Yazar arşivi: barisurhan

barisurhan

Lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü’nde tamamlayan Urhan, yüksek lisans çalışmaları için Kopenhag Üniversitesi İktisat Bölümü’ne başlamıştır. Kopenhag Üniversitesi’nde Prof. Dr. Jean Robert-Tyran’dan Deneysel ve Davranışsal İktisat dersini ve seminerini alarak bu alanla tanışan Urhan, aynı zamanda Deneysel ve Davranışsal İktisat Laboratuvarı’nda ve Danimarka Teknik Üniversitesi Ulaştırma Bölümü, Ulaştırma Ekonomisi Grubu’nda asistan öğrenci olarak çalışmıştır. Türkiye’ye dönüşünü takiben TEPAV’da araştırmacı ve ODTÜ’de doktora düzeyi araştırmacı olarak çalışan Urhan halen bir sivil toplum kuruluşunda uzman olarak çalışmakta ve ODTÜ İktisat Bölümü’nde doktora çalışmalarına devam etmektedir. Urhan’ın başlıca ilgi alanları deneysel ve davranışsal iktisat, oyun teorisi, tüketici davranışları, nöropazarlama ve nöroiktisattır.

Türkiye’nin Eğitim Sistemi Üzerine 2/4: Ne yaptık?

karikatür

Eğitim sistemimizi değerlendirdiğim yazı dizisinin ilk bölümünde malumu bir kere daha dile getirmiştim: Eğitim cephesinde işler yolunda gitmiyor. Peki, bu kötü gidişatın sebebi ne? Çocuklarımız diğer ülkelerdeki akranlarına kıyasla aynı soruların neden daha azını doğru cevaplayabiliyor? İşverenlerimiz eğitim sistemimizi neden pek de kaliteli bulmuyor? Aslında eğitim açısından kronik sorunlarımız var ve her derdin devası (?) ikinci nesil reformlarla gelişme sağlanması gereken alanlardan biri de eğitim. Bu nedenle bu başarısızlığın nedenlerini oldukça geriye gidip tartışmak yerine, ülkemizin bir başarı hikayesi olarak öne sürülen 2002 sonrası dönemde neler yapıldığını tartışacağım.

1. Hayaller Singapur, Gerçekler Trinidad ve Tobago
Çok basit bir ifadeyle çocuklarımızı öğretmenleriyle etkileşime geçip bilgi/beceri birikimlerini artırmaları ve toplumca uygun kabul edilen davranış kalıplarını edinmeleri maksadıyla okula gönderiyoruz. İkinci kısmının tartışmaya açık olduğunu düşündüğüm bu basit ifade bana Hababam Sınıfı Tatilde adlı filmde geçen “Okul her yerdir.… Yazının Devamını Oku

Türkiye'de İktisat Dergileri

Önceki yazılarımın birkaçında, “Türkiye’de neden iktisat bloğu yok?”, “Türkiye’den neden aynı şehirlerdeki iktisat bölümleri bir araya gelip uluslar arası bir yüksek lisans okulu kurmazlar?” gibi sorular sorarak ülkedeki iktisat bilimiyle ilgili eksikleri yazdığımı hatırlıyorum.

Bu sefer de benzer ve ilintili bir konuya, Türkiye’deki iktisat dergilerine değinmek istiyorum.… Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası Oyunları

Merkez bankacılığı, malum günümüzde, ekonomi politikasının en önemli sacayaklarından biri. Merkez bankalarının kararlar komitelerinin verdikleri kararlar (faizler, para arzı vs.) ülke ekonomisi üzerinde önemli etkilere yol açıyor. Peki merkez bankaları bu kararları neye göre alıyor? Diğer bir deyişle, aldıkları kararlarının arkadasındaki en önemli saik ne?… Yazının Devamını Oku

TÜRKİYE'DE İKTİSAT BLOGU EKSİKLİĞİ

Sitemizin kurucusu ve koordinatörü sevgili Barış (Urhan) geçtiğimiz hafta, her hafta sitede en az bir yazı gözükmesi amacıyla kurduğumuz formel olmayan düzenin gözcüsü olarak, bana yazı yazma zamanımın geldiğini hatırlattığında, “Ne yazmalıyım” diye düşünmeye başladım. Genelde, aklımda, birkaç hafta önceden bir konu belirirdi. Klasik bahaneler olacak ama, artık yoğunluk, yorgunluk ya da zamansızlık, hangi gerekçeyle olursa olsun, bu kez bırakın birkaç hafta önceden ne yazacağımı belirlemiş olmayı, haftanın bittiği bugün (5 Aralık 2010 Pazar) saat 19:30 itibariyle dahi ne yazsam sorusuna bir cevap bulamamıştım. Ya da o kadar fazla cevap bulmuştum ki, hangisini yazmam gerektiğine karar veremiyordum.… Yazının Devamını Oku

2010 Nobel İktisat Ödülü

Evet, bir Nobel daha sahiplerini buldu. Bilindiği gibi dün Türkiye saatiyle öğlen 14:00’da resmi adıyla Alfred Nobel anısına verilen İsveç Merkez Bankası 2010 ekonomi ödülü açıklandı ve ödül üç iktisatçı arasında paylaşıldı. MIT’den Peter Diamond,  Northwestern Üniversitesi’nden Dale Mortensen ve London School of Economics’den Christopher Pissariders ödülün sahipleri oldular.

