Dış Ticaret Kan Kaybediyor

Bilindiği gibi, resmi dış ticaret istatistikleri takip eden ayın son iş günü Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanırken ayın ilk iş günü ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ayrı ayrı olarak geride bırakılan ayın geçici dış istatistiklerini yayınlıyor. TİM tarafından birlik onay koduna tabi dış ticaret istatistikleri açıklanırken geriye kalan birlik onay koduna tabi olmayan işlenmemiş kıymetli maden ihracatı, bedelsiz ihracat, deniz ve hava taşıtlarına yapılacak teslimat kapsamında ihracat vb. kayıtları içeren geçici dış ticaret istatistikleri ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanmaktadır [1].

TÜİK’in açıkladığı resmi dış ticaret istatistiklerine göre [2] ihracatımız Haziran ayında %6,9 oranında azalırken ithalatımız ise %12,5 oranında düşüş göstermiştir. Yılın ilk yarısı itibariyle 2014 yılının aynı dönemine kıyasla ihracatımızda %8,2 oranında düşüş gözlemlenirken dış ticaret hacmimiz ise %9,8 oranında azaldı. Aylık dönemler itibariyle yılın ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemlerine kıyasla tüm aylarda ihracat ve ithalat değerlerimizdeki azalış dikkat çekmektedir. Son dönemlerde zayıf seyreden iç talep büyümesinin olumsuz etkileri ithalat taraflı gerilemeden dolayı net ihracatın yapmış olduğu katkılarla tazmin edilebilse de özellikle 2015 yılında dış pazarlardaki belirsizliklerin de büyük etkisiyle dış ticaretin ekonomimizdeki lokomotiflik görevi geçtiğimiz dönemlere kıyasla zayıflamaya başladı. Yıllıklandırılmış resmi ihracat değerimiz 2015 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,6 oranında azalarak 151,1 milyar dolara geriledi. Bu noktada 2012 yılının sonu itibariyle ihracatımızın 152,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatmakta fayda var.

Grafik 1: Ocak 2009-Haziran 2015 Dönemi Türkiye’nin Yıllıklandırılmış İhracat Değerleri

Kaynak: TÜİK

Kaynak: TÜİK

Temmuz ayı geçici dış ticaret istatistikleri de dış ticarette gözlemlenene kan kaybını bir kez daha gözler önüne seriyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre [1] 2015 yılının Temmuz ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre ihracat %15,4 oranında azalarak 11,2 milyar dolara gerilerken ithalat isse %8,5 oranında azalarak 18,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Temmuz ayında yıllıklandırılmış ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %5 oranında azalarak 148,9 milyar dolara gerilerken dış ticaret hacmi ise 376 milyar dolara geriledi.

Tablo 2: Temmuz 2014 – Temmuz 2015 Aylarında Dış Ticaret Verileri

Kaynak: GTB

Kaynak: TÜİK

Temmuz ayı geçici dış ticaret istatistiklerinde görülen bu keskin düşüşün en önemli sebeplerinden biri olarak en yüksek ihracatı yaptığımız fasıllarda görülen önemli ölçüdeki düşüşler gösterilebilir. 2014 yılı Temmuz ayında en fazla ihracatı yapılan ilk beş fasılda 2015 yılı Temmuz ayında %15 oranında düşüş gözlemlenmiştir. Motorlu kara taşıtları faslında yıllık ihracat azalışı %10 oranında gerçekleşirken demir ve çelik faslında bu azalış %27 oranında elektrikli makine ve cihazlar faslında ise %16 oranında gerçekleşmiştir [2].

Tablo 2: Temmuz 2014 – Temmuz 2015 Aylarında Yıllıklandırılmış İhracat ve İthalat Verileri 

Kaynak: GTB

Kaynak: GTB

Yazının başında dış pazarlardaki belirsizliklerin de dış ticaretimizin, özellikle de ihracatımızın kan kaybetmesinde önemli rol oynadığını belirtmiştim. GTB verilerine göre 2015 yılı Temmuz ayında en yüksek ihracatı yaptığımız pazar olan Almanya’ya ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre %15,5 oranında azalırken siyasi belirsizlikler ile savaşın etkilediği Irak’a ihracatımız ise aynı dönemde %21 oranında azalmıştır. Söz konusu dönemde İngiltere ve ABD’ye yapılan ihracatın sırasıyla %7,7 ve %7,2 oranlarında artış göstermesiyle olumsu etki bir miktar azalmıştır. 2014 yılı Temmuz ayında toplam ihracatımız içerisinde %10,1’lik paya sahip olan Almanya 2015 yılına gelindiğinde %10’un altına düşerek %9,8 oranında pay almıştır.

