Rothbard’tan Hayek’e: “Fuck You!!”

hayek-and-rothbard-1976-smaller

Bir süre önce, dosyaları karıştırırken elime Friedrich Hayek’in “Two Types of Mind” adlı makalesinin fotokopisi geçti. Fotokopiyi zamanında Mises Enstitüsü’ndeyken çekmiştim. Mises Enstitüsü, Avusturya iktisatçısı Ludwig von Mises’in adını taşıyan ve Alabama’da bulunan liberal bir düşünce kuruluşu. Fotokopiyi çekmemin nedeni, makalenin üzerinde Murray Rothbard’ın notlarının olmasıydı. Bir iktisatçının başka bir iktisatçı hakkındaki düşüncelerini onun makalelerinden ya da kitaplarından okuyarak öğrenebilirsiniz. Ama özel notlarını, hem de hayli açık olanlarını bulup okumak ender gerçekleşen bir şeydir.

Notları bulmam tesadüfen oldu. O esnada ilgilendiğim bir şey için Hayek’in makalesi lazım olunca kütüphaneye gittim. Makalenin olduğu kitabı raftan aldığımda, kitabın Rothbard’a ait olduğunu gördüm. Ön kapağın arkasında kitabın Rothbard koleksiyonuna ait olduğunu gösteren bir çıkartma vardı. Tesadüf eseri Rothbard da benim aradığım makaleyi okumuş ve üzerine notlar almıştı. Böyle olunca hayli meraklandım. Ama Rothbard’ın yazdıklarına biraz dikkatli bakınca şaşırdım. Zira Rothbard bildiğimiz anlamıyla not almamış, onun yerine küfür yazmıştı. Neredeyse her sayfada küfür ediyordu. Bunları da hiç üşenmeden sayfa kenarlarına yazmıştı.

Yazdıklarının hepsini okuyamadım, Rothbard’ın son derece kötü bir el yazısı vardı. Notları diğer öğrencilere de gösterdim; onlar da okuyamayınca kitabı enstitü hocalarından Joseph Salerno’ya götürdük. Böylece kalan küfürleri öğrenebildik. İşin ilginç tarafı, Rothbard’ın bu yazdıklarını enstitüde daha önce kimse görmemişti. Maalesef okuyamadığım yerleri not almak o esnada aklıma gelmedi. Rothbard’ın da benim gibi Hayek’in fikirlerini saçma bulduğunu görünce not almayı unutmuştum. Hatırladıkça hâlâ hayıflanıyorum.

* * *

Rothbard’ın yazdıklarına geçmeden önce Hayek’in yazısından biraz bahsedelim. Hayek “Two Types of Mind” derken esas itibariyle iki farklı bilimsel düşünme biçimine sahip kişilerden bahsediyor. Hayek büyük bilim adamlarıyla ilgili bir klişeleştirme yapıldığını, ama bu klişenin kısmen doğru olduğunu söylüyor. Buna göre, bu bilim adamları konularının kusursuz birer uzmanı olarak görülüyorlar. Kendi disiplinleriyle ilgili tüm teorileri ve önemli olguları akıllarında tutabiliyor, kendi alanlarıyla ilgili tüm sorulara hemen yanıt verebiliyorlar. Hayek bu türden insanların gerçekte var olmadığını, ama bu ideale yaklaşan bilim adamlarına denk geldiğini söylüyor. Büyük yorumcular, parlak zekâlı hoşsohbet insanlar, bilimle uğraşan başarılı öğretmenler, yazarlar ve konuşmacılar bu grupta yer alıyorlar. Hayek bu kişileri “kendi konularının uzmanları” olarak adlandırıyor.

Hayek ise kendisini ikinci gruba yerleştiriyor ve bu grubu kendinden hareketle tanımlıyor. Kendisinin, karmaşık bir tezi oluşturan tüm aşamaları ya da belli bir çerçeveye oturtamadığı bilgileri aklında tutacak kapasiteye sahip olmadığını söylüyor. Bununla birlikte, aklına gelen yeni fikirlerin tam da bu durumdan kaynaklandığını ileri sürüyor. Güya Hayek, işinin ehli kişilerde olan akılda tutma kapasitesine sahip olmadığı için, ileri sürülen tezleri yeni baştan oluşturmak zorunda kalıyor ve bu sayede meseleleri yeni bir gözle görebiliyormuş. Hayek eğitimli bir iktisatçı olarak sahip olduğu bilgileri buna bağlıyor. Duyduğu ya da okuduğu şeyler, Hayek’e, bu kişilerin fikirlerini hatırlamak yerine, kendi düşüncelerini değiştirme imkânı veriyormuş.

Hayek’in ikinci grupta yer alan kişiler hakkındaki düşüncelerini saçma bulduğumu söylemem lazım. Rothbard da notlarını yazarken böyle düşünmüş olmalı. Şimdi küfürlere geçelim.

