Kamu Malı Oyunları 2

 

Gerçek hayatta bireylerin kamu mallarına yaptığı katkı da, kamu mallarından faydalanma sıklığı da farklılıklar gösterir. Örneğin bir mahallede kurulmak istenen kamusal bir spor merkezi projesine o mahallede yaşayan insanlar tarafından yapılacak katkıyı düşünelim. Ve mahalleli bu projeye doğrudan, ancak anonim olarak katkı yapıyor olsun. Yani muhtarlığın önünde bir kutu var ve mahalleli katkılarını miktarını kimseye göstermeden bu kutuya atabilir. Bu durumda herkesin aynı katkıyı yapmasını zaten bekleyemeyiz. Ancak bireylerin yaptığı farklı katkı paylarını nasıl açıklayabiliriz. Bir başka deyişle, spor merkezi projesine kim 10TL, kim 1000TL yatıracaktır?Kamu malı oyunlarında bu araştırma büyük önem teşkil etmektedir. 

Hatırlayacağımız üzere standart kamu malı oyunu, bir grup üyelerinin kendilerine verilen bir miktar paranın ne kadarını kendilerine ayıracaklarını ve ne kadarını ortak projeye yatıracaklarına kararını araştırmaktaydı. Oyun sonunda ise ortak projede toplanan para belli bir sayı ile (MPCR) çarpılarak oyuncular arasında eşit olarak paylaştırılıyordu.

Ledyard (1995:143) Kamu Malı oyunlarına yatırım miktarını belirleyen unsurları 3 ana başlık altında toplamıştır:

1-      Çevre (Environment)

2-      Sistematik

3-      Dizayn değişkenleri

Bu sınıflandırmaya göre kontolü kolay olan çevresel etkenler MPCR (Mariginal Per Capita Return), oyuncu sayısı, oyun tekrarı, oyunculara verilen bilgi homojenitesi, cinsiyet, homojenlik (simetri) ve eşiklerdir (Threshold).

Sistematik değişkenlerin ise kontorlü güçtür: İnançlar, İktisat eğitimi, deneyimler, arkadaş/grup kimliği, öğrenme, fedakarlık (Altruism), doğruluk (Fairness), Çaba, Riskten kaçınma (Risk Aversion)

Dizayn Değişkenleri ise deneyde uygulanacak kurallar olabilir: Oyuncular arası iletişim, iskonto, anonimite, ahlaki ikna (Moral Suasion).

Bu değişkenler bir kamu malı oyununda oyuncuların verdiği yatırım/bağış kararlarını etkilemektedir.

Bunların dışında oyunculara verilen para miktarındaki (Endowment) heterojenite üzerine de çalışmalar mevcuttur. Anderson et al. (2004), Cherry et al. (2005), Oxoby and Spraggon (2006)‘da endowment asimetrisinin katkı miktarlarını düşürdüğü görülmüştür. Ancak Chan et al. (1996) , Buckley & Croson (2006) bu etkiyi gözlemlememiştir. (Chaudhuri: 2010)

Aynı şekilde MPCR arttıkça projeye yapılan katkı da artmaktadır. Yani kurulacak spor merkezi sporla ilgilenen kişilere daha büyük fayda sağlayacağından o kişilerin MPCR oranları yüksektir denebilir.

Oyun tekrarı da katkı oranının değişiminde önemli bir konudur. Zira tüm kamu malı oyunlarında ortak eğilim oyunun turları ilerledikçe katkıların düşmesidir. Yani oyuncular ilk turda verdikleri para miktarını örneğin onuncu tura geldiğinde vermiyorlar. Ve yavaş yavaş sıfır olan Nash Dengesine yaklaşıyorlar.

Katkılardaki bu düşüş eğilimi Andreoni (1995)’te nezaket ve kafa karışıklığı olarak açıklanmaktadır.

Andreoni bu çalışmasından 5 sene önceki çalışmasında (Andreoni: 1995) bu eğilimi “Vermenin sıcak parıltısı” (Warm glow of giving) kavramı ile açıklamıştı.

