İktisadi Düşünce Tarihi

Das Adam Smith Problem – Adam Smith Problemi

görsel 1

İktisadın eski ve çözülmek istenmeyen bir problemi daha var; o da Adam Smith problemi. ‘’Nereden çıktı?’’ diyecek birçok iktisat öğrencisi olabilir, malum ana akım iktisat öğrenimi içinde ben de ancak lisansüstü eğitimimde keşfettim. Hepimizin bildiği gibi Adam Smith, iktisadın babası ve önemli eseri ‘’Ulusların Zenginliği’’ eğer şansınız varsa bir eserinin daha olduğunu – ki bu eser ‘’Theory of Moral Sentiment –Ahlaki Duygular Teorisi’’- ve zaten Adam Smith’in bir ahlak filozofu olduğunu duymuş olabilirsiniz. İşte tam da hikayemiz, Ulusların Zenginliği’ nden yaklaşık 20 yıl önce yayınladığı Ahlaki Duygular Teorisi (ADT) ile Ulusların Zenginliği (UZ) arasındaki birey motivasyonları ile başlar. ADT’de Adam Smith, kişinin başkalarına karşı hislerini devreye sokar, yani birey, sadece kendi çıkarını düşünmemekte diğerlerinin mutluluğu için fedakârlık yapabilecek ve hatta kendini karşısındaki insanın yerine koyup onu anlayabilecektir yani Adam Smith, ‘’sempati’’ kavramını ortaya koymuştur.… Yazının Devamını Oku

Çöplerimiz konusunda verdiğimiz kararlar iktisadî fayda sağlar mı? Kentsel katı atıkların iktisadî anlamı üzerine (I)*

GORSEL 1

Kentsel katı atıklar (municipal solid waste) hanehalklarının, iş yerlerinin ve kurumların ürettiği ҫöpe verilen addır. Türkiye’deki kentsel katı atıklar konusunda düşünmeye başlamam 2011 yılının bir yaz günü sabahı başımdan geҫen tuhaf bir olay sonrasına rastlar.

Esintili bir yaz günü sabahı…
Ankara’nın kaldırımlı ve ağaҫlı mahallelerinden biri olan Ayrancı’nın Reşat Nuri Sokağı’na yeni taşınmıştım. Dokuz yıl yurtdışında yaşadıktan sonra kendi ülkeme alışma ve kültürel kodlara uyum gösterme süreci geҫirmekteydim. Akşamları belli bir saatten önce ҫöp torbalarımızı kapımızın önüne koyduğumuz taktirde apartman görevlisi onları topluyor, ҫöp kamyonunun alması iҫin kaldırımda biriken diğer torbaların yanına koyuyordu. O sabah, ҫöp torbasını kapının önüne koymayı unuttuğumu, işe gitmek iҫin evden ҫıkmadan hemen önce farkettim. Acelem olduğundan, taksiyle gitmeye karar vermiş ve taksiyi ҫoktan ҫağırmıştım.

Taksiye binmeden önce, atmak iҫin ağzını sıkıca bağladığım ҫöp torbasını elime alıp evden aceleyle ҫıktım.… Yazının Devamını Oku

Ekonomi Bilimine ‘Başlarken’

rodin-the-thinker

Bu benim ‘İktisadiyat’ topluluğuna katılışımı simgeleyen ilk yazım. Güzide İktisadiyat topluluğuna katılmak, değerli insanlarla bir arada olmak, çok güzel. Ben de bu başlangıç yazımda, benim için önemli olan bir başka başlangıçtan esinlenerek, ‘Başlarken’ diyorum…

1994 yılında iktisat öğrenimi görmeye başladığımda, iktisadın ne olduğuna ilişkin olarak kurumsal bir bilgi desteği almamış olmanın da etkisiyle, bir bakıma belirsizliğe dalmıştım. Fakat yıllar içinde öğrenme eylemini gerek derslerle gerekse kitap, makale gibi araçlarla sürdürerek, bu özel bilimi gittikçe daha çok sevdim. Bu sürecin başlarında öğretici bir gazete makalesi de okumuştum: O dönem yeni yayımlanmaya başlayan Yeni Yüzyıl gazetesinde çıkan, Prof. Dr. Gülten Kazgan’ın ‘Başlarken’ adlı makalesi… Yazıları o yeni gazetede yayımlanmaya başlayan Kazgan, bu makalesinde, iktisadın nasıl bir bilim olduğuna değiniyordu. Anlaması zor ve biraz da kasvetli bir bilim olarak tanımladığı iktisadı ben de öğrenmeye başlıyordum…… Yazının Devamını Oku

Marshall ve Karatahta İktisadı

Kaynak: http://www.joh.cam.ac.uk/

Geçmişe az biraz meraklı olanlar günümüzde okutulan iktisada giriş kitaplarının atası olarak Paul Samuelson’ın 1948’de yayınladığı ve Keynesyen iktisadı neo-klasik iktisatla birleştirdiği Economics kitabını bilirler. Samuelson’ın sağlığında 19 baskısı yapılan kitabın ilk baskısının tıpkıbasımı bugün Amazon’da 60 küsur dolara satılıyor. Oysa Samuelson’dan çok önce, John Stuart Mill’in 1848’de yayınladığı Principles of Political Economy 1900’lerin başlarına değin İngilizce konuşulan ülkelerde ders kitabı olarak okutuluyordu. Bu tarihten sonra yavaş yavaş Alfred Marshall’ın 1890’da yayınlanan Principles of Economics kitabı Mill’in yerini almaya başladı.

Marshall’ın Principles’ını karıştırırken kitap sonundaki eklerden birinde Mill’den yapılan bir alıntıya denk geldim. Alıntının başında Mill “Sadece iktisatçıdan ibaret olan biri, iyi bir iktisatçı değildir,” diyor (Marshall, 1920, s. 771). Marshall kaynak olarak Mill’in On Comte adlı kitabını gösteriyor.… Yazının Devamını Oku

Deniz Feneri Projesi’ne Doğru: Bir İktisadî Bilinç Akışı Denemesi

Virginia Woolf (1882-1941) Kaynak: http://hu.wikipedia.org/wiki/Virginia_Woolf

Bir iş toplantısında düşüncelerimizin başka yerlere kayması sık rastlanan bir durumdur. Fakat, iktisadî konuların tartışıldığı toplantılarda romanları düşünmek herhalde ҫok fazla kişinin başına gelmemiştir. Benim sık sık başıma gelen bu durumun bir hastalık sayılabileceği olasılığını aklıma getirmek istemiyorum. Geride bıraktığımız 2014 yılının Kasım ayında Paris’te düzenlenen, deniz fenerlerinin inşâsına, işletilmesine ve bakımına mali destek sağlanmasının tarihini iktisadi bir perspektiften ele alan projenin (http://lighthouse.hypotheses.org) ilk toplantısında, aklıma Virginia Woolf’un Deniz Feneri adlı romanı düştü. Önce, orijinal başlığı To The Lighthouse olan romanın Türkҫeye neden Deniz Fenerine ya da Deniz Fenerine Doğru değil de, Deniz Feneri şeklinde ҫevrildiğini düşünür buldum kendimi. Çok geҫmeden romandan satırlar, kimi zaman konuşmacıları takip etmemi dahi zorlaştıracak şekilde beynimi istila etmeye başladı.

“Evet, yarın hava iyi olursa, elbette,” dedi Mrs.

Yazının Devamını Oku