İktisat Teorisi

İkinci Türkiye Deneysel İktisat Yaz Okulu, 19-23 Temmuz

Bu seneki yaz okulumuzu Pamukkale Üniversitesi’nde Ekonomi Yaz Seminerleri içerisinde veriyoruz. Temmuz ayında Pamukkale’de görüşmek isteyen deneysel iktisat meraklılarını 19-23 Temmuz arasında dersimize bekliyoruz.

http://eys.pau.edu.tr/

Deneysel İktisat – Ders İçeriği

Deney, gözleme dayalı ve incelenecek konu ile ilgili kontrollü ortamlar oluşturularak elde edilen verilerle bilimsel sorulara yanıt aranan bir sınama yöntemidir ve yüzyıllardan beri doğa bilimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimlerde, psikolojide ve bir disiplin olarak ortaya çıkışıyla birlikte sosyal psikolojide de yoğun olarak kullanılmaktadır. Buna karşın iktisat bu akıma son yetmiş yılda ve yoğun olarak da son yirmi yılda katılabilmiştir. İktisadın deneysel yöntemleri kullanmasının ana sebebiyse alternatif bir veri sağlama yöntemi olmasıdır. Özellikle de iktisat kuramlarının test edilmesinde istenen saha verilerinin bulunamadığı ya da problemli olduğu durumlarda deneysel yöntemler çok faydalı olmaktadır.… Yazının Devamını Oku

Oyun Teorisi Dersleri

İnternetin sunduğu güzel imklânlardan biri daha: Academic Earth

Princeton’dan Harvard’a, MIT’den Yale’e kadar on üniversitenin yirmiden fazla konudaki derslerine çevrimiçi olarak ulaşmak mümkün. Ekonomi alanında ise şimdilik sadece dokuz başlık var. Ama burada bizim (ve özellikle oyun teorisiyle ilgilenen izleyicilerimiz) için sevindirici olan dokuz dersten ikisinin Game Theory başlığını taşıyor olması.

İlk ders Yale Üniversitesi’nden Benjamin Polak tarafından verilmiş. Yirmidört derslik videoları izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

İkinci Oyun Teorisi dersini ise UCLA’dan “Politics, Strategy, and Game Theory” başlığı ile Kathleen Bawn veriyor. Ondokuz derste toplanmış dersi izlemek için ise buraya tıklamanız yeterli.

Yeni Bir Kitap: George A. Akerlof & Robert J. Shiller, Hayvansal Güdüler, Scala Yayınevi  

Keyifli Seyirler, Keyifli Okumalar…Yazının Devamını Oku

GSM Firmalarında Ücretlendirme: Kişisel Bir Araştırma


Yaklaşık 6 aydır aktif olarak kullandığım Turkcell hattımın her ay gelen faturalarındaki artıştan yola çıkarak Avea ve Vodafone ile karşılaştırmalı bir araştırma yaptım ve şöyle bir sonuç ortaya çıktı:
.
Ayda, en yoğun konuştuğum dönemde bile, yaklaşık olarak 8.000sn’lik (Turkcell+ Sabit Hat + Diğer Operatörler) bir görüşme yapmışım. Bu görüşmenin karşılığı olarak 28,61TL (vergiler hariç) ödemede bulunmuşum. (Vergiler ve SMS’lerle beraber her ay ortalama 85-90TL ödüyor(d)um)
.
Oysa bunun yerine Vodafone Cep Kamu 20 paketine geçseydim (ailenizde bir yakınınız kamu çalışanıysa ya da emekliyse geçebiliyorsunuz) bu görüşme için ödeyeceğim ücret vergiler dahil 20TL olacaktı ve numaramı Turkcell’den taşıdığım için bir de ilk 6 ay boyunca 7200sn (120dk) fazladan yani toplamda 14.400sn (240dk) görüşebilecektim. Bu şu demek, Turkcell’den yaklaşık 60TL’ye yapacağım görüşmeyi Vodafone’dan 20TL’ye yapabilirim.… Yazının Devamını Oku

Okuma Önerileri: Mikro İktisat ve Oyun Teorisi

Alışılmış Mikro İktisat Türkçe ders kitaplarınının dışında iki kitap var bu arada raflarda boy gösteren…

Birincisi Adres Yayınlarından çıktı. Mark Skousen’a ait. Orjinal adı “Economic Logic“. Türkçe baskısının adı ise Mikro İktisat olarak tercih edilmiş. Özellikle iktisat bölümünde okuyan öğrencileri ilgilendiren tavsiyelerin yer aldığı bölümü (s.329-339) keyifle okudum. Bu kitap, birazdan bahsedeceğim diğer kitap gibi gerçek hayattan örneklerle-sorularla süslenmiş. İşte bir tanesi:

Mutfakta masanın üstünde bir kutu kurabiye var; fakat kimse onları yemiyor. Bu sınırsız insan istekleri evrensel prensibini ihlâl eder mi?