Bu çalışmadan da iki sene önce (Andreoni: 1988) Andreoni katkılardaki düşüşü “Kendini düşünen bireylerin dominant stratejiyi oynamayı öğrenmeleri ve stratejik oyunun bir karışımı olarak açıklamıştı.

Palfrey & Prisbrey (1997) ve Anderson et al. (1998) bu düşüşü farklı tiplerin kararlarındaki hatalara bağlar.

Katılımı yükseltmek içinse cezalandırma mekanizması, ahlaki ikna gibi mekanizmalar kullanılmaktadır. Özellikle cezalandırma yöntemi Kamu Malı Oyunlarında önemli yer tutmaktadır.

Ledyard’ın 1995’teki geniş çalışmasından sonra 1990’ların sonuna doğru paylaşım modelleri geliştirlmeye başlanmıştır. Bunların en önemlisi özellikle Fehr and Schmidt modelidir (Fehr&Schmidt: 1999) Fehr ve Schmidt eşitsizlikten kaçınma (Inequity Aversion) kavramlarını öne sürmüştür. Bu durumda oyuncular oyun sonunda diğer oyunculardan daha fazla kazanırsa suçluluk duygusu, daha az kazanırlarsa ise özenme/ kıskançlık hissetmektedirler.

Bolton ve Ockenfels’in modeli ise (Bolton & Ockenfels: 2000) Oyuncuların diğer oyuncuların kazançlarını önemsediklerini ve kararlarını buna göre verdiklerini söyler. Bu çalışma Adam Smith’in Moral Sentiments’ında söylediklerini kanıtlar niteliktedir:

“İnsan her ne kadar bencil farz edilse de doğasında kendisine hiçbir getirisi olmadığı halde onu başkalarının servetiyle ilgilendiren ve kendi mutluluğunu da ona göre belirlemesine sebep olan ilkeler vardır […]”

Tamamı: How selfish soever man may be supposed, there are evidently some principles in his nature, which interest him in the fortune of others, and render their happiness necessary to him, though he derives nothing from it except the pleasure of seeing it. Of this kind is pity or compassion, the emotion which we feel for the misery of others, when we either see it, or are made to conceive it in a very lively manner. That we often derive sorrow from the sorrow of others, is a matter of fact too obvious to require any instances to prove it; for this sentiment, like all the other original passions of human nature, is by no means confined to the virtuous and humane, though they perhaps may feel it with the most exquisite sensibility. The greatest ruffian, the most hardened violator of the laws of society, is not altogether without it.

 

Daha da tamamı: http://www.econlib.org/library/Smith/smMS1.html

 

Kamu Malı Oyunlarında gelecek haftalar: Conditional Cooperation, Cezalandırma ve daha fazlası…

 

Not: Kaynakçayı yazmıyorum. İlgilenen arkadaşlara istediği makalenin dataylı referans bilgisini verebilirim.

Not 2: Ancak şu kaynaklar ayrıca önemli:

Ledyard, J., 1995. Public Goods: a survey of experimental research. In: Kagel, J., Roth, A. (Eds.), Handbook of Experimental Economics. Princeton University Press, Princeton.

Chaudhuri, Ananish, 2010. Sustaining Cooperation in Laboratory Public Goods Experiments: a Selective Survey of the Literature. Experimental Economics Vol. 14, Number 1, pp. 47-83.


Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Levent Neyse

Yazar Hakkında Levent Neyse

İstanbul Üniversitesi'nde iktisat lisans ve yüksek lisansını tamamladıktan sonra İspanya, Granada Üniversitesi'nde doktora yapan Neyse, Halen Almanya'da (Institute for the World Economy) post-doc ve London School of Economics, Social Policy bölümünde ortak araştırmacı (associate researcher) olarak çalışmaktadır. İlgi alanları deneysel ve davranışsal iktisat, sosyal sermaye ve sosyal tercihlerdir