Ludwig von Mises ve Ayn Rand: “Cahil Küçük bir Yahudi Kız”

Amerikalı muhafazakâr yazar William F. Buckley Jr., yine bir başka muhafazakâr, Amerikalı politikacı Barry Goldwater’dan bahsettiği Flying High: Remembering Barry Goldwater adlı kitabında The Freeman dergisinin editörü Henry Hazlitt’in ev sahipliği yaptığı bir akşam yemeğinde Ludwig von Mises ve Ayn Rand arasında geçen bir tartışmadan bahsediyor.

Buckley’nin anlattığına göre, yemek esnasında Rand doktrinsel bir konuda Mises’e ters düşmüş. Mises de yemeğini bırakıp Rand’e kızmış ve onu aşağılamış. Bunun üzerine Rand ağlamaya başlamış ve Mises’e “Bana cahil küçük bir Yahudi kızmışım gibi davranıyorsunuz!” diye bağırmış. Mises de keyifle koltuğundan hoplayarak “Sen tam da busun işte! Cahil küçük bir Yahudi kız!” demiş. Nitekim kitapta şöyle yazıyor:

After the war, a group of libertarian conservatives had collaborated to found a fortnightly, which they called The Freeman. This was done in reverent memory of the legendary Freeman that, in the 1920s, had been edited by Albert Jay Nock. The reborn Freeman’s founding editors were successful men of journalistic affairs. Henry Hazlitt was a prominent author (his Economics in One Lesson was a perennial best-seller), had a regular column in Newsweek, and lectured widely. A story went the rounds some years after the new Freeman’s founding, placing him at dinner with the eminent economist Ludwig von Mises, and the novelist Ayn Rand.

Mises was the dean of the Austrian school of economics. Hitler, whom he fled in 1934, must have been the only human being who ever intimidated Ludwig von Mises. He was a mountain of certitudes having to do with the proper organization of economic life. Ayn Rand, born in St. Petersburg on the eve of the Soviet Revolution, was herself a center of social discipline, with whom one differed only at the risk of lifelong excommunication from her kingdom of free creatures who lived by her (their) word, in the creation and re-creation of life, as it emerged in Atlas Shrugged.

The story went that at this little dinner, Rand contradicted Mises on some doctrinal point, causing the eminent professor to stop eating and mobilize his scorn and fury on her. Ayn Rand thereupon burst into tears and exclaimed, “You are treating me like an ignorant little Jewish girl!”

Mises jumped up from his chair with joy. “That is exactly what you are! An ignorant little Jewish girl!”

Hazlitt attempted pacification but finally gave up, accepting, as editor of The Freeman, occasional essays from the Mises school, as also from representatives of the Rand school of “Objectivism.” [s. 19-20]

Aynı olaya Avusturya iktisatçısı Guido Hülsmann da yazdığı Mises: The Last Knight of Liberalism adlı biyografisinde (kısaca) değiniyor. Hülsmann’ın anlattığına göre olay 1961 yılında Henry Hazlitt’in evinde verilen bir parti esnasında gerçekleşiyor. Akşam yemeğinden sonra Mises ve Rand felsefi bir mesele hakkında tartışıyorlar, fakat bu tartışmada nelerin konuşulduğu belli değilmiş. Sonraları çıkan bir söylentiye göre, Randçıları eleştiren ve o akşam orada bulunan Russell Kirk adlı bir şahıs kendi derslerinde öğrencilere Mises’in Rand’e “aptal küçük bir Yahudi kız” dediği anlatmaya başlamış. Bunu öğrenen Mises de Kirk’e bir mektup göndererek Rand’e veya bir başkasına böyle bir şey söylemediğini ileri sürmüş. Kirk ise olayı inkâr etmiş. Hülsmann şöyle yazıyor:

In the fall of 1961, Mises and Rand met at a party in Henry Hazlitt’s house. After dinner, a discussion between them turned into an argument on philosophical principle and drew the attention of the bystanders. It is not clear what was said, even though there were a number of topics on which they heartily disagreed. In any case, Russell Kirk, a notorious critic of Randianism who had witnessed the discussion, was later reported to have said in his lectures before student audiences that Mises had called Ayn Rand “a silly little Jew girl.” When the report was brought to Mises’s attention, he immediately wrote to Kirk: “I never called Mrs. Ayn Rand—or for that matter, anyone else—‘a silly little Jew girl.’ I should be obliged if you would not repeat this false story in the future.”

