Deneysel İktisat Ne Değildir? İzmir'den Gözlemler…

Nisan ayında Zafer Akın hocamla beraber İzmir’deydik. Önce Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü’nde ev sahibi sıfatıyla Zafer hocamı ağırladım; o sunum  yaptı, ben de slaytları değiştirdim :-) Sonra birlikte İzmir Ekonomi Üniversitesi, İktisat Bölümü’nün konuğu olduk. Sebeb-i ziyaretimiz İktisat, İşletme ve Finans’ta çıkan makalemizdi. İki seminerde de benzer eleştirileri görünce bir açıklama gereği duydum, bu yazıyı biraz da öyle düşünmek gerekiyor.

Eleştirilerin genel yönü, özellikle Efe Postalcı hocamızın da belirttiği gibi: “Ya ekonometri ile deneysel iktisattan aldığımız sonuçlar örtüşmezse? O zaman bunca yıllık oturmuş yöntemleri ile ekonometriyi bırakıp deneysel iktisata mı güveneceğim?” Soru tam olarak bu kelimelerle sorulmadıysa bile bu minvaldeydi; Zafer hocamın yaptığı 2 sunum esnasında aldığı en direk eleştiri de buydu açıkçası. Aslında bu eleştiri ilk bakışta haklı bile olsa teknik olarak muhatabına sorulmuş bir soru değil. Şöyle ki; deneysel iktisat bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkan verileri incelemek için istatistiki / ekonometrik metotları kullanır. Bu süreç 4 aşamadan mütevellittir:

  1. Öncelikle çevreyi seçersiniz. Laboratuar mı, saha mı (field) yoksa çevrimiçi (online) bir ortam mı?
  2. Sonra kuralları tayin edersiniz. Kim, hangi kurallar çerçevesinde oynayacak ve bunun sonuçları kime ne şekilde etki edecek?
  3. Daha sonra oyuncuları belirlersiniz. İktisatçılar mı? Öğrenciler mi? Belli bir yaş grubu olacak mı? vb.
  4. Ve son olarak oyunu oynatıp veriyi toplarsınız ve bunu işlersiniz. İşte bunu işlediğiniz yerde istatistiki / ekonometrik metotları kullanırsınız.

Metotların farklı sonuçları vermesinin sebebi kullandıkları verilerin farklı olmasıdır. Yani bir ölçme yöntemi olan ekonometri, istatistiki yöntemlerle toplanan verilerdeki sonuçlar deneysel sonuçlarla aynı olmadığı için deneysel iktisatın karşısına “rakip” olarak çıkartılamaz. Burada bir farklılık varsa bu, verilerin toplanması sürecindeki ortamlardan kaynaklanan bir farklılıktır yani verilerin kaynağındaki bir farklılıktır. Öyleyse burada sorulması gereken asıl soru şudur:

– Acaba bu iki metodun topladıkları veriler birbirinden farklı ise ne yapmak lazım?

Eh, cevabı kendinde saklı bir soru değil mi? Tabi ki farklı olacak, zaten bu yüzden deneysel iktisada bir ihtiyaç var. Sahadan toplanan veriler yeterli olmadığı, sorduğumuz spesifik sorulara özel verileri toplayamadığımız için bunca çaba ya!

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+