İkinci okuma önerisi ise Palme Yayınları tarafından Türkçeleştirilmiş olan Mikro İktisat. Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman ve Princeton Üniversitesi iktisatçılarından Robin Wells tarafından kaleme alınmış. Benzer şekilde gerçek hayattan ve Amerikan iktisadi yaşantısından örneklerle zenginleştirilmiş kitap, özellikle lisans düzeyinde Türkçe literatür için önemli bir katkı sağlamış gibi gözüküyor.… Yazının Devamını Oku

Benim Vatandaşım Milli Gelir Hesabını Bilir

Neden yapmaktan hoşlandığımız şeyler için bize ödeme yapıldığında onları yapmak hoşumuza gitmez? Neden 50 Cent’lik bir Aspirin 1 Cent’lik bir Aspirin’den daha etkilidir? Neden dürüst değiliz? Neden parayla uğraşmak bizi daha dürüst yapar?
.
Lisans yıllarında iletişim fakültesinde Yavuz Turgul’un senaryo derslerini dinlerken sınıfta beynimde kalıcı olarak yer edecek bir konuşma geçmişti, şöyle bir şeydi: “Ben size ne anlatayım ki? Benim anlatacağım her şeyi okuyacağınız herhangi bir senaryo kitabından bulabilirsiniz. Hayat hakkında konuşalım biraz. Ama onun hakkında da ne konuşacağız ki? Benim söylediğim her şeyi sokaktaki bir adam da başka bir şekilde söyleyecektir size…” Kelimesi kelimesine olmasa da bu çerçevede bir konuşmaydı.
.
Küçüklüğümüzden beri kendimize sorduğumuz onlarca soru vardır, birçoğunu da çocukça olduğunu düşünüp büyüdüğümüze kanaat getirdiğimiz bir zamanda unutmuşuzdur muhtemelen.… Yazının Devamını Oku

Nöro Pazarlama: Karar veren Ben miyim Beynim mi?

Son dönemde yeni bir moda oluştu: “nöro modası” diyorum ben buna. Başında “nöro” olan sözcükler ayrı bir ilgi çeker oldu. Bu ilginin bir boyutu kelimenin tam anlaşılmamasından ama gösterişli havasından kaynaklanıyor sanki. Bu kelimeyle daha çok haşır neşir olanlar için ise farklı bir açılım, farklı yaklaşımlar, daha fazla araştırma ve makale anlamına gelebiliyor. (Daha fazla makale yazma üzerine kurulu/endeksli bir akademik düzende çok da tuhaf olmasa gerek!) Nöro’lu söz öbeklerini anımsayacak olursak: nöroetik, nöroiktisat veya nöroekonomi, nörofelsefe ve son olarak daha fazla ilgi çekmeye başlayan nöropazarlama. Peki nöropazarlama nedir, ne ifade eder? En basit tabirle, sinirbilim ve pazarlamanın kesişim noktasıdır. Daha geniş bir çerçeve çizmemiz gerekirse: pazarlama konusunda sinirbilimsel çalışmalar nazarında farklı perspektif ve açılımlar sunmaktır. Daha da somutlaştırmamız gerekirse sinirbilim ve pazarlama uzmanlarının katılımıyla insanların nasıl karar verdiğini, alış-verişte, satın almalarda, siyasi tercihlerde kararlarını hangi yönde kullandığı araştıran yepyeni ve önü oldukça açık olan bir alandır.… Yazının Devamını Oku

A Broad Look at Volunteer's Dilemma

METU Dept. of Business Administration

MARC Seminar Series

Dec. 15, 2009
Time: 13:00
Place: IIBF B, G 262

Ü. BARIŞ URHAN
(TEPAV)

