Hanım koş! ODTÜ ilk 100'e girmiş!

Herkesin olduğu gibi bu haberi ilk duyduğumda bende heyecanlandım! Hoş, bu konularla ilgili iktisat eğitimi özelinde yazılar yazmış birisi olarak üniversitelerimizin yayın potansiyelleri hakkında bir miktar bilgi sahibi olduğum için biraz da garibime gitmişti. Hayır, ODTÜ’nün bu listeye giremeyeceğini düşündüğümden değil; böyle bir listenin ilk 100’üne Türkiye’den hiçbir üniversitenin, en azından şimdilik, girebilmesinin mümkün olmadığını bildiğim içindi. Eğri oturup doğru konuşalım. Eğitime ayrılan bu bütçeyle, üniversitelerin büyük kısmı “depo üniversite” olarak kullanılırken, hala 3-5 akademisyenle üniversite açabiliyorken, bir akademisyene bir sınavda 900 kağıt okutulurken akademi camiasından nasıl bir başarı bekleyebiliriz? Diğer taraftan İngilizce bilgisi KPDS ya da ÜDS sınavına mahkum, onlarca profesörün uluslararası doğru düzgün bir yayının olmadığı bir zihniyet yapısından nasıl iyi bir araştırma bekleyebiliriz? Haliyle bu denklemin iki tarafı da sorunlu olduğu için, iki tarafının da düzenlenmesi gerekiyor. İşte bu duygularla Times’ın verilerine biraz daha yakından bakmaya karar verdim. Gelin, birlikte inceleyelim…

Times Higher Education’un 2011-2012 yılı için yayınladığı genel sıralamasında Bilkent 201-225 aralığında, İTÜ 276-300, Boğaziçi ise 301-350 aralığında yer alıyor. ODTÜ ise bu listede, İTÜ’nün hemen ardından geliyor. Peki hangi listenin ilk 100’ünde var? “Reputation list” adı verilen; dünyadan rastgele seçilen akademisyenlerin yer aldığı bir anket çalışmasının sonuçlarına göre açıklanan listede var, hem de ilk 100’de! Metodun detaylarını merak edenler buyursunlar.

Bundan bir yıl önceki genel sıralamada ise Bilkent 112, ODTÜ 183. sıradaymış.  Hatırlarsanız, bir üst paragrafta ODTÜ’nün bu seneki listenin sonlarında olduğunu söylemiştim. ODTÜ geçen sene önlerde girdiği listeye bu sene yaklaşık olarak 200 sıra gerileyerek girmiş ama yine de akademisyenler arasında “bu okul  Bilkent’ten falan daha iyidir” diye düşünülmüş. Bu mesele 1.000TL’lik telefonu alıp da konuşacak kontör bulamayan genç arkadaşlarımı hatırlattı bana!

Üniversitelerimizin bu listeyi oluşturan alt öğelere göre geçen seneki performansları ise şöyle: Genel sıralamanın %32.5’lik kısmını oluşturan atıf (citation)’a göre Bilkent 19. sırada; ODTÜ 119’da. Listenin ilk 20’sinde ilgi çekici olan -Bilkent’i saymazsak- tek figür İskenderiye (Alexandria) Üniversitesi. Mısırdaki bu üniversite sıralamada 4. sırayı işgal ediyor. Harvard, Stanford falan kendisinden sonra geliyor atıflara göre!..

Dönelim listenin %30’luk kısmını oluşturan “araştırma” başlığına göre neler olduğuna bakmaya… Bu sıralamada ODTÜ 175, Bilkent 186. sırada. İskenderiye’yi merak edenler için söyleyelim; kendileri 200. sıradalar. Sıralamanın %30’luk bir diğer kriteri olan öğretim (teaching)’e göre ise ODTÜ 176, Bilkent ise 193. sırada. (İskenderiye yine 200. sırada)

Bu listelerin yanına toplam değeri %7,5 olan iki kriter daha koyunca alın size Times Higher Education’un listesi… İşte bu listeye göre geçen sene 119. sırada olan ODTÜ bu sene ilk 400 üniversitenin sıralamasında bile yok.

Bildiğiniz üzere, 2003’ten bu yana üniversiteleri sıralayan bir başka oluşum da ARWU. ARWU’nun 2011 yılı çalışmasına göre Türkiye’den ilk 500 listesine giren bir tek üniversitemiz yok. Hatırlarsanız birkaç yıl önce bu listeye İstanbul Üniversitesi girmişti.

Şimdi gelin, ODTÜ’nün ve diğer üniversitelerimizin halini uluslararası yayınlarına  göre YÖK’e soralım. YÖK’te sadece 2010 yılı yayın sıralaması verilmiş. Buna göre en çok yayın yapan üniversiteler arasında 6. sırada olan ODTÜ, öğretim üyesi başına yayın sayısında da yine ilk 10’da gözüküyor. Buradan şunu çıkartabiliriz ki, ODTÜ Türkiye’nin en fazla sayıda yayın yapan üniversitelerinden birisidir. Bu sonuç, sanıyorum, kimseyi şaşırtmaz. Hatta bir adım ileriye gidip “ODTÜ, Türkiye’nin en iyi 5 üniversitesinden birisidir” desem yine kimseden çok fazla itiraz gelmez değil mi? Sayalım desek aklımıza Bilkent, Boğaziçi, Koç ve Sabancı dışında pek de başka okul gelmez herhalde? (Bilgi, Ege, Hacettepe, Ankara, Dokuz Eylül, Gazi, İstanbul, Marmara… diye giden liste için hemfikiriz ama nedense ilk anda aklımıza gelmiyor).

ODTÜ’nün Türkiye için iyi ama dünya için iyi olma yolunda bir üniversite olduğunu kabul etmeliyiz. O yüzden, lütfen, gazete haberlerinin “cehaletine” kanarak böbürlenmeyelim ve dünya üniversitesi olabilmek için gerekli olan şeylerin neler olduğunu bir kez daha düşünüp yapılması gerekenleri listeleyerek gerekli adımları atalım.

Not: ODTÜ’nün sıralamadaki sırasının gözümden kaçan kısmını ikaz ederek uyaran Fatih Akçelik’e teşekkür ederim. Uyarısı doğrultusunda ilgili yerler düzeltilmiştir.

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+