Yazar arşivi: Selim Koru

Selim Koru

Selim Koru, tarih alanında lisans derecesini Wisconsin Üniversitesi’den 2010 yılında, uluslararası ilişkiler ve iktisat alanında, yüksek lisans derecesini ise Johns Hopkins School of Advanced International Studies (SAIS)’den 2014 yılında aldı. Enerji ve uluslararası ilişkiler konularında araştırma yapıyor.Koru, daha önce Sabah gazetesi, El Cezire’nin Washington ofisindeki İngilizce ve Arapça servisi ve Washington’da Kongre’yi takip eden The Hill gazetesinde staj yaptı/çalıştı. Mart 2011’de TEPAV’da araştırmacı olarak işe başladı. 2012’de yüksek lisans nedeniyle yurt dışına çıkan Koru, Eylül 2014’te tekrar TEPAV’a katıldı.

İpek Yolu’nun Geri Dönüşü

20. yüzyılın en büyük olayı nedir? Öncelikle bir web sitesindeki listeyi incelemenizi öneririm; bu liste size bazı ipuçları verebilir. Geçtiğimiz yüzyılda yaşadığımız iki büyük dünya savaşı ve bir soğuk savaş ilk akla gelen adaylardan. Teknolojik gelişmeler de yüzyıla damga vuran bir diğer gelişme. İnternet altyapısı ışık hızında küresel haberleşmeyi ve bilgi paylaşımını sağlıyor. İnsanoğlunun uzaya çıkması, aya ayak basması da büyük bir gelişme kuşkusuz.

Ama bence küresel dengelerden bahsediyorsak aşağıdaki harita 20. yüzyılda dünyadaki en önemli olayını gösteriyor. Mavi noktalar, haritanın farklı zaman dilimlerindeki iktisadi ağırlık merkezini temsil ediyor. Gördüğünüz gibi Doğu’da başlayan serüven gittikçe Batı’ya kayıyor. Bu kayma 500 yıl önce başlıyor.

görsel 1

O dönemde ne oldu? Tarihi İpek Yolu dediğimiz, büyük Doğu-Batı ticaret hattı işlemez hale geldi. Yüzlerce yıl boyunca dünyanın büyük bir kısmındaki ticareti, fikir ve kültür akışını sağlayan hat durdu.… Yazının Devamını Oku

Batı Neden Egemen?

Sipahi3

En azından şimdilik öyle. Geçenlerde İstanbul’da tramvayında arkadaşla bu meseleyi konuşuyorduk, derken bir amca arkadaşla araya girdi hemen, “matbaa geç geldi, matbaa! Okur yazar adam yok bizde, hala da yok” dedi, sonra epey de bir sövdü. Gülümsedik. Diyemedim ki matbaa neden geç geldi?

Nasıl oldu da Kapitalizm ve ulus devlet, dünyanın iktisadi ve siyasi iki güçlü yapısı, Batı’da oluştu da Doğu geride kaldı? Son zamanlarda bu soruya cevap arayan bazı tarihçi, iktisatçı ve siyaset bilimcilerden harmanladığım bir cevabı yazacağım. Detaylara girmeden mümkün oldukça basitleştirilmiş bir şekilde ifade ediyorum.

Önce Orta çağların sonundan durumun fotoğrafını çekelim. 16. yüzyılda İtalyan yazar Niccolò Machiavelli Prens adlı eserinde Doğu ve Batı sistemleri hakkında şöyle yazıyor,

“Türk hükümdarlığı tek bir padişah tarafından yönetilir. Diğerleri kapıkullarıdır. Padişah ülkesini sancaklara ayırmış ve oralara valiler tayin etmiştir.

Yazının Devamını Oku

G20 Tarihi: Dünya Liderleri Neden Bir Araya Geliyor?

photo

Dünya liderlerinin toplantı yapması insanlık tarihinde yeni bir olgu. Mesela, 16. yüzyılda Osmanlı Padişahı, Çin İmparatoru, Babür İmparatoru, Rus Çarı, Papa ve Frenk Krallarından oluşan bir toplantıyı göz önüne getirebiliyor musunuz? Aynı mekanda olmayı bırakın, bu insanların birbirlerinin resimlerini bile görmesi güçtü. Günümüzün standartlarından baktığımızda o zamanlar halklar ve ülkeler arasındaki bağların yüzlerce asırdır kopuk denilecek kadar zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

Artık belli bir grup dünya liderleri her yıl bir araya gelip ortak meselelerini konuşuyor ve aralarında politika uyumu sağlamaya çalışıyorlar. Hem de Birleşmiş Milletler gibi resmi bir çerçeve olmadan. Buna G20, yani “20’linin Grubu” diyoruz.

Türkiye G20’nin 2015 dönem başkanlığını devraldı. Yani 2015’in Kasım ortalarında Obama, Şi Cinping, Merkel, Putin ve diğer dünya liderleri Antalya’da buluşacak. Gündemlerinin ana maddeleri dünya ekonomisi hakkında olacak ancak liderler Ebola’dan yolsuzluğa, küresel ısınmadan işsizliğe kadar farklı konuları da ele alacaklar.… Yazının Devamını Oku

Asya’da Alternatif Modernite Arayışının Bir Tarihi

1905 Tsushima Muharebesi: Mishra kitabını Japonya'nın 1905'te Rusya'ya karşı galibiyetini anlatarak başlıyor. İstanbul'dan Pekin'e birçok yerde kutlanmış.

Hintli yazar Panjak Mishra’nın The Ruins of Empire: The Revolt Against the West and the Remaking of Asia adlı kitabını okurken nedense hep Kaptan Gusto’yu hatırladım – Fransız kaptan dünyayı gezer ve Cebelitarık Boğazı’nda tuzlu suyun tatlı suyla karışmadığını görür; bunun Kuran’da yazdığını da öğrenince Müslüman olur. Bu hikayenin altında asırların getirdiği bir yenilgi hissi yatar. Mishra da kitabında tam da bu hissi, yani 18. yüzyıldan bu yana büyük Asya imparatorluklarının Batı elindeki mağlubiyetini kaleme almış. Kitabın özünde üç düşünürün biyografisi var: İslam coğrafyasından aktivist ve yazar Cemaleddin Afgani, Çin’den gazeteci ve siyasetçi Liang Qichao ve Hindistan’dan şair Rabindranath Tagore.… Yazının Devamını Oku