İşgücü Piyasaları

İşsizliğe mi Rahatlığa mı Giden Yol: Robotları Beklerken…

robot_serkan_13122017

“İşte makineleşmenin, serbest ticaretin ve
her türden ilerlemenin günbegün yok ettiği işgücü,
üretici işgücü değil, gereksiz hale gelen işgücüdür;
amaçsız ve ürünsüz olan işgücü fazlasıdır.”
Frederic Bastiat, ‘Ekonomik Safsatalar’, s316.