Abstract

Volunteer’s dilemma is an n-people binary choice game. One volunteer is
enough to create a positive outcome which can be benefitted by all other
players. Voluntary action is costly. If no-one volunteers, everybody gets
zero payoff. Therefore, in order to receive a given benefit, at least one
volunteer is needed. Social psychologists have been discussed this
phenomenon for about 40 years under the term of “bystander effect”. Game
theorists, after almost 20 years from the first paper on social psychology
which discussed the bystander effect, came up with a game called
“volunteer’s dilemma.” While the literature agrees on that both bystander
effect and volunteer’s dilemma are reflecting the same social dilemmas, it
is argued that there is an important difference between them and therefore
we should be careful to employ the same solution concepts to both.… Yazının Devamını Oku

İktisatta Yöntem ve Kötü Çeviri

pic1260199004r515475

İktisat tarihi ile uğraşanların yakından tanıdığı bir isim olan Mark Blaug’un “The Methodology of Economics” adlı kitabı Türkçeye çevrilmiş. (Yayınevinin sitesi şurada.) Bu türden kitapların Türkçede bulunmaması büyük eksiklik – özellikle de bu konulara hevesli, ama İngilizce bilmeyen ya da dili yetersiz olan öğrenciler için.

Kitap İngilizce aslından daha büyük boyutta. Yazı karakteri hariç, sayfa tasarımında kitabın aslına sadık kalınmış. Sayfalar beyaz kağıda basılmış. Bence kitap bu hâliyle İngilizcesinden daha kaliteli basılmış. Ama maalesef çeviri konusunda olumlu şeyler söyleyemeyeceğim.

Son zamanlarda Avusturya Okulu’yla uğraştığım için kitabı elime alır almaz Avusturya İktisadı’yla ilgili kısımlara bakayım dedim. Baktığım yerler kitapta toplam 2.5 sayfa tutuyor. Ama bu kadar az yerde bile kötü çevirilere rastladım. Aslına sadık özenli bir baskıda böylesine çeviri hataları bir hayli hayal kırıcı olmuş.… Yazının Devamını Oku

Hayek Çevirileri

Hayek’in bazı makalelerinin ve The Road to Serfdom adlı kitabının bir kısmının 40’ların başlarında Türkçeye çevrildiğini biliyordum. Son yazımdan sonra internete girip biraz karıştırınca bu çevirileri Ankara Üniversitesi’nin dergilerine ait veritabanında bulabildim. Çevirilerin hepsi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Dergisi’nde yayınlanmış. Fakat metinler yarım yüzyıldan fazla bir süre önce çevrildikleri için dilleri gayet eski; bu nedenle anlaşılmaları kimi yerlerde zorlaşıyor.

Dergiler iki farklı siteye konulmuş. Bunların birinde derginin bazı sayıları bulunmuyor. O yüzden aşağıda yazdığım makale linklerinden biri diğerlerinden faklı. Dergilerin künyeleri sitede biraz karışık verildiği için aşağıda künyeleri parantez içinde yazdım. Sayfa numaraları dosyalar açıldığında gözüküyor.

Hayek’in editörlüğünü yaptığı Collectivist Economic Planning adlı kitabı için yazdığı iki makale Planlı Kolektivist İktisat adı altında dört bölüm hâlinde yayınlanmış. Bunların linklerini makalelerin orijinal isimlerini yazarak aşağıda verdim.… Yazının Devamını Oku

Sosyallik karşıtı cezalandırma!

Bazı terimleri ilk kez Türkçe’ye çeviriyorsanız her söylediğinizde ağzınızda bir küf tadı varmış hissine kapılırsınız, çünkü kulağınız alışmamıştır. İşte “sosyallik karşıtı cezalandırma” da benim için böyle bir çeviri, henüz fırın(ım)dan yeni çıktı. Literatüre “anti-social punishment” olarak geçen bu kavram, en güzel örneğiyle Simon Gaechter’in, Benedikt Hermann’ın birgün kendisini ziyarete gelip “daha önce yaptığınız çalışmanın Rusya’da benzer sonuçlar vereceğine inanmıyorum” iddiası ile hayat geçirdiği “Antisocial Punishment Across Societies“de karşımıza çıkıyor. Merak buyurmayın, Türkiye de “boyunun ölçüsünü” alanlar listesinde İstanbul’da yapılmış bir deneyle yerini almış!

Deneyin içeriği sıradan bir kamusal mal deneyinden farksız. (Ama nedir bu deneylerin detayları diyenler şuraya!) Kısaca: Varsayalım ki biz 4 kişiyiz ve birbirimizi ne tanıyoruz ne de görüyoruz. Herkesin önüne bir anda gökten 20TL düşüyor.… Yazının Devamını Oku