İktisat Öğencilerine Tavsiyeler

“İktisatta Davranışsal Yaklaşımlar”*

Web

İktisatta Davranışsal Yaklaşımlar bir buçuk senelik bir çalışmanın ardından Kasım 2015’te piyasaya çıktı. İmge Kitabevi tarafından basılan kitap, ilk ayında yayınevinin en çok satılan kitabı olmuş, ilk baskının da yarısından çoğu tükenmiş bile. Bunda Türkiye’de davranışsal iktisada olan ilginin artmasına rağmen basılı Türkçe kaynakların birkaç akademik makale ve bazı çeviri kitaplarla sınırlı olmasının etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Bu rakamların yanısıra Mağfi Eğilmez, Uğur Gürses gibi Türkiye’nin saygın ekonomistlerinin çalışmamız hakkında söylediği güzel sözler de bizi mutlu ediyor. Dileriz bu kitap, ülkemizde davranışsal iktisada olan ilginin artmasına yardımcı olur. Kitabımız hakkında biraz bilgi vereyim:… Yazının Devamını Oku

Ekonomi Bilimine ‘Başlarken’

rodin-the-thinker

Bu benim ‘İktisadiyat’ topluluğuna katılışımı simgeleyen ilk yazım. Güzide İktisadiyat topluluğuna katılmak, değerli insanlarla bir arada olmak, çok güzel. Ben de bu başlangıç yazımda, benim için önemli olan bir başka başlangıçtan esinlenerek, ‘Başlarken’ diyorum…

1994 yılında iktisat öğrenimi görmeye başladığımda, iktisadın ne olduğuna ilişkin olarak kurumsal bir bilgi desteği almamış olmanın da etkisiyle, bir bakıma belirsizliğe dalmıştım. Fakat yıllar içinde öğrenme eylemini gerek derslerle gerekse kitap, makale gibi araçlarla sürdürerek, bu özel bilimi gittikçe daha çok sevdim. Bu sürecin başlarında öğretici bir gazete makalesi de okumuştum: O dönem yeni yayımlanmaya başlayan Yeni Yüzyıl gazetesinde çıkan, Prof. Dr. Gülten Kazgan’ın ‘Başlarken’ adlı makalesi… Yazıları o yeni gazetede yayımlanmaya başlayan Kazgan, bu makalesinde, iktisadın nasıl bir bilim olduğuna değiniyordu. Anlaması zor ve biraz da kasvetli bir bilim olarak tanımladığı iktisadı ben de öğrenmeye başlıyordum…… Yazının Devamını Oku

Bir Kitap Değerlendirmesi: Faydacı Aklın Eleştirisi Üzerine- Alain Caillè

öne çıkan görsel

Hali hazırda farklı bir yazı ile uğraşırken, karşıma çıkan ve bugün sizlerle paylaşıp biraz da okumanıza vesile olmak istediğim ‘’Faydacı Aklın Eleştirisi’’ adlı kitaptan bahsetmeyi tercih ettim. İletişim’den 2007’de çıkan ve Ahmet İnsel editörlüğünde Devrim Çetinkasap tarafından çevrilmiş olan kitap, iktisadın en temel varsayımlarından/dayanak noktalarından biri olan faydacılık anlayışı üzerine etkin sorular üreten ve çözüm arayışında olan bir kitap. Tabi şunu da başta söylemek gerekir ki kitap, ‘’MAUSS’’ yani ‘’Sosyal Bilimlerde Faydacılık Karşıtı Hareket’’in 90’ların başında hazırladığı ve yeniden gözden geçirilmiş/güncellenmiş hali ile dilimize kazandırılmış, iyi de olmuş. Fransa’da ortaya çıkan hareket, sosyal bilimlerin faydacılığa indirgenmesine karşı önerilerin yanında faydacılığın ne olup ne olmadığını da kanımca akıcı ve gayet aydınlatıcı olarak ele alıyor. Sitemizi takip eden öğrenciler ve iktisat meraklıları için özellikle kitap içinde üretilen sorular ve böyle bir hareketin varlığı ve devam ettiğini bilmek, heyecan verici olabilir.… Yazının Devamını Oku

