İktisat Teorisi

Deneysel ve Davranissal Iktisat Danimarka Devlet Televizyonu`nda!

Kopenhag Universitesi`nde deneysel ve davranissal iktisat uzerine calisan Prof. Jean-Robert Tyran birkac gun once Danimarka`nin -TRT2`nin benzeri olan- DR2 isimli kanalindaydi.

“Viden om” isimli bu program bircok farkli alanda yayin yapan bir bilimsel magazin programi. Suraya tiklayarak izleyebileceginiz programin gecen haftaki konugu deneysel ve davranissal iktisatti.

Programi izlerken, aklima bizdeki programlara son 10 yilda dahi hicbir hakemli dergide yayin yapmamis akademisyenlerin konuk edilip bilimden cok siyaset konusulmasi geldi.

U.Baris URHAN

Not: Program Danca fakat roportajlarin tamami Ingilizce.… Yazının Devamını Oku

Gonullulerin Cikmazi (Volunteer`s Dilemma)

Tez konum nihayet belli oldu. Ben de size bu ilginc konu hakkinda biraz fikir vereyim istedim.

Gonullerin Cikmazi Nedir?
Bu alandaki ilk yayin aslinda sosyal psikoloji`den gelmesine ragmen kullanilan etiket farkli idi: Bystander Effect. Bunu, acikcasi, nasil Turkceye cevirmemiz gerektiginden emin olmadigim icin gecici olarak “gorgu taniklari etkisi” diyecegim. Cunku teori bir acil yardim aninda artan gorgu taniklarina (bystanders) paralel olarak herbir gorgu taniginin yardim etme olasiliginin dustugunu belirtiyor. Gonullulerin cikmazi ise bu konunun, teorik gerekcelerle seyreltilmis oyun-teorik bir versiyonu oluyor.
Gonullulerin cikmazinin en basit hali 2 oyunclu ve 2 stratejili bir oyundur. Oyunculardan en az birisinin belli bir bedeli odemeye razi olmasi halinde iki oyuncunun da istifade edebilecegi ortak bir “fayda” yaratilmasinin mumkun oldugu en basit oyuna literaturde “gonullulerin cikmazi” deniliyor.… Yazının Devamını Oku

Daha Cömert Bir Toplum İçin, Daha Fazla Oksitosin!

İktisatçıların birkaç yıldır ilgiyle takip ettiği alanlardan birisi olan nöroekonomi mikro ölçekteki deneysel pazarlık oyunlarının birçoğunun nörolojik temellerine ışık tutmakta.
Son yıllarda yapılmış önemli çalışmalardan bir tanesi de “Oxytocin Increases Generosity in Humans” adıyla şurada yayınlandı. Yazarlardan özellikle Paul J.Zak Cleramont Üniversitesi’ndeki çalışmaları ile adını bir hayli duyurmuştu.

Çalışma deneklerin yarısına oksitosin yarısına da etkisiz bir sıvının verilmesini takiben ültimatom ve diktatör oyunlarındaki davranışlarının incelenmesi üzerine kurulmuş.

Ültimatom oyununda iki kişiden birisine belli bir miktar para verilir ve karşısındaki oyuncuya istediği bir miktarı vermesi istenir. Eğer karşı taraf bu miktarı beğenmez ve reddederse iki taraf da hiçbir şey alamazken kabul etmesi durumunda teklif edilen miktarın, teklifi yapan de kalan miktarın sahibi olur.
Diktatör oyununda bunun tersine karşı taraftaki oyuncunun bir seçim şansı yoktur.… Yazının Devamını Oku

Nöroekonomi (Neuroeconomics); Beyaz Önlüklü İktisatçıların Hikâyesi

-Doktor bey kendimi çok kötü hissediyorum.
—Neyiniz var?
-Yatırımlarımın getirisi çok düşük ve rasyonel karar veremiyorum.
—Hımm, siz şöyle bir uzanın.Ben şirket raporlarınıza bir bakayım…

Özellikle akademik hayat konusunda bilgi sahibi olmayanlara anlatmakta zorluk çektiğim bir unvandır doktorluk. İkitsadın doktoru ne iş yapar ki? Doktor dediğin beyaz önlüklü, sağlık sorunları ile ilgilenen insan değil midir?
İşte tam bu noktada imdadımıza Nöroekonomi yetişiyor.