Peki Nobel komitesi bu ödülü bu iktisatçılara niçin verdi?… Yazının Devamını Oku

Tarihin Dönüşü

David Brooks, egemen iktisadi görüşün kalelerinden Şikago Üniversitesi’nde tarih okumuş bir gazeteci. Gençliğinde kendisini “liberal” (Amerika’da sol eğilimli olmak liberal olmak olarak tanımlanır. Burda liberallikten kastedilen sosyal liberalliktir.) biri olarak tanımlasa da görüşleri kendi ifadesiyle, “Milton Friedman ile bir televizyon programında karşılaşıp, kendi liberal argümanlarının Milton Friedman tarafından iki cümleyle çökertilmesi” sonucu değişmiştir.

David Brooks şimdilerde New York Times’ta yazarlık yapmakta ve çeşitli kanallarda yorumcu olarak da yer almaktadır. Her ne kadar son zamanlarda Obama’ya hayranlığını çeşitli vesilelerle dile getirmiş de olsa, seçimlerde McCain’i desteklemiş ve kamuoyu genelinde muhafazakar olarak tanınan biridir Brooks.

Brooks’un 25 Mart 2010 tarihli New York Times Gazetesi’nde “Tarihin Dönüşü” [The Return of History] başlıklı bir makalesi yayınlandı.[1]

Makale iktisat camiasında oldukça ses getirdi. Harvard Üniversitesiden Gregory Mankiw [2], Notre Dame Üniversitesi’nden David Ruccio, West of England Üniversitesi’nden Edward Fullbrook[4] konuyla ilgili görüşlerini bildiren yorumlar kaleme aldılar.… Yazının Devamını Oku

KİTAP TANITIMI: İKTİSAT PENCEREMDEN

İktisattaki duruşu ve bakış açısında katılmadığım birçok nokta olsa da özgeçmişini gören herkesin takdir edeceği gibi iktisatçılığına kimsenin bir söz söyleyemeyeceği biri, Oktay Yenal. London School of Economics ve Chicago Üniversiteleri’nde eğitim görmüş, sonrasında ise İstanbul, Eruzum Atatürk, Boğaziçi, Princeton, Sussex ve Koç Üniversiteleri ile uzun yıllar Dünya Bankası’nda çalışmış bir iktisatçı.

Bu kadar güçlü ve uzun bir kariyere sahip olduğu için de haliyle, uzun meslek yaşamı boyunca epey anı ve tecrübe biriktirmiş Yenal. Kendisinin anıları da Homer Kitabevi tarafından yayınlanmış. Kitabın birinci baskısı 2005’de yayınlanmasına rağmen, utanarak söylemek gerekirse, bir iktisatçı adayı olarak ben, kitabı 2009 yazının sonunda bir kitabevi rafının arka köşelerinden birinde fark edebildim. Idefixe’de kitap tükenmiş gözüktüğü için kitabı satın alabilmeniz için aşağıdaki adresi verebilirim:

http://www.kitapturk.com/books/Kitap/51646/Iktisat_Penceremden_-_Anilar_Dusunceler.htm

Yenal, hem kariyeri boyunca ve meslek yaşamının sonlandırıp emekli olduğunda Türkiye’ye geldiğinde sık sık hayal kırıklığına uğramış.… Yazının Devamını Oku

Paul Samuelson'un Vefatı

Harvard Üniversitesi’nde 1941 yılında Wassily Leontief, Joseph Schumpeter, Gottfried Haberler ve Alvin Hansen’den oluşan tez komitesi önünde doktora tezinin savunmasını yaparken, ünlü iktisatçı Schumpeter’in Wassily Leontief’e dönüp “Wassily, sence sınavı geçtik mi?” (Well, Wassily, have we passed?) demesine neden olacak ölçüde zeki ve başarılı bir iktisatçı olan ve farklı görüşlerden yüzlerce iktisatçının eğitiminde büyük rolü olan Profesör Paul Samuelson bugün, 94 yaşında vefat etti.

Harvard Üniversite’nin biraz da kişisel nedenlerle, kendisine iş vermemesi nedeniyle, MIT’ye (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) geçip, orda kendisinden önce var olmayan iktisat bölümünü kuran Samuelson, bu bölümün önde gelen tüm iktisatçılarının eğitiminde büyük rol oynadı ve MIT iktisat bölümünü dünyanın en iyi iktisat bölümlerinden biri haline getirmeyi başardı.

Her ne kadar, neoklasik iktisada eleştirel gözle bakan heterodoks iktisatçılarca, Keynesyen iktisadın, günümüzdeki Keynesyen-Neoklasik konsensüse evriminde en büyük rolü oynadığı gerekçesiyle eleştirilse de Paul Samuelson, günümüzün egemen iktisadi paradigmasında sahip olduğu büyük ve önemli rol konusunda farklı görüşlere sahip tüm iktisatçıların görüş birliğine vardıkları bir isimdir.Yazının Devamını Oku