”Hayatımızdaki Ekonomi”

boooooks

Yazımı bu kez sıcak bir Denizli akşamında, terlik, şort kıvamında hafif bir rüzgar eşliğinde yazıyorum. Dolayısıyla limonatanızı yudumlarken, keyifle okuyacağınızı düşündüğüm biraz da rahat bir edayla sanki hamakta yazar gibi.

boooooks”Neden hayatımızdaki ekonomi?” ”Başka bir yerdeki ekonomiyi mi inceliyoruz burada” diye soracak olursanız bu başlığın nedeni, evet belki bu sorularla da alakalı ama biraz da YKY nın çevirdiği ”Economics For Humans” orjinal adıyla yayınlanan Julie A. Nelson kitabı.Bİraz bahsedip rahatlıkla okunabilen bir kitap olarak size bu kitabı tavsaiye etmek niyetindeyim. Başta belirtmek isterim yalnız Türkçe’ye böyle çevirilen bir başlık İnsanlar için Ekonomi olarak doğrudan çevrilse belki daha vurucu olabilirdi.Fakat, biraz da başka bir taraftan olaya bakan bir kitap ve akademisyen yazar için sanırım bu başlıkta çevirmek pek YKY nin işine gelmedi.Yazının Devamını Oku

Nasıl Bir iktisat Eğitimi? (II) – Bilim Olarak İktisat

Bu yazıda bilim olarak iktisadın niteliklerinden bahsetmeyeceğim. Burada beni ilgilendiren şey, iktisat eğitiminin bilim olarak iktisat şeklinde verilmesi durumunda ortaya çıkan sorunlar. Bunların en önemlisi de iktisadın matematiksel olarak anlatılması. Burada becerebildiğim kadarıyla bunları ele almaya çalışacağım.

Önceki yazıda dediğim gibi, bilim olarak iktisat öncelikle ekonomik olayların meydana geldiği dünyayı anlamaya yöneliktir. Meslek olarak iktisat ise bu dünyayı sadece veri alır. Mesleki anlamda iktisatçı olabilirsiniz, ama finans piyasalarıyla ilgili raporları anlayabilecek seviyede olmanız entelektüel açıdan iktisat bildiğiniz anlamına gelmez.Yazının Devamını Oku

İktisat ve İktisatçı

crss-crtn

 Aslında gücü elinde bulunduranların kibirlerine karşı bir meydan okuma olan iktisat gerçeğine dikkat edilmezse, iktisadi düşünceler tarihini anlamak mümkün değildir. Bir iktisatçı asla demagogların ve otokratların favorisi olamaz. Onlara göre iktisatçı daima sorun çıkarandır. Ve içten içe iktisatçıların itirazlarının tutarlı olduğuna ne kadar çok inanırlarsa, ondan o kadar çok nefret ederler.

 Mises, İnsan Eylemi, s.67

İktisat bilgisi aydınlanma döneminin bir disiplinidir. İktisat, insan aklı ile insan eylemlerinin birbirini sürekli desteklediği, içerisinde birçok evrensel kuralın olduğu bir bilimdir. Bu bilim fen bilimlerindeki gibi deneye ve matematiğe ihtiyaç duymadan, sadece her insanda mevcut olan “insan davranışları ile mantığın” iç içe geçtiği bir sosyal bilimdir. Fen bilimleri cansız varlıkların veya aklın dışlandığı ama içgüdülerin yönettiği hayvan ve bitkiler dünyasını inceler. Oysa sosyal bilimler insan davranışlarının mantık çerçevesinde incelendiği, içinde “insan varoluşu” olan bir bilim türüdür.Yazının Devamını Oku

Nasıl Bir İktisat Eğitimi? (I) – Meslek Olarak İktisat

fundamentals_economics

Barış son yazısında ODTÜ’deki iktisat derslerinin matematik içeriğinden bahsetmiş ve haklı olarak yakınmış. Gerçi Boğaziçi, Bilkent ve ODTÜ gibi okullardaki iktisat eğitiminin iktisat bilimine ilişkin bir eğitim olmaktan çıkıp âdeta “iktisat mühendisliğine” dönüştüğü doktora öğrencileri ve akademisyenler arasında konuşulan bir konudur, ama bu okullardaki iktisat derslerine girmeyen talihli kişiler için bunu ilk elden dinlemek daha öğretici oluyor.  