Kirk denied it all:

Your informant, with the eccentricity and fanaticism characteristic of the Randian cult, seems to have combined details from several accounts of the meeting between yourself and Miss Rand which she had heard, and to have attributed the composite story to me. Any anti-Jewish prejudice, or suggestion thereof, was not contained in my second-hand account, nor in the account which I heard. But I am glad to have from Mr. Hazlitt a more accurate report of the encounter, before receiving your letter. [s. 1001-2]

Kirk cevabında Hazlitt’in kendisine olayı daha doğru bir şekilde anlattığından bahsediyor. Nitekim benim anladığım kadarıyla meseleye son noktayı koyan şey de, Hazlitt’in 1982’de Buckley’e yazdığı ve işin aslını anlattığı bir mektup. Ev sahibi olan Hazlitt yemekten sonra misafirlere getirdiği içeceklerle oturma odasına girerken Rand’in Mises’e “Bana cahil küçük bir Yahudi kızmışım gibi davranıyorsunuz,” dediğini duyuyor ve yanlarına giderek Rand’e Mises’in aslında böyle bir şey demek istemediğini söylüyor. Mises ise hızla koltuğundan kalkarak “Tam da onu kastettim,” diyor. Hazlitt şöyle yazmış (mektubun tamamı şurada):

The incident did not occur at the dinner table, but later. As host, I had taken orders for drinks and was bringing them to the living room. As I entered, Ayn was saying to Lu: “You treat me like an ignorant little Jewish girl.” I had not hear what Lu had said, but I bravely started to patch things up: “Oh, I’m sure, Ayn, that Lu didn’t mean it that way.” Lu promptly jumped up and said: “I did mean it that way.”

Hülsmann’ın biyografisinde Hazlitt’in de ismi geçmesine rağmen Hülsmann her nedense Hazlitt’in mektubundan bahsetmiyor ve meseleyi bir iftiraymış izlenimi uyandıracak şekilde anlatıyor. Ben ise Hazlitt’in dediklerine inanmayı tercih ediyorum – ne de olsa kendisi görgü tanığı. Özellikle, Rand’in fikirlerinin ne kadar uçuk kaçık olduğu göz önüne alındığında ve Mises’in de kendisi gibi düşünmeyen insanlara karşı sert davrandığı hatırlandığında (Hazlitt ise mektubunda Mises için “tartışmaya açık” diyor), bu olayda garipsenecek hiçbir taraf kalmıyor.

Bu arada, yukarıdaki resmi gördükten sonra Ayn Rand’in aslında kadın peruğu takmış Süleyman Demirel olduğundan şüphelenmeye başladım. Yoksa birileri yıllardır Demirel’i liberallere büyük yazar Ayn Rand diye yutturuyor mu? Üstelik Türkiye’de Rand’in kitaplarını Sinan Çetin’in basması durumu daha da şüpheli hâle getiriyor. Objektivizmin aslı Demirelcilik olmasın sakın?

Ek: Amerikalı şovmen Steven Colbert The Colbert Report adlı programında Rand’in Atlas Shrugged Atlas Silkindi kitabıyla bayağı bir dalga geçiyor. Colbert’in dediğine göre, Rand’in hayranları arasında eski Amerikan başkanı Ronald Reagan, Amerikan merkez bankası FED’in eski başkanı Alan Greenspan ve Şeytan Kilisesi’nin (Church of Satan) kurucusu ve Şeytan İncili‘nin (The Satanic Bible) yazarı Anton LaVey de varmış. Programın videosu burada.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.