Hayek’in (1982, s. 51) bazı yakın meslektaşlarının konularının uzmanı kişiler olduğunu söylediği yerde Rothbard “Balls” diye yazıyor. Bunun altında, Hayek, bu kişilerin dışında kalan ikinci bir zihin tipi olduğunu yazıyor. Rothbard buraya iki soru işareti koyup “Fuck you!!” diye yazmış. Ama neden böyle yazdığını çıkaramadım. Herhalde böyle bir zihin tipi olmadığını düşünmüş olmalı.

Hayek’in (s. 52) her şeyi hatırlayamadığını, ama bunu avantaj olarak gördüğünü söylediği yerde Rothbard “Damn!!” diye not düşmüş. Bunun hemen altında, Hayek meseleleri aklında tutamaması sayesinde yeni fikirler öne sürebildiğini, böylece daha verimli meslektaşları karşısında kendini ezik hissetmediğini söylüyor. Rothbard bunun hemen yanına “Oh shit!!” ve “Balls!!” diye yazmış.

Aynı sayfadaki dipnotta Hayek yaklaşık 40 yıl boyunca iktisat tarihi dersleri verdiğinden bahsediyor ve şöyle diyor: “(…) öğrencilerime esas itibariyle bu yazarlardan öğrendiğim şeyleri anlatıyordum. Ama anlattıklarım tam olarak bu yazarların düşündüğü şeyler değildi; onların düşünceleri çok daha farklı olabilirdi.” Bunun yanına Rothbard büyük harfle “Sob” yazmış. Herhalde Hayek için “son of a bitch” demek istiyor; Hayek’in meseleleri öğrencilerine kendi kafasına göre aktardığını düşünmüş olmalı. Sayfanın altında iki yerde yazılanları tam olarak çıkaramadım. Okuyabildiğim kadarıyla şöyle yazıyor: “(…) for ignorance!!” ve “Know nothing! Fits with Hayek (…)”

Hayek (s. 53) meseleleri hatırlayamadığını, bu nedenle başka kişiler için yanıtları belli olan sorunlara çözüm bulmak zorunda kaldığını anlatırken şöyle diyor: “Alfred North Whitehead’in ‘kafası dağınık olmak, bağımsız düşünmenin öncesinde gelen bir koşuldur’ sözü zaman zaman alıntı olarak kullanılıyor. Benim tecrübelerim de tamamıyla böyle.” Rothbard buraya “Balls!!” diye yazmış. Biraz aşağıda Hayek bu tür zihinleri “kafası karışık” (puzzlers) olarak adlandırıyor. Ama bunların aynı zamanda “kafası dağınık” (muddlers) olarak adlandırılabileceğini de söylüyor. Rothbard da hemen yanına “Fuckin’ muddlers!!” diye yazmış. Aynı sayfanın başına da Hayek’in kötü bir belleği savunduğunu ifade etmek amacıyla büyük harflerle “In favor of a bad memory!” demiş.

Hayek (s. 54) kafası bu şekilde çalışan kişilerin, bir dereceye kadar, kelime içermeyen bir düşünce sürecine sahip olduğunu yazıyor. Bu kişilerin belirli bağlantıları açıkça görebilmeleri, bunları kelimelerle nasıl tarif edeceklerini bildikleri anlamına gelmiyormuş. Uzun süre uğraştıktan sonra buldukları kelimeler bile, bu kişilerin esas ifade etmek istediklerini aktaramayabilirmiş. Rothbard burada sayfanın en başına “Balls!!”, “Mystical horseshit!!”, “How? ve “What?” diye yazıyor.

ikinci resim

Yazısının son bölümünde Hayek (s. 55), üniversiteye giden kişilerin sayısını arttırmak için üniversite sınavları dışında ikinci bir yol öneriyor. Üniversitede eğitim görme hakkının, belli fedakârlıklarda bulunarak elde edilebileceğini ve bu fedakârlıkların, kişilere, seçtikleri konuyu belli bir süre boyunca çalışma imkânı vereceğini söylüyor. Bu imtiyazı elde etmek için, kişilerin birkaç sene boyunca yarı keşiş gibi sade bir hayat yaşaması ve gençlerin alıştığı zevklerden ve eğlencelerden uzak durması gerekiyor. Hayek’e göre, bu yolu seçenlerin temel gereksinimleri (konut, sade yiyecekler ve kitaplar için yeterli miktarda kredi) karşılanacak, ama bunun dışında bu kişilerin gayet sınırlı bir bütçeyle yaşaması gerekecekmiş. Rothbard bu pasajların yanına iki soru işareti koymuş ve “Huh?” ve “Korky” diye yazmış. Aynı sayfanın sonuna da “Crap!!” ve “Balls!!” demiş.

