Hayek'in Samimiyetsizliği (Yoksa İki Yüzlülüğü mü?)

h3

Sol görüşlü The Nation dergisi Amerikalı milyarder Charles Koch ile Friedrich Hayek arasında 1973’de geçen bir mektuplaşmayı ortaya çıkarmış. Mektuplar Stanford Üniversitesi’ndeki “liberal” Hoover Enstitüsü’nün Hayek arşivlerinde bulunmuş. Dergide yazılanlar şurada. Koch’un mektubunun The Nation‘daki linki de şurada.

Ancak The Nation‘daki metin tam değil. Haberi hazırlayan Yasha Levine ve Mark Ames siteleri The Exile‘da mektubun tam metinini orijinalinin resmiyle birlikte vermişler. Ayrıca Levine ve Ames Msnbc’deki bir programa katılarak konu hakkında konuşmuşlar. (Programın videosuna şuradan da bakılabilir.)

Maalesef The Nation’daki haberin içeriği Hayek’in fikirlerinde ne kadar samimiyetsiz bir insan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kimileri bunu iki yüzlülük olarak bile görebilir. Meselenin özü şöyleymiş:

Charles Koch 1967’de kardeşleriyle birlikte babasının petrol şirketini miras alıyor ve Amerika’nın en zengin adamlarından biri hâline geliyor. Kendisi aynı zamanda liberal bir düşünce kuruluşu olan Institute for Humane Studies’e (IHS) de parasal destek veriyor. Koch 1973’te enstitünün başkanı oluyor ve Avusturya İktisat Okulu hakkında 1974’te yapılacak bir kongrenin hazırlıklarına yardım etmesi için Hayek’i “ayrıcalıklı kıdemli bursiyer” (distinguished senior scholar) sıfatıyla enstitüye davet ediyor.

Ancak Hayek bu daveti (önce) reddediyor. 16 Haziran 1973’te enstitü sekreterine gönderdiği mektupta Hayek aynı yılın başlarında safra kesesi ameliyatı olduğunu ve ameliyatın “evinden uzaklarda hastalanmanın yaratacağı sorunlara ve maliyetlere ilişkin endişelerini arttırdığını” yazıyor. İşin en güzel kısmı da burada: Zira Avusturya devleti II. Dünya Savaşı’ndan sonra uygulamaya koyduğu reformlar sayesinde bir sosyal güvenlik hizmeti olarak tüm vatandaşlarına sağlık hizmeti (evrensel sağlık hizmeti) sunuyor. Hayek de bu hizmetten yararlanmak için uygun koşullara sahip. Oysa o dönemde Amerika’da böyle bir hizmet yok, bu nedenle Hayek Amerika’ya gitmeye çekiniyor.

Nitekim IHS’nin başkan yardımcısı (ve sonradan Koch’un şirketinde üst düzey yönetici olan) George Pearson üç hafta sonra Hayek’e bir mektup gönderiyor ve Hayek’e Amerika’da kendi bütçesine uygun özel bir sağlık sigortası ayarlamalarının hiçbir şekilde mümkün olmadığını itiraf ediyor. Ancak ne mutlu ki, Chicago Üniversitesi’nde hoca olan “liberal” iktisatçı Yale Brozen’ın öğrendiğine göre, Hayek 1951 yılında aynı üniversitede hoca iken Chicago Üniversitesi sosyal sigorta programını kabul etmiş. Eğer Hayek bu programa ödeme yaptıysa sigortadan hâlâ faydalanabilirmiş.

Gerçekten de enstitünün birkaç hafta sonra Hayek’e haber verdiğine göre, Hayek Chicago Üniversitesi’nde iken bu programa katılmış ve 10 sene boyunca ödeme yapmış. Dolayısıyla emeklilik ödentisi almaya hak kazanmış. Charles Koch da 10 Ağustos 1973’te Hayek’e bir mektup göndererek Amerika’da daha kısa bir süre için kalmasında ve sosyal güvelik programının emeklilik ödentisinden faydalanmasında ısrar ediyor. Hatta Koch daha da ileri giderek Hayek’i Amerikan devletinin sağladığı Medicare adındaki sağlık sigortasından faydalanması için teşvik de ediyor.

Sonuçta Hayek 1975’te Amerika’ya gidiyor ve aynı yılın yaz ayını IHS’de yerleşik bursiyer (resident scholar) olarak geçiriyor. The Nation Amerika’daki bilgi edinme hakkını kullanarak devlete Hayek’in IHS’de kaldığı süre boyunca ya da Amerika’da kaldığı başka bir dönemde sosyal sigorta ödemesi alıp almadığını ve Medicare’den yararlanıp yararlanmadığını sormuş, ama haberin yayınladığı an itibariyle herhangi bir yanıt alamamış.

Görünen o ki Amerika’da özel sağlık sigortası olduğu için Hayek Amerika’ya gitmek istemiyor, çünkü Hayek’in bu sigortayı karşılamaya parası yetmiyor. O yüzden devletin sağlık hizmeti sağladığı Avusturya’da kalmayı tercih ediyor. İyi de, Hayek tüm hayatı boyunca devletin bu türden sosyal güvenlik hizmetleri sunmasına karşı çıkmamış mıydı? Ama işine gelmeyince daha iyi hizmet verdiğini düşündüğü devletin sağlık sigortasını tercih etmekten hiç çekinmiyor.

Haberde yazdığına göre, Koch ve IHS’deki liberaller sürekli olarak Hayek’i Amerika’daki devlet sigortasının kendisinin sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya kâfi geleceğine ikna etmeye çalışıyorlar. Tüm bu olup bitenlerde Amerika’daki liberaller ve Hayek yaptıklarından hiçbir rahatsızlık duymuyorlar. Yazının geri kalanında da 1974′te tanınmış liberal düşünce kuruluşu Cato Enstitüsü’nü kuran Koch ve takipçilerinin liberalizm adına neler karıştırdıkları anlatılıyor.

Dahası The Nation soruyor: Niye milyarder Charles Koch Hayek’in özel sağlık sigortası parasının bir kısmını karşılamamış? Çünkü daha iyisi var: Devlet! Devletin sunduğu hizmet hem daha iyi hem de daha ucuz. The Nation’a göre belki de Koch’un cimriliği liberal değerlerin ardındaki toplumsal ahlâk anlayışını ortaya çıkarıyor: Her koyun kendi bacağından asılır; bencillik erdemdir.

Türkiye’de de böyle olmuyor mu? Bugün liberal olduğunu iddia edenlerin geçmişlerine baktığınızda bunların arasında neredeyse 30 sene devlette çalışmış kişiler olduğunu görürsünüz. Bugün özel üniversitelerde hocalık yapan liberal hocaların hemen hemen hepsi devlet üniversitesinden gelme kişilerdir. Liberal olduğunu söyleyip hâlâ devlet üniversitesinde hocalık ve asistanlık yapan kişiler bile bulabilirsiniz. Tabii bir de devlet televizyonunda program yapan liberaller var. Bir defasında kendini liberal olarak adlandıran ve devleti kötüleyen bir kişiye neden liberal hocaların devletin televizyonunda program yaptıklarını sormuştum. Bana şöyle yanıt vermişti: “Ama onlar yapmazsa başkaları yapacak.” Ama gerçek hayatta buna liberalizm değil, fırsatçılık (oportünizm) deniliyor.

Daha önce sitede yayınladığım bu yazı yeni server’a geçtiğimiz vakit silinmiş, o yüzden burada yeniden yayınlıyorum.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.