Sağlık meselesi: Bir doktora gittik, sonra diğerine ve sonra…

Uzun bir aradan sonra sıra tekrar bize geldi, hem de en yoğun ve yorgun zamanımda. Eh, suyun başında olunca bir yudum içeceksin ki diğerleri de o güvenle içmeye devam etsin. Haliyle bize de yazmadan bu haftaya geçmemek düşüyor. Tabi bunda, yazısını geç girenin 40TL’ye kadar bir kitap alıp, kurayla diğer arkadaşlarından birisine vermesinin de etkisi büyük! : -)

 

Yaklaşık 4 haftadır dedemin ameliyat sonrası ortaya çıkan rahatsızlıkları ile ilgileniyoruz. Bu süreçte, hiç görmediğim kadar hastane, doktor, tahlil sonucu ve fiyat politikası gördüm. Yazının konusu doğrudan kişileri ve kurumları hedef almadığı ancak işleyen sistemi hedef aldığı için, isimlere yer verilmeyecek. Dedikodu isteyenler bundan sonrasını pas geçsin ama sonuç bölümünü kaçırmasın, harika bir tatlı tarifim var! :- P

Kasık fıtığı teşhisiyle özel bir hastanede ameliyat oldu. Ameliyat iyi geçti, hatta o gece yanından kaldığım için sağlığının da iyi olduğunu gözlerimle gördüm. Sabah oldu ama hayır olmadı. Acilen yoğun bakıma alınması gerektiğini söylediler, peki dedik. Sebebi zatürre olmasıymış. Peki dedik, boynumuz kıldan ince haliyle. Üç gece yoğun bakımda kaldı, çıktığında girdiğinden çok ama çok daha kötüydü. Tıbbi açıdan iyiymiş ama iletişim ve diğer nörolojik faktörlerin açısından hiç görmediğimiz kadar kötüydü. Ertesi gün çıkış işlemleri verildi, ancak son anda vazgeçildi ve 2 gece daha yattı serviste. Sonunda, bir pazartesi günü, sosyalleşme becerileri bir hayli düşmüş ve ayakları davul gibi şiş olarak “sağlıklı” bir şekilde eve postalandı… Peki sonra ne oldu? Sonrası şöyle devam etti:

  • Hemen bir başka doktora gittik, özel ofisinde makul bir muayene ücreti ödedik ve karşılığında zatürre olmadığı, yoğun bakımda kalbiyle ilgili bir sorun olduğunu öğrendik.
  • Hemen başka bir özel hastane bulduk, kardiyolojiye götürdük. Kardiyolog kalbiyle ilgili bir sorun olmadığını söyledi. Ancak ayağı şiş olduğu için hastaneye yatması gerektiğini söyledi. Hasta yatış bizden “1000TL avans, 5000TL’lik senet” istedi. Üstüne tüm masrafların %70’nin bize ait olduğu ve 22TL’lik oda farkı (özel oda 375TL) söylendi. İnsanın aklına “baştan bu kadar istiyorsan, herhalde en az bu kadarlık masraf çıkarırsın” düşüncesi geliyor ve gelen bu düşünce seni bu hastaneden çıkarıyor.
  • Sonrasında çok sevdiğim bir hocamın vasıtası ile üniversite hastanelerinden bir tanesine gittik. Sağ olsun Prof. Dr. bir hayli ilgilendi. Sonuç “yatmasına gerek yok, zaten böyle bir şeyden yatırılmaz hastanede…”. Açıkça sordum “acaba özel bir klinik diye mi demişlerdir?” diye. Cevabı gülümseyerek verdi: “yani…”
  • Oradan çıktık, ameliyat olduğu yere geldik. Ürolog baktı, yatmasına gerek yok dedi. Dermatolog baktı, yatmasına gerek yok dedi.
  • Nörolog baktı, yoğun bakımdaki süreçte bir şeyler olabilir dedi.
  • Hastaneye döndük ama yoğun bakım epikrizi (hastaya ne işlemler yapıldığını (tahliller, ilaçlar vb.) ve gözlemleri içeren, her gün tutulan not) yokmuş. İstedik, hazırlanıyor.
Sonuçta şunu öğrendim:
  1. Biz Ankara gibi bir yerde bunu yaşıyorsak, Hakkari’de, Van’da, Ağrı’da olanın vay haline! (burası Çarkıfelek tadında oldu ama tespit işte, ne yaparsın!)
  2. Özel hastanelerin ne işlem yaptıkları, neden yaptıkları vb. konuları çok ama ÇOK ciddi araştırılmalı.
  3. Sağlık şart!

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+