınlanmış. Benim bildiğim kadarıyla içeriğinin soyut olması nedeniyle Hayek’in ağır makalelerinden biri. Diğer makale de 1945’te yayınlanan “The Use of Knowledge in Society”. Her ikisi de 1948’de çıkan ve Hayek’in yazılarının bir derlemesi olan “Individualism and Economic Order” kitabında yeniden yayınlanmış (kitabın linki şurada).

 “The Use of Knowledge” makalesinin çevirisi de önce Piyasa, ardından Liberal Düşünce dergilerinde yayınlandı. (Piyasa dergisi kapanalı sanırım 3-4 sene oluyor.) İki dergideki çeviri de aynı. Çevirinin linki burada; ancak bazı yerlerinde sorunlar var. İngilizcesi Hayek’in diğer makalelerine kıyasla daha sade bir dille yazılmış olmasına rağmen, Türkçe metnin kimi yerleri bir hayli karmaşık çevrilmiş ve bazı çeviri hataları yapılmış. Hataların bazılarını aşağıda gösterdim. Karşılaştırma yaparken İngilizce makale için yukarıda linkini verdiğim “Individualism and Economic Order” kitabını kullandım. Örneklerin hepsini makalenin altıncı kısmından aldım (sayfa numaralarını veremedim, çünkü verdiğim linkte çıkan metinde numaralar gözükmüyor):

(1) İlk olarak, Hayek’in fiyat mekanizmasının işleyişi hakkındaki görüşünü başka yerlere çeken bir örnek verelim. Altıncı kısmın ilk paragrafında şöyle yazıyor:

Bu sistemle ilgili en önemli gerçek, sistemin bilgi ekonomisi ile işlemesi ya da bireysel katılımcının doğru faaliyette bulunabilmesi için ne kadar az bilmeye ihtiyacı olmasıdır.

İngilizcesi de şöyle:

The most significant fact about this system is the economy of knowledge with which it operates, or how little the individual participants need to know in order to be able to take the right action. (s. 86)

İngilizce metindeki “the economy of knowledge” ifadesi “bilgi ekonomisi” olarak çevrilmiş. İyi de, makalenin yayınlandığı 1945 yılında bilgi ekonomisi diye bir şey var mı? Hayek burada fiyat sistemini bilgi aktaran bir mekanizma olarak ele alıyor ve bu mekanizmanın iktisadî ajanlara sadece kendi işleriyle ilgili şeyleri aktardığını söylüyor. Bu kadarı da bireylerin doğru eylemlerde bulunmaları için yeterli oluyor. Böylece fiyat mekanizması bilgiden tasarrufta bulunulmasını sağlıyor, yani gereksiz bilgiyi ayıklıyor. Bu durumda metnin çevirisi şöyle olacak:

Bu sistemle ilgili en önemli gerçek, sistemin birlikte işlediği bilgiden tasarrufta bulunulması ya da münferit katılımcıların doğru eylemlerde bulunabilmeleri için çok az bilgiye ihtiyaç duymalarıdır.

Cümlenin yapısı Türkçe çeviride “ne kadar az” şeklinde bir ifade kullanılması için uygun değil.  İngilizcesinde “ne kadar az” (how little) ifadesi, katılımcıların aslında çok fazla şey bilmeye gerek duymadıklarını vurgulamak için kullanılmış.

(2) Bu seferki Hayek’in düşüncesini saptıran bir örnek. Önce Türkçe metin:

Problem açıkça, bizim kaynak kullanma alanımızı, tek bir aklın kontrol alanının ötesine nasıl genişletebileceğimiz, ve bundan dolayı bilinçli kontrol ihtiyacının nasıl dağıtılacağı ve kendilerine ne yapılacağı söylenmeksizin bireyleri arzulanan şeyleri yapmaya yöneltecek teşviklerin nasıl sağlanacağıdır.

İngilizcesi:

The problem is precisely how to extend the span of our utilization of resources beyond the span of the control of any one mind; and, therefore, how to dispense with the need of conscious control and how to provide inducements which will make the individuals do the desirable things without anyone having to tell them what to do. (s. 88)

Türkçe çeviriye göre Hayek bilinçli kontrolün dağıtılmasından bahsediyor. Bu tarz bir kontrole karşı çıkan Hayek bunu dağıtmak derken ne kastedebilir? İngilizce metne bakıldığında, çeviri hatasının “dispense” kelimesinden kaynaklandığı görülüyor. Tek başına kullanıldığında “dispense” kelimesinin anlamlarından biri, para ya da hizmet şeklindeki bir şeyi tedarik etme anlamında dağıtmaktır. Ancak burada kullanılan “dispense with” ifadesi, bir şeye ihtiyaç duymamak ya da ondan vazgeçmek anlamına geliyor. Hayek’in muhalefeti göz önüne alındığında çeviri şöyle oluyor:

Söz konusu mesele, tamamıyla, kaynakları kullanım alanımızın tek bir aklın kontrol alanının ötesine nasıl genişletileceği, dolayısıyla bilinçli kontrole duyulan ihtiyacın nasıl gereksiz kılınacağı ve kendilerine ne yapılacağının söylenmesine gerek olmadan bireyleri arzulanan şeyleri yapmaya yöneltecek teşviklerin nasıl sağlanacağı meselesinden ibarettir.

(3) Son örnek olarak Hayek’in düşüncesini tersine çeviren çok fahiş bir hatayı verelim. Beşinci paragrafta şöyle yazıyor:

Fiyat sistemi, (henüz onun en iyi şekilde kullanılmasını öğrenmekten uzak olunsa da) insanoğlunun, anlamaksızın, deneme-yanılma ile kullanmayı öğrendiği tam bu çeşit yapılardan biridir. Fiyat sistemi sayesindedir ki, aynı şekilde dağılmış bilgiden hareketle, yalnız işbölümü değil, kaynakların koordineli kullanımı da mümkün olmaktadır. (…) insanoğlu uygarlığımızın dayandığı işbölümünü, deneme-yanılma yolu ile bulunan bir metotla geliştirebilmiştir.

