Engin Ardıç ve Friedrich von Hayek

4303825588_b65646b915_o

Kütüphaneyi karıştırırken Nazım Güvenç’in bir hayli vakit önce aldığım Hayekizm adlı ufak kitabını buldum. 1999’da yayınlanan kitap bildiğim kadarıyla Turan Yay’ın Hayek’te İktisadi Düşünce kitabından sonra Türkçe yazılmış ve Hayek’in fikirlerine giriş niteliğini taşıyan ilk kitap. Bir diğer kitap da ilk baskısı 1996’da yapılan Eamonn Butler’ın Hayek adlı kitabı. Ama Türkçe yerine Osmanlıcaya çevrildiği ve içinde yer yer İngilizceden bozma kelimeler olduğu için Butler’ın kitabı okuyana sıkıntı verebilir. Bu nedenle kitabın İngilizcesini okumak daha faydalı olabilir. Güvenç kitabında konuları Butler’dan daha farklı bir sıralamayla ele alıyor ve bazı hususlarda onun kadar ayrıntıya girmiyor. Bu açıdan kitabın Butler’ın kitabına kıyasla daha genel nitelikte olduğu söylenebilir.

Güvenç’in kitabında benim ilgimi çeken husus Engin Ardıç’ın 1984’te yazdığı bir yazıdan bahsetmesi oldu. Güvenç kitabın önsözünde 1980’li yıllarda Hayek’in ekonomi reçeteleri Türkiye’de Özal eliyle uygulamaya konulduğunda Hayek’in isminin Türkiye’de bilinmediğini, ismi nadiren anıldığında da Hayek’in önyargıların kurbanı olduğunu yazıyor ve örnek olarak Engiç Ardıç’ın Dünya gazetesinde 7 Mart 1984’te yayınlanmış yazısını veriyor. Anladığım kadarıyla Güvenç yazının tamamını kitabına koymamış, zira arada boşluklar var. Bakın, bizdeki liberallerin sevdiği yazarlardan olan Ardıç Hayek hakkında ne “güzel” şeyler yazmış:
Herr Professor Friedrich von Hayek

İnsanın aklına korku romanlarındaki manyak profesörler geliyor… Hava fırtınalı ve şimşeklidir. Baştan aşağı karalar giymiş, silindir şapkalı çılgın profesör, bilimi Kötülük Tanrısı’nın emrine vermiş, koluna bacağına birtakım kablolar bağladığı canavarı canlandırmaya çalışıyor… Yüzünde çarpık ve sinsi bir gülümseme… Yardımcısı çirkin ve kambur bir cüce de zıp zıp zıplayıp iğrenç kahkahalar atıyor… Profesörün şatosunun zindanlarından birinde de mutlaka çok genç ve güzle bir kız – nedense hep sarışın olur – kendisini deli doktordan kurtaracak yakışıklı prensi beklemektedir.

Saygıdeğer Herr Professor Friedrich von Hayek nedense hep bu çağrışımı yaratıyor… Üstelik halim selim bir ihtiyarcık bu adam. İnce çerçeveli gözlüklerinin ardından sevimli sevimli gülümseyen bir büyükbaba. Dünyada kazanılabilecek en saygın ödüllerden birini, Nobel İktisat Ödülü’nü de elde etmiş çok önemli bir iktisatçı (…)

Üstat, bir başka sayın profesörün, Prof. Milton Friedman’ın “pirî” ve akıl hocasıdır. Bugün adına “Friedmancılık” denen ne varsa, aslında “Hayekçilik”tir.

L’Express dergisinden geçen hafta Hayek hakkında bir inceleme yayınlayan Yves Guihannec bile – ki liberal, hatta tutucu bir fikir adamıdır – ister istemez onu “sağcı anarşist”, “ultra-liberal” deyimleriyle tanımlıyor. Övemeye çalışmış, ama bakmış ki adamın övgüye gelir tarafı kolay kolay bulunamıyor, sonunda “Hayek en saf anlamıyla liberalizmi temsil ediyor” deyip kesmiş. (…) İş düşünce düzeyinde kalsa kimsenin bir diyeceği olmaz. Adamın kitaplarını okuyup rafa kaldırırsın, olur biter. İşin önemli yanı, şu anda birçok ülkede Herr Profesorr’ün görüşlerinin ve reçetelerinin uygulama alanında olması. Bayan Thatcher açıkça “ben Hayekçiyim” dedi. Hayek ABD’de en saygın düşünür durumunda. Eserlerini Fransızcaya kim çevirmiş bakalım? Giscard’ın başbakanı Raymond Barre. (…)

Başta Herr Professor Friedrich von Hayek adı, canavar yaratmaya çalışan manyak doktorları çağrıştırıyor dedik ya, yanlış… Hayek bana, azıcık düşününce, şunu hatırlattı:

Red Kit’te vardır hani. Sıska bir atın çektiği tenteneli bir araba kasabaya gelir. Silindir şapkalı, keçi sakallı bir herif şişesi bir dolara her derde deva âb-ı hayat satışlarına başlar…Yanında kimi zaman geri zekalı bir Meksikalı ya da Kızılderili yamağı da vardır.

Sonunda ne mi olur? Genellikle Red Kit gelip şarlatan profesörü bir güzel “ıslatır”… Kimi zaman da kasaba halkı uyanıp  adamı çürük yumurta yağmuruna tutarlar ve kasabadan sürüp çıkarırlar…

Engin Ardıç’a göre Hayek bu “şarlatan profesör” ise yanındaki geri zekalı Meksikalı ya da Kızılderili kim olabilir? Bizim memlekette böyle Meksikalılar ya da Kızılderililer var mıdır acaba?

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.