Penguenler Devrim Mi Yapıyor?: Açık-kaynak üretim modeli üzerine

Kaynak: Warner Independent Films

25 Ağustos 1991

Herkese merhaba,

(…) (bedava) bir işletim sistemi yapıyorum (sadece bir hobi, gnu gibi büyük ve profesyonel olmayacak.) (…) Çoğu kişinin ne özellikler istediğini bilmek isterim. Tüm önerilere açığım ancak bunları uygulamak için söz vermiyorum :)”

Finlandiyalı bir bilgisayar bilimleri öğrencisi olan Linus Torvalds, henüz 21 yaşındayken, bir internet e-posta grubuna[1] yukarıdaki satırları gönderdiğinde, nasıl bir değişim başlatacağının farkında bile değildi. Küçük bir yazılımcı grubunun önerileriyle, yazdıkları kodlarla ve temizledikleri “bug”larla gelişen bu proje, günümüzde milyonlarca insanın kişisel bilgisayarlarında,günümüzde cep telefonlarından internet sunucularına sıklıkla kullanılan Linux işletim sisteminin temelini atmıştı. Projenin maskotu penguen Tux, tüm dünyada linux kullanıcılarının ve özgür yazılım destekçilerinin sembolü oldu.

Geçen yirmi yıldan fazla zaman, bize şu soruyu defalarca sordurdu: “Kendi kendine organize olup hiçbir ücret almadan -sadece bir hobi olarak- katkı sağlayan, dahası birbirlerini hiç tanımayan bir grup insanın, milyarlarca dolarlık dev yazılım şirketlerinin hiyerarşik organizasyonları içinde tam-zamanlı çalışan üst düzey yazılımcıların geliştirdiği Windows, iOS gibi işletim sistemleri ile rekabet edebilmesi[2], nasıl mümkün olabilirdi?

İmkansız aşk: Microsoft <3 Linux

Bu sorunun cevabını aramak için başlayacağımız yer, üretilen bu yazılımın yapısı olacak. Linux işletim sistemi, Özgür/Açık-Kaynaklı[3] bir yazılımdır. Windows’tan prensip olarak farkı şudur: Windows’u satın aldığınızda, programın aslında kullanım hakkını satın almış olursunuz. Programın sadece size gösterilen kısmını görür, size sağlanan şekillerde etkileşime girersiniz. Ancak programın algoritmaları, kullandığı programlama dilleri, arka planda ne işlemler yürütüldüğü sadece Microsoft’un belirlediği kişilerin bilgisi dahilindedir. Dahası bu bir ticari sırdır ve fikri mülkiyet hakları dahilinde koruma altındadır.

Linux ve diğer açık kaynaklı yazılımlarda ise durum tamamen farklıdır. İstisnaları olmakla beraber, çoğu zaman yazılıma para vermezsiniz. Yazılım, özel lisanslar tarafından çoğu zaman size aşağıdaki hakları sağlar:

  • Kaynak kodlarına erişim hakkı: Yazılımın altındaki algoritmaları görür, programın nasıl çalışıp neler yaptığına dair bilginiz sahibi olabilirsiniz.
  • Değişiklik yapma hakkı: Yeterli programlama bilginiz olduğu taktirde, ihtiyacınız olan düzeltmeleri ve eklemeleri yapabilir, hoşunuza gitmeyen kısımları çıkartabilirsiniz. Dahası bunların başkaları için de önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu değişikliklerin esas programa eklenmesini önerebilirsiniz.
  • Dağıtım hakkı: Programı başkasına verebilir, web sitenize koyabilir veya başka herhangi bir şekilde yayabilirsiniz. Diyelim ki bir linux dağıtımını, iktisatçıların ihtiyaçlarına göre şekillendirip, “İktisatux” adıyla yayınlamanıza, hatta belli koşullar altında satmanıza dahi bir engel yoktur.

Harvard Üniversitesi Hukuk Bölümü’nde görev yapan Prof. Yochai Benkler, açık-kaynak projelerinin dahil olduğu üretim biçimlerine “Commons-based peer production” adını veriyor.[4] Muhtemelen kötü bir çeviri denemesiyle “Ortaklık-tabanlı denkler üretimi” diyebiliriz. Benkler, “The Wealth of Networks” kitabında[5], bu tip üretimlerdeki “ortaklık” teriminin, bu üretimin biçiminde, mülkiyetin asimetrik olarak bir kişinin ya da grubun elinde olmadığını vurguladığını belirtirken, denkler üretimini ise, bireylerin herhangi bir hiyerarşik zorlama olmaksızın, kendi inisiyatifleri dahilinde ve yerelleşmiş kaynaklarla yaptığı üretim olarak tanımlanıyor. Benkler’in önemli bir vurgusu, sermayenin mikro düzeyde yerelleşmesi.