İngilizcesi:

The price system is just one of those formations which man has learned to use (though he is still very far from having learned to make the best use of it) after he had stumbled upon it without understanding it. Through it not only a division of labor but also a co-ordinated utilization of resources based on an equally divided knowledge has become possible. (…) man has been able to develop that division of labor on which our civilization is based because he happened to stumble upon a method which made it possible. (s. 88-9)

Türkçe çeviriye göre insanlar fiyat sistemini “deneme-yanılma yolu” ile bulmuşlar. Oysa Hayek’in bu konuda böyle bir şey söylemesi mümkün değil. Eğer fiyat sistemi bu yolla bulunuyorsa, bu, insanların önceden böyle bir sistemi kafalarında tasarladıkları, sonra da ona ulaşmak için denemeler yaptıkları anlamına gelir. Bu durumda fiyat sistemi tasarım sonucu ortaya çıkmış bir sistem olur. Halbuki Hayek’in yapı-kuruculuk (constructivism) eleştirisi tam da bu tarz fikirlere yöneltilmiştir: bu tarz sistemler insanların amaçlı eylemlerinin “amaçlanmamış” ve hâliyle tasarlanmamış sonuçlarıdır.

Çevirinin neden yanlış yapıldığı üzerine şöyle bir “spekülasyon” yapılabilir: “stumble” kelimesinin anlamlarından biri takılmak, tökezlemek ya da sendelemektir. Bunlar kimi zaman Türkçede mecazî olarak hata yapmak anlamında da kullanılırlar. Çevirmenin de böyle düşündüğünü tahmin ediyorum. Ancak metinde geçen “stumble upon” ifadesinin tesadüfen bulmak/keşfetmek, denk gelmek, rastlamak anlamları var. O zaman metni (“happen to” ifadesini “şans eseri” anlamında alırsak) şöyle çevirebiliriz:

Fiyat sistemi, tam da insanoğlunun ne olduğunu anlamaksızın tesadüf eseri bulduktan sonra nasıl kullanılacağını öğrendiği oluşumlardan biridir (ancak ondan en iyi nasıl yararlanılacağını öğrenmekten henüz oldukça uzaktadır). Fiyat sistemi vasıtasıyla, sadece bilginin eşit şekilde dağılımına dayalı bir işbölümü değil, aynı zamanda kaynakların bu bölüşüme dayanan koordineli kullanımını da mümkün olmuştur. (…) insanlık, uygarlığımızın temelini oluşturan bu işbölümünü geliştirebilmiştir, çünkü bunu mümkün kılan yönteme şans eseri denk gelmiştir.

Hatta Hayek piyasa ekonomisinin işleyişinde şansa ya da talihe de vurgu yapar. Ona göre bireylerin piyasada başarılı olmaları biraz da kader-kısmet işidir.

(4) İngilizce metindeki “information” ve “knowledge” kelimeleri sürekli “bilgi” şeklinde çevrilmiş. Örneğin, Türkçe çeviride ilk sayfanın ilk paragrafında “ilgili bilgi” ifadesi kullanılmış; ancak İngilizce metinde “relevant information” yazıyor. Yine, üçüncü kısmın ikinci paragrafında “eşsiz-biricik bilgi” ifadesi kullanılmış ve yanına parantez içinde İngilizcesi verilerek “unique knowledge” yazılmış. Oysa orijinal metinde “unique information” yazıyor.

İngilizcede “information” ve “knowledge” kelimeleri aynı anlama sahip değiller. “Information” aktarım yoluyla edinilen bilgi, “knowledge” da tecrübe ya da eğitim yoluyla edinilen bilgi anlamına geliyor. İlkine haberleri dinleyerek, gazete okuyarak ya da birilerinden işitilerek öğrenilen şeyler, ikincisine de bir tüccarın işlerini nasıl yürüteceğine ilişkin tecrübeye dayalı bilgisi örnek olarak verilebilir.

Daha önce de yazmıştım, Avusturya iktisatçılarına göre bilgi (knowledge) sürekli değişen çok yönlü bir niteliğe sahiptir. Bilgi parçalara bölünmüş ve ekonomi genelinde dağılmış hâlde olduğundan, iktisadî ajanların karar alırken bu bilgiyi elde etmeleri ve kullanmaları gerekir. Fiyat mekanizması da burada devreye giriyor. Enformasyon (information) ise sabit niteliktedir. Bilgi, o esnada bilinen şeylere ilişkin alanın genişlemesiyle yeni şeylerin keşfi ve akışı gibi unsurları içerirken; enformasyon, sadece o anda bilinen şeylerin bir mevcudu, diğer bir ifadeyle mevcut (sabit) bilgidir.

Bana göre, Hayek’i merak eden kişilerin konuyla ilgili makaleleri ve kitapları İngilizcelerinden okumaları en iyisi olacak. Zira hem bu konularla ilgili çevirilerin sayısı az, hem de çevirilerin bazılarında yukarıda bahsettiğim türden sorunlar var. Aynı sorunlar sadece Hayek çevirilerinde değil, diğer liberal düşünürlere ait kitapların çevirilerinde de var. Dolayısıyla en “sağlıklı” yol, bu kişilerin eserlerini asıllarından okumak. Elbette yeteri kadar İngilizceyi öğrenmek hemen olacak bir iş değil. O yüzden bu işe girişecek olanların en başta sabırlı olmaları gerekiyor. Ancak, bunun uzun vadedeki faydası da yadsınamaz.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.