Konu çok daha derin analizler, yorumlar gerektiriyor ancak sizleri de sıkmamak adına bir de günümüz dünyasında artık dış ticaret denince direk akla gelen teknolojik yoğunluk konusuna değinip yazıyı sonlandıralım. Gerek iktisadiyat çatısı altında gerek başka kaynaklardan ihracatın teknolojik yoğunluğu ve sofistikasyonu ile alakalı birçok çalışmaya rastlamışsınızdır. TÜİK’in ISIC sınıflamasına göre yayınladığı ihracat veirleri OECD’nin teknolojik yoğunluk sınıflaması ışığı altında incelendiğinde özellikle 1996’dan sonra Gümrük Birliği’nin etkisiyle düşük teknolojili ihracattan orta-düşük ve orta-yüksek teknolojiye doğru bir dönüşüm gözlemlendiği görülmekte. Ancak aynı başarıyı ne yazık ki yüksek teknoloji ihracatının toplam ihracat içerisindeki payını artırmada sergileyemediğimiz de bir gerçek.

2008 yılından bu yana %2,9-%3,2 gibi çok dar bir banda sıkışıp kalan yüksek teknoloji ihracatının payı 2015 yılı Haziran resmi dış ticaret verilerine göre ise %3 oranında gerçekleşti. Takip edemeyen okurlarımız için yararlı olabilir: %3 oranı çok mu düşük? Şu iki örnek bu soruyu cevaplamakta yeterli olacaktır diye düşünüyorum. 2023 İhracat Stratejisi ve Eylem Planı’nda 2015 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayi ihracatı içerisindeki payının %4,9’a çıkarılması hedefleniyordu. Yüksek teknolojili ihracatın toplam imalat sanayi ihracatı içerisindeki payı Çin’de %32-33, Çek Cumhuriyeti’nde %17-18, Polonya’da %11-%12 düzeylerinde [3].
Gerek içerideki gerek dışarıdaki belirsizliklerden dolayı dış ticaret istatistiklerindeki kan kaybının bir süre daha devam etmesi bekleniyor ne yazık ki. Ek olarak, ilerleyen dönemlerde rekabetçiliğimizi güçlendirmek için daha nitelikli ve ileri teknoloji ihtiva eden bir ihracat yapısına doğru hareket etmek gerektiğini de bu vesileyle bir kez daha tekrarlayalım.

Tablo 4: 2008 – 20015 Döneminde Yüksek Teknolojili İhracatın Toplam İmalat Sanayi İhracatı İçerisindeki Payı

Kaynak: TÜİK, OECD

Not: 2015 değerleri Ocak-Haziran dönemi içindir.

Kaynaklar
[1] Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret, Şirket ve Esnaf Geçici İdari Verileri, 2015 Yılı Temmuz Ayı Veri Bülteni
[2] TÜİK, Dış Ticaret İstatistikleri, Haziran 2015
[3] Duman, M. C. (2015). What Did Poland Achieve? Comparison of Polish and Turkish Economies, Cracow University of Economics Discussion Papers Series, CUE DP 2015, No. 1 (19)
[4] İlk Görsel: http://www.imexport.gov.lk/

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Mert Can Duman

Yazar Hakkında Mert Can Duman

2011 yılında TOBB ETÜ İktisat Bölümü’nü bitirdikten sonra 2014 yılında aynı bölümde “Explications on the Export Sophistication of Turkey and Its Export Destinations” başlıklı teziyle yüksek lisans programını tamamladı. TOBB ETÜ’de öğretim asistanlığı, TEPAV’da araştırma asistanlığı yaptı, dış ticaretin görünümü ve sektörlerin rekabet gücü üzerine çalıştı. Ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayınlandı. Asıl çalışma alanı dış ticaret olmakla beraber kent ekonomisi, sürdürülebilir kalkınma, yeşil ekonomiler, sanat ekonomisi konularında da çalışıyor. 1996 yılından itibaren TRT Çocuk ve Gençlik Halkoyunları Topluluğu’nda görev aldı; Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nda antrenör olarak görev yaptı; il, grup ve Türkiye Finali yarışmalarında dereceler elde etti. Halen Ankara Özel Tevfik Fikret Okulları’nda sanat yönetmenliği yapmakta ve bir kamu kurumunda uzman yardımcısı olarak çalışmaktadır.