Örnek vermek gerekirse, bir yazılım şirketi kurmak istiyorsanız-hatta argüman gereği Microsoft ile rekabet edebilecek bir yazılı şirketi diyelim- , yazılımcılardan öte ihtiyacınız olan şey ciddi bir sermayedir. Microsoft’a rakip olacak firmanıza yaraşır binaları, ofis mobilyaları ve araçları, şirket içi ağları, binlerce kişisel ve çok sayıda süper bilgisayarı karşılayabileceğiniz bir sermayeden bahsediyoruz. Bu tip endüstriyel üretimin karşısında, açık-kaynak projemiz çalışıyor. Ofis mobilyaları çok. Belki tek tip değiller ama en azından çalışanların evlerinin rahatlığında. Belki çoğu küçük, eski bilgisayarlar ama bilgisayar da çok; hem de binlerce değil milyonlarca. Şirket içi ağları ise neredeyse bedava: internet. İşte herkes kendi küçük sermayesini, bu “şirketin” hizmetine vermiş durumda. Yerel-sermaye diye tanımlanan olgu bu. Benkler’e göre İnternet’in bu gelişmede rolü “devrimi ateşleyen” olmaktan ziyade onun oluşmasına izin vermek. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz, ileride “internet devrimi” olarak tanımlayacağımız şeyi yaşıyorsak şu anda, bu salt enformasyonun demokratikleşmesinden ziyade, bizim bunu kullanarak, organizasyon ve üretim biçimini değiştirebilmemizden kaynaklı olacaktır.

Peki işler sadece yazılımla mı sınırlı? Tabii ki hayır. Her ne kadar, “açık kaynak tipi” üretim, belli sınırların içinde kalmış gibi görünse de, kimi alanlarda hayli yaratıcı uygulamalarını görmek mümkün. Örneğin Wikipedia’yı ele alalım.

"EnwikipediaArt" by HenkvD - Own work. Licensed under CC BY-SA 3.0 via Wikimedia Commons - http://commons.wikimedia.org/wiki/File:EnwikipediaArt.PNG#/media/File:EnwikipediaArt.PNG

Yıllara Göre Wikipedia ingilizce sürümündeki madde sayısı Kaynak: “EnwikipediaArt” by HenkvD – Own work. Licensed under CC BY-SA 3.0 via Wikimedia Commons

Tamamen kullanıcıların hazırladığı ansiklopedi fikri ilk bakışta ne kadar ürkütücü gözükse de, bugün hem içerik sayısı hem de kapsam olarak, tamamen profesyonellerin hazırlayabileceği bir ansiklopedinin sınırlarının çok ötesinde bir kaynak olarak ansiklopedileri tozlu raflara hapsetmiş durumda. Dünyada en çok ziyaret edilen 10 internet sitesinden biri olan Wikipedia, beş milyona yakın makale barındırmakta. Wikipedia’da 240.000 civarında da Türkçe makale yer almakta. Kullanıcılar kodlar ve buglar yerine, bilgiler ve hatalarla muhatap olsa da “açık-içerik” adı verilen bu sistem açık-kaynak tipi yazıım üretimin bir ikizi.

Açık-kaynak tipi üretimin gelecek vadeden projelerden birisi ise, RepRap projesi. Bu proje, tasarımı ve yazılımında açık-kaynak modeli kullanılan 3-D yazıcılar üretmeyi amaçlıyor. Fakat, çığır açma potansiyeli olan hedefleri şu:  Kendini replike edebilen 3-D yazıcılar. Yani bu 3-D yazıcıyı kullanarak, başka bir 3-D yazıcı üretmek!

RepRap projesinin yaratıcısı Adrien Bowyer, bir 3-D yazıcının ürettiği plastik parçalarla üretilen başka bir 3-D yazıcı ile poz verirken: "Baba", "Oğul"

RepRap projesinin yaratıcısı Adrien Bowyer, bir 3-D yazıcının ürettiği plastik parçalarla üretilen başka bir 3-D yazıcı ile poz verirken: “Ebeveyn”, “Çocuk” Kaynak: http://reprap.org/wiki/About