Bu yazıda meseleyi biraz farklı bir açıdan ele alacağım. Barış’ın bahsettiği ve bizim gibileri için esas sorunu oluşturan meselelere ise bir sonraki yazıda bakacağım.

Yazının Devamını Oku

Hanım koş! ODTÜ ilk 100'e girmiş!

Herkesin olduğu gibi bu haberi ilk duyduğumda bende heyecanlandım! Hoş, bu konularla ilgili iktisat eğitimi özelinde yazılar yazmış birisi olarak üniversitelerimizin yayın potansiyelleri hakkında bir miktar bilgi sahibi olduğum için biraz da garibime gitmişti. Hayır, ODTÜ’nün bu listeye giremeyeceğini düşündüğümden değil; böyle bir listenin ilk 100’üne Türkiye’den hiçbir üniversitenin, en azından şimdilik, girebilmesinin mümkün olmadığını bildiğim içindi. Eğri oturup doğru konuşalım. Eğitime ayrılan bu bütçeyle, üniversitelerin büyük kısmı “depo üniversite” olarak kullanılırken, hala 3-5 akademisyenle üniversite açabiliyorken, bir akademisyene bir sınavda 900 kağıt okutulurken akademi camiasından nasıl bir başarı bekleyebiliriz? Diğer taraftan İngilizce bilgisi KPDS ya da ÜDS sınavına mahkum, onlarca profesörün uluslararası doğru düzgün bir yayının olmadığı bir zihniyet yapısından nasıl iyi bir araştırma bekleyebiliriz? Haliyle bu denklemin iki tarafı da sorunlu olduğu için, iki tarafının da düzenlenmesi gerekiyor.… Yazının Devamını Oku

Bir İktisaçının Aşkı – 14 Şubat'a selam olsun! :-)

BİR İKTİSATÇININ AŞKI
Yatay seyir izleyen kalp grafiğimi yukarı yönlü harekete geçirensin,
Yüksek seviyeden arz ettim aşkımı; yoğun talep beklentisiyle,
Arzımın talebinle kesiştiği noktada dengeye gelecek aşkımız,
O noktada maksimize edeceğiz marjinal faydamızı göreceksin.

Kararlı denge kuracağız seninle, yapay şoklara dayanaklı,
Uzun vadeli olacak aşkımız çünkü makro büyüklüklerde sevdim seni, mikro mekanlarda.
Dilerim ki birbirimize hep dürüst olalım, hiç net hata noksanlar olmasın kalplerimizde.
Ve farkında olmadan direnç noktanı kırarsam,
Resesyon yapma, kısa zamanda tepki alımlarımla alacağım gönlünü.… Yazının Devamını Oku

Teori Üzerine

wrapping_paper-equations

 

Ekonomik modeller her ne kadar genellemelere dayansalar da, birçok önemli ayrıntıyı yok saysalar da ve çoğu zaman gerçeklerden uzak gibi gözükseler de hiç kuşkusuz iktisat biliminin en önemli araçlarıdırlar. Evet, deneysel iktisat, davranışsal iktisat, post-ostistik iktisat gibi alt bilim dalları ve akımlar ana akım iktisadi ve onun modellerini sert bir şekilde eleştirmektedir. Haksız da değillerdir çoğu noktada. Ancak dikkat çekilmesi gereken bir nokta vardır ki o da bir akademisyenin, bir öğrencinin ya da akademi dışındandan bir araştırmacının fikirlerini beyan ederken veya çalışmalarını sürdürürken eleştirilerini öne sürme sebebi. Zira eleştirdiği konuyu bilmeyen bir araştırmacının veya akademisyenin yaptığı aslında eleştiri değil, okuduğu eleştirileri ve yorumları ezberlemektır. Örneğın deneysel iktisadı ele alırsak  “Zaten ana akım iktisat çoktan çürütüldü, onun varsayımları mantıksızdır” demek ve daha da kötüsü teorik çalışmaları görmezden gelerek sadece deneysel kaynaklara yönelmek bir deneysel iktisatçı için çok büyük bir kayıptır.… Yazının Devamını Oku