Vernon L.Smith ile Daniel Kahnemann’ın aldığı nobel ile samimi bir dostuna kavuşan iktisat, anlaşılan ondan da sıkılmış ki yeni bir dost arayışında.Evet, psikolojiden sonra iktisatçıların yeni gözdesi biyoloji biliminden bahsediyorum.Giderek daha da yaygınlaşan bu disiplinlerarası çalışma, nöroekonomi, ne ile ilgileniyor peki?

Kevin Mccabeşöyle bir tanım veriyor;

Neuroeconomics is an interdisciplinary research program with the goal of building a biological model of decision making in economic environments.Yazının Devamını Oku

Deneysel ve Davranışsal İktisada Giriş 3; Tahmin Oyunları İçin Bir Literatür Taraması

Uzun zamandır üzerinde çalıştığım makalemi sonunda bitirebildim. Şu anda değerlendirme aşamasında olduğu için tamamını buraya koyamıyorum ancak sunumumdan sonra sizlerle de paylaşarak görüşlerinizi almak isterim. Şu aşamada sadece makalenin giriş kısmını verip konu ile ilgili literatürü sizlerle paylaşacağım.

“How big is the smallest fish in the pond?
You catch one hundred fishes, all of which are
greater than six inches. Does this evidence
support the hypothesis that no fish in the pond
is much less than six inches long?
Not if your net can’t catch smaller fish.

Knowledge about limitations of your data collection
process affects what inferences you can draw from the data.”
Nick Bostrom

Almost all undergraduate students have some difficulties to understand the principles of game theory on the first hand and even if they understand there is always a big ‘question mark’ whether human decisions and interactions occur in the same way game theory predicts.… Yazının Devamını Oku

Deneysel ve Davranissal Iktisada Giris -1-

Oncelikle N.E.Aydinonat hocamiza “Hosbulduk!” diyerek yazimiza baslayalim.

Bu yazi dizisi ozellikle, 2002 yilinda Vernon L. Smith`in ve Daniel Kahneman`in Nobel Ekonomi Odulu`nu  paylasmalari ile dikkatleri bir kez daha uzerine ceken Deneysel ve Davranissal Iktisat (DDI) uzerine olacak.

Isminden de anlasilacagi gibi bu alan 2 temel ayak uzerine oturuyor. Bunlar; “psikoloji” ve “ekonomi”. Zaten nobel odulunde de bu sekilde bir paylasima gidildigini gorebiliriz zira Daniel Kahneman hayatinda hicbir iktisat dersi almadigi halde nobel odulunu “ekonomi” alaninda almistir.

Peki Nedir Bu Deneysel Iktisat? Ne Ile Ilgilenir?

Konuya bir giris olmasi icin sevgili Homo Economicus`un en onemli 2 ozelligini hatirlayalim;

– Perfect rationality [1]

– Strict self-interest

Buradan hareketle ana amacimizin “toplamda insan davranislarinin aciklanmasi oldugunu” belirterek “bounded ratonality” [2] nin tanimina bakalim;

“The rationality assumption consists of two components: first, individuals are assumed to form, on average, correct beliefs about events in their environment

and about other people’s behavior; second, given their beliefs, individuals choose those actions that best satisfy their preferences.… Yazının Devamını Oku

Deneysel ve Davranışsal İktisada Giriş 2; Tahmin Oyunu

Söz verdiğimiz gibi yazımızın ikinci kısmında tahmin oyunundan bahsedeceğiz. Literatürdeki adı “guessing game” ya da “p-beauty contest game” olarak geçen bu oyun adını Keynes’in Genel Teori kitabındaki şu benzetmesinden almaktadır;

“…professional investment may be likened to those newspaper competitions in which the competitors have to pick out the six prettiest faces from a hundred photographs, the prize being awarded to the competitor whose choice most nearly corresponds to the average preferences of the competitors as a whole; so that each competitor has to pick, not those faces which he himself finds prettiest, but those which he thinks likeliest to catch the fancy of the other competitors, all of whom are looking at the problem from the same point of view. It is not a case of choosing those which, to the best of one’s judgment, are really the prettiest, nor even those which average opinion genuinely thinks the prettiest.

Yazının Devamını Oku