Sizin bir tane edinip iki kopyasını yazdırıp birini arkadaşınıza, diğerini amcanıza hediye edeceğiniz; onların da kendi arkadaşlarına hediye edeceği bir 3-D yazıcının, günümüzde 3-D yazıcıların kişisel üretimde yapacağı devrimler tartışılırken, ne kadar büyük bir potansiyeli olduğunu görmek zor değil. Halihazırda RepRap yazıcıları yalnızca kendi plastik parçalarını üretebiliyor ancak geçtiğimiz aylarda gelen, 3-D yazıcılarla ev inşa edilmeye başlandığı haberi düşünüldüğünde, bu projenin potansiyeli daha net görülebilir. Diğer belirgin örneklere kısaca değinmek gerekirse, SETI@Home projesi, kullanıcıların bilgisayarlarını kullanmadığı zamanlarda, işlemci güçlerini kullanarak radyo teleskop verilerinde dünya-dışı canlı izleri aramayı, Project Gutenberg, kamu-mülkiyetindeki kitapların farklı e-kitap formatlarında düzenleyip yayınlamayı, DemocracyOS, açık-kaynak mekanizmasını politik kararlara uygulamayı amaçlıyor. Açık-içerikli akademik dergiler, kullanıcıların oluşturduğu haritalar, açık tıp veri tabanları vs. örnekler çokça artırılabilir. Tabii ki akla gelen örneklerden biri de Twitter. Evet, ironik bir şekilde endüstriyel haber kanallarının Penguen belgeselleri yayınladığı devirde, “açık” bir haber kaynağı olarak Twitter da örneklerin içine girebilir.

Peki biz İktisatçılar için, açık-kaynak tipi üretim açısından aklımızı kurcalayan sorular nelerdir? Bir sorumuz, bu yeni sistemin, endüstriyel üretim biçimlerini hangi sınırlar içinde değiştirebileceği. Açık-kaynak gerçekten sanayi devrimi gibi bir devrimi mi ateşlemekte? Yoksa geçtiğimiz yirmi yılın açık kaynak projelerini sadece internetin, insan verimliliğinin artırmasından dolayı ortaya çıkan faydalı ancak sınırlı yan ürünler olarak mı görmeliyiz. İkinci temel soru açık-kaynak tipi üretimin fikri mülkiyet üzerindeki tehdidinin teknolojik ve bilimsel gelişme için bir baskı yaratıp yaratmadığı? Üçüncü sorumuz ise bir davranışsal-iktisat klasiği: zamanını ve yeteneklerini, doğrudan maddi bir gelir beklentisi olmadan, topluğun kullanımına sunan açık-kaynak geliştiricisini Homoeconomicus ile açıklamamız nasıl mümkün?

Bu soruların bir kısmının cevaplarını sonraki yazılarımızda arayacağız, bir kısmını ise ancak zaman gösterecek,

Görüşmek üzere,

Ali Seyhun Saral

Twitter @seyhunsaral


Notlar ve Kaynaklar

[1] Teknik bir hatayla internet olarak adlandırdığımız tartışma topluluğu, aslında internet ile birebir tuttuğumuz “World Wide Web” ortaya çıkmadan önce kurulmuş olan Usenet ağının bünyesinde bir tartışma grubudur. Mektubun tam metni için: http://www.thelinuxdaily.com/2010/04/the-first-linux-announcement-from-linus-torvalds/

[2] İstatistiklerin derli toplu bir listesi için: http://en.wikipedia.org/wiki/Usage_share_of_operating_systems

[3] Özgür yazılım ismi, açık-kaynak yazılım hareketinin öncülerinden ve Özgür Yazılım Derneği (Free Software Foundation) kurucusu Richard Stallman tarafından önerilmiştir. Konuyla ilgili yazısını buradan Türkçe olarak da okuyabilirsiniz: https://www.gnu.org/philosophy/open-source-misses-the-point.html

[4] Benkler, Yochai. “Coase’s Penguin, or, Linux and” The Nature of the Firm”.” Yale Law Journal (2002): 369-446.

[5] Benkler, Yochai. The wealth of networks: How social production transforms markets and freedom. Yale University Press, (2006). (Not: Kitap açık-kaynak hareketiyle yakından ilişkili olarak CreativeCommons lisansı altında olduğu için ücretsiz olarak indirilebilir)

İlk Görselin Kaynağı: Warner Independent Films

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Ali Seyhun Saral

Yazar Hakkında Ali Seyhun Saral

Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünde, yüksek lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi bölümünde almıştır. Ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde araştırma görevlisi ve Bilgi Ekonomi Laboratuvarı(BELIS)'nda Laboratuvar yöneticisi pozisyonlarında bulunmuşur. Trento Üniversitesi'nde Ekonomi ve İşletme doktora eğitimini sürdürmektedir. İlgi alanları arasında, Deneysel ve Davranışsal İktisat, Sosyal Seçim Teorisi, Sosyal Psikoloji, Karar Teorisi ve Sosyal Psikoloji bulunmaktadır.