Güven Oyunları

Pek sevgili iktisadiyat okurları,

Yaz sıcağıyla, nemiyle, ramazanıyla, yaşam ise her zamanki gibi koşuşturmasıyla sürüyorken biz de iktisadiyat ekibi olarak arada sırada eğlenmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz ay Barış ile küçük bir İzmir zirvesi yaptık. Barış’ın Türkiye midyecilik ve Cheesecake sektörüne yaptığı katkıları görseniz yemek sektöründeki yatırımlarınıza aniden başlardınız. Bir de üstüne kanunlu, sazlı sözlü meze rakı keyfimizi de eklersek güzel bir yaz geçirdiğimizi söyleyebilirim.

Geçen hafta ise Ayvalık’ın yerlisi bir arkadaşım ve Viyana’dan başka bir arkadaşımla Ayvalık açıklarında ıssız sayılabilecek bir adada yaşam mücadelesi verdik. Bu mücadeleyi fotoğraflarla detaylı bir şekilde anlatmak istesem de doktora hazırlıkları koşuşturmasından dolayı bu gezi yazısını bir başka aya ertelemek durumundayım.

Bu ay hem özel ilgi alanım hem de yüksek lisans tez konum olan güven kavramı hakkında Bilgi Üniversitesinde yaptığım bir sunumu düz yazı haline getirdim. Dilerim güven kavramının deneysel iktisat kanadındaki bu kısa derlemesi okuyucularımız için aydınlatıcı olur.

*

Güven oyununun geliştirilmesinde David Kreps’in (1990) oyun teorik çalışması mihenk taşı niteliğindedir.

Ancak en sık kullanılan güven oyunu Berg’in güven oyunudur. (Berg, Dickhaut, and McCabe 1995). (Daha öncesinde Camerer ve Weigelt’in bir çalışması da olmuştur -1988)

Oyun şöyle oynanmaktadır: 1. Oyuncuya (A) katılım ücreti olan 10$, 1$ lık banknotlar halinde verilir. A’nın iki seçeneği vardır: bu parayı alıp gidebilir veya kendi belirlediği bir kısmını iletişim kuramayacağı 2. Oyuncuya (B) gönderebilir. B’ye göndermeye karar verdiği meblağ görevli tarafından alınır ve bunun 3 katı B oyuncusuna götürülür. B oyuncusunun ise yine 2 seçeneği vardır: Parayı olduğu gibi alabilir veya A’nın güvenine karşılık kendi belirlediği bir meblağı A’ya geri gönderebilir.

Güven Oyunu Sonuçları:

İlk oyun “one shot” oynanmış ve 1 numaralı grafikteki sonuçlar alınmıştır. Bu sonuçlara göre A’dan B’ye 5,16$  gönderilmişken B’den A’ya 4,66$ geri gönderilmiştir.

A odasından 5 kişi, bütün parasını B’ye göndermiş, 2 kişi hiç para göndermemiştir.

B odasından 11 kişi A’dan gelen paradan daha fazlasını geri göndermiş ve A’daki oyuncuyu kara geçirmiştir. 5$’lık yatırımların geri dönüşü 7,17$’ken, 10$’lık yatırımların ortalama geri dönüşü 10,20$’dır. Gönderilen ve geri dönen miktar arasında pozitif bir korelasyon yoktur.

Tarihsiz oyunlarda oyucuların kararlarında sosyal normlardan etkilendiği söylenebilir. Coleman belirli bir konuda etkili sosyal normun sosyal çevrece doğru olarak kabul edilebilecek hareketin sebebi olduğunu söylüyor. Yani oyunun ilk halinde B, A’nın güvenini sosyal normlar sebebiyle geri çevirmeyebilirdi. İkinci oyunda ise önceki oyunun sonuçları oyunculara sunularak, “İtibar kurma” (Reputation building) yani oyunculara insan davranışları hakkında bir fikir vererek oyunun sonuçlarının nasıl değiştiği gözlemlenmiştir. Oyuncuların her birine bir önceki oyunun sonuçlarının bir özeti verilmiştir. Önceki oyundaki sonuçlar yeni oyuncularda bir güven eksikliği veya güven oluşumu yaratabilir.