Gerçi Rothbard “mistik at pisliği” ifadesiyle tam olarak neyi kastettiğini belirtmemiş, ama bunu Rothbard’ın Hayek’in tüm düşünceleri hakkındaki genel görüşü olarak alabiliriz sanırım. Nitekim Rothbard’ın Hayek’i sevmediği bilinen bir şey. Gerçekten de benim gördüğüm kadarıyla Hayek hiçbir kitabında ve makalesinde Rothbard’tan bahsetmiyor. Rothbard’ın ise yazılarında Hayek’ten ne kadar bahsettiğini bilmiyorum. Örneğin 1958 kadar erken bir tarihte Volker Vakfı’na gönderdiği bir mektupta Hayek’in The Constitution of Liberty kitabı için Rothbard “şaşırtıcı ve üzüntü verici bir şekilde, son derece kötü ve hatta diyebilirim ki habis bir kitap” diyor (Rothbard, 2009 s. 61). Hatta daha da ileri gidip şöyle yazıyor: “(…) siyasi meselelerle ilk defa ilgilenmeye başlayan genç bir insan olsaydım ve bunu ‘aşırı sağın’ ortaya koyduğu en iyi ürün olarak okuyacak olsaydım, derhal gürültülü bir solcu hâline gelir ve neredeyse herkesin böyle olması gerektiğine inanırdım. İşte bu yüzden bu kitabı tehlikeli olarak görüyorum ve kitap yayınlandığında sağcıların ona büyük bir kuvvetle saldırmaları gerektiğini düşünüyorum (…)” (s. 70). Rothbard’a (s. 67) göre “Ne kadar inkâr ederse etsin, Hayek felsefi açıdan muhafazakâr biri. Şu anlamda ki, gelenekleri savunamasak bile onları körü körüne takip etmemiz gerektiğine inanıyor.” Acaba Hayek’in düşüncelerini benimseyenleri Rothbard’tan hareketle “mistik at pislikçileri” olarak adlandırabilir miyiz?

* * *

Bitirmeden evvel Mises Enstitüsü’nün kütüphanesi hakkında da bir-iki şey söylemeli. Kütüphane gerçekten de genişti ve doğal olarak Avusturya iktisatçılarının kitapları bulunuyordu. Hâliyle, başka hiçbir yere gitmeden sadece enstitünün kütüphanesinden yararlanarak Avusturya iktisadı üzerine rahatlıkla tez yazılabilirdi. Örneğin Mises’in Human Action kitabının tüm baskılarını görebildim. Raflara bakarken Türkiye’de Hayek hakkında yayınlanan ilk kitap olan Turan Yay’ın F. A. Hayek’te İktisadi Düşünce kitabını bile gördüm. Beni şaşırtan ise Marx ve Engels’in toplu eserlerinin Almancasını, Lenin’in ve Stalin’in kitaplarını görmek oldu. Sosyalizm hakkında ne zamandan beridir aradığım bir kitabı bulup fotokopisini çektim. Anarşist Emma Goldman’ın otobiyografisi Living My Life ile Rusya’ya yaptığı ziyareti anlattığı My Two Years in Russia kitaplarını buldum. İkisi de Rothbard’a aitti ve Rusya kitabı imzalıydı.

Maalesef Türkiye’de liberal olduğunu iddia eden derneklerin ve toplulukların böyle bir kütüphaneleri bulunmuyor. Gerçi bunlardan geniş bir kütüphaneleri olmasını beklemek haksızlık olur – ne de olsa arada kapasite farkı var. Ama bu derneklerin ve toplulukların bir kütüphaneleri dahi olduğunu sanmıyorum. Herhalde liberalizm hakkında tez yazacak biri yanlış bir düşünceye kapılıp bu yerlere kaynak aramaya gitse, büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktır. Tahminimce bulacağı şey, en fazla, birkaç liberal yazarın Türkçeye ne kadar doğru çevrildiği kuşkulu olan bazı kitapları olacaktır. Ama liberal klasiklerin olduğu bir kütüphane arıyorsa eli boş dönecektir. Türkiye’deki liberallerin araştırma yapacak olanlara yardım etmesi için (benim bildiğim kadarıyla) düzgün bir kütüphane kurmaya şimdiye kadar hiç girişmemiş olmaları, aslında onların da liberalliği ciddiye almadığını gösteriyor olsa gerek.

Kaynaklar
[1] Hayek, Friedrich, (1982). “Two Types of Mind”, New Studies in Philosophy, Politics, Economics and the History of Ideas, Londra: Routledge, 1982, 50-56.
[2] Rothbard, Murray, (2009). “Confidential Memo on F. A. Hayek’s Constitution of Liberty”, Murray N. Rothbard vs. The Philosophers, Ed. Roberta A. Modugno, Alabama: Ludwig von Mises Institute, 61-70.
İlk Görsel: http://bennorton.com/
(Soldan sağa: Ludwig Lachmann, Friedrich Hayek, Walter Block ve Murray Rothbard. (Windsor Castle, 1976))

Comments

comments

Bu yazıyı paylaşınTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+
Can Madenci

Yazar Hakkında Can Madenci

Can Madenci lisans, yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi iktisat bölümünde yaptı. Madenci doktora tezinde iktisadi hesaplama tartışması ve Friedrich Hayek’in görüşlerini çalıştı. ABD, Alabama'da bulunan Mises Enstitüsü’nde burslu araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü. Halihazırda ilgi alanları Marksist ve evrimsel iktisattır.