Sonuçlar incelendiğinde bu sefer A’dan B’ye ortalama 5,36$ gönderildiği, B’den A’ya ise 6,46$ geri gönderildiği gözlemlenmektedir. Bu da demek oluyor ki kurulan itibar veya ikinci tur oyuncularına verilen fikir doğrultusunda A’da ortalama 20¢, B’de ise 1,80$’lık güven artışı olduğu gözlemlenmiştir. Bu da güven eğiliminin çeşitli bilgilendirmeler veya sosyal bilgiler tarafından yönlendirilebileceğini gösterir.

A’dan B’ye:  28 kişinin sadece 3’ü hiç para göndermemiştir 5$ veya 10$’lık kararlar bu sefer bütün kararların %50’sine karşılık gelmektedir.

B’den A’ya: 13 kişi kendisine gönderilen paranın daha büyük bir kısmını geri göndermiştir. 5$’lık yatırımların ortalama 7,14$, 10$’lık yatırımların ise 13,17$’lık bir geri dönüşü olduğu gözlemlenmiştir. Gönderilen ve geri gönderilen para miktarındaki korelasyon artmıştır.

Güven oyunu birçok farklı şartta oynatılmıştır:

Fitzgerald ve Boeing (2000): Oyunculara diğerlerinin ne kadar para gönderdiklerini beklediği ve ne verdiği hakkında fikirleri sorularak oynanmıştır. Yatırımlar % 40-60 arasında değişirken geri dönüşler %110 olmuştur.

Koford (1998): Bulgarların güveninin yüksek olduğu sonucunu bulmuştur. %70 gönderirken %150 geri almışlardır. (Bulgarların otoriteye güvenlerinin düşük olduğu için birbirlerine güvenlerinin yüksek olduğu yorumunu yapmıştır)

Willinger, Lohmann ve Ususnier (1999): Almanların Fransızlardan daha güvenen bir toplum olduğunu ancak iki toplumun da %40 geri dönüş yaptığını bulmuştur.

Ensminger (2000): Kenya’da Orma çobanları (herder) arasında güven ve sadakatin düşük olduğunu bulmuştur.

Croson ve Buchan (1998): Kadın ve erkekler arasında güven farklılıkları bulamamalarına karşılık kadınların erkeklere oranla daha sadık olduğunu bulmuşlardır.

– – –

Güven eğiliminin sosyal kaynaklarla değiştirilebileceğini gördükten sonra, güvenin oluşumunda hangi sebeplerin etkili olabileceğine bakmak gerekirse öncelikle karşımıza Oyun Tekrarlanması (Game Repetitions) kavramı çıkıyor.

Oyun tekrarı kavramı bize özet olarak oyunun tekrarlarının muhtemel olduğu durumları işaret ediyor. Axelrod’un “geleceğin gölgesi” olarak adlandırdığı bu durum, gelecekte ticari ilişkilerinin sürme olasılığı yüksek olan kişilerin, ilk ticari ilişkilerinde hile yapmayacakları fikri üzerine kurulu bir oyun teorisi modelidir.

Güvenin oluşma sebeplerinden bir diğeri itibar /ün’dür. Firma /Kişi ticari ilişkide olduğu birçok firma /kişi önünde iyi bir itibara sahiptir, ya da böyle bir itibar kurması gerekir. Bu yüzden hile yapmaya yanaşmayacaktır.

Duygusal bağlılık ise bir diğer sebep olarak karşımıza çıkıyor. Güth /Kliemt tip tespitine bağlıyor. Tip tespiti, iki kişinin karşılaşması durumunda bireylerin birbirleri hakkında bir izlenim edinebileceklerini, karşısındakini doğru veya yanlış olarak güvenilir ya da güvenilmez olarak nitelendirebileceğini söyler.

– – –

Anket ve Deney yöntemini birleştiren çalışmalara ise Glaeser et al. ‘ın çalışması önemli bir örnek teşkil eder. Bu çalışma 3 basamaklıdır:

1-      Anket

2-      Güven Oyunu

3-      Zarf Oyunu

1-      Anket

137 sorudan oluşmakta. Bu sorular GSS sorularından, bu soruların versiyonlarından ve ek sorulardan oluşmakta. İlk bölüm eğitim, cinsiyet, ırk gibi demografik ve davranışsal sorulardan oluşuyor, ikinci bölüm ise tavır ve otogözleme dayanan davranışsal sorulardan oluşuyor.

Eklenen şu üç soruyla geçmişteki güven davranışları araştırılmıştır:

  • Arkadaşlarınıza ne sıklıkta borç verirsiniz?
  • Arkadaşlarınıza ne sıklıkta kişisel eşyalarınızı ödünç verirsiniz? (CD, giysi, bisiklet…)
  • Ne sıklıkta bilinçli olarak pansiyon koridorunu kilitlemeden bırakırsınız? (Kimse yokken)

2-      Güven Oyunu ise Berg’in güven oyunu değiştirilerek oynatılmıştır:

  • Arkadaşıyla birlikte gelen ve denede eşleşmek isteyen oyunculara izin verilmiştir. Diğerleri sırayla eşleştirilmiştir.
  • Oyuncular sonra Sosyal Bağlantı anketi doldurmuşlardır. Oyuncular arasındaki bağlantı veya ortak özellikler sorulmuştur.
  • Oyuncuların yarısına oyun sırasında birbirlerine mesaj gönderebilme şansı tanınmıştır.

3-      Zarf Oyunu

Oyunculara üzerinde adları yazılı 10$ içeren zarfların deney asistanları tarafından bilinçli şekilde kamuya açık bir yere bırakılacağı söyleniyor. Bırakılan her yer ve şart için(mühürlü, pul yapıştırılmış vs.) oyuncunun bir değerleme yapması gerekmektedir.

Oyuncuya hipotetik olarak belirlenmiş bir pay off verilir. Oyuncu bunu kabul eder veya zarf prosedürüne geçilir. Böylece oyuncunun dışarıdaki bir yayaya ne kadar itimat ettiği gözlemlenir.

Sonuçlar: Güven oyununda ortalama 12,41$ gönderilmiştir. Katılımcıların %71’i 15$’ın tamamını göndermişlerdir. 12,30$ ise geri gönderilmiştir.

–          Geçmiş güven davranışları deneylerdeki genel güven davranışlarıyla pozitif korelasyona sahiptir

–          İki deneydeki sonuçlar arasında zayıf korelasyon vardır

–          Anketteki davranış sorularından “yabancılara güvenmek” hakkında olan iki soru güveni doğrudan ölçebiliyor.

–          Güven ve sadakat durağan davranış biçimleri

–          Sadakat anketteki “Güven sorularıyla” ve kardeş sahibi olmayla tahmin edilebiliyor.

–          Güveni ölçmek için geçmişte güven ile ilgili davranışları sorulmalıdır. Sadakati ölçmek için ise “İnsanlara güvenir misiniz?” diye sorulmalıdır.

– – –

Zak ise güven ile vücuttaki OT (oksitosin) miktarı arasında pozitif bir ilişkiye dikkat çekmiştir. Ayrıca bildirilen mutluluk seviyesi ve güven arasında da pozitif korleasyon bulmuştur.

Oksitosin sosyal davranışları yönlendiren bir hormondur. Bu sebeple güven ile ilişkilendirilmesi oldukça mantıklıdır. Oksitosin Yunancada “Hızlı Doğum” anlamına gelmektedir. Doğum ve süt verme sırasında salgılanan bu hormon ayrıca doğumu hızlandırmak veya süt salgılanması için anneye verilir. İsmi ilaç piyasasında pitocin’dir.

OT’nin yine Zak ve diğ. tarafından yapılan bir araştırmada bonkörlüğü arttırdığı da görülmüştür.

*Bu yazı izinsiz kullanılamaz. Kullanım için lütfen iletişime geçiniz.

Herkese mutlu bir yaz ve kimsenin denize girmeden sonbahara girmemesini dilerim.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Levent Neyse

Yazar Hakkında Levent Neyse

İstanbul Üniversitesi'nde iktisat lisans ve yüksek lisansını tamamladıktan sonra İspanya, Granada Üniversitesi'nde doktora yapan Neyse, Halen Almanya'da (Institute for the World Economy) post-doc ve London School of Economics, Social Policy bölümünde ortak araştırmacı (associate researcher) olarak çalışmaktadır. İlgi alanları deneysel ve davranışsal iktisat, sosyal sermaye ve sosyal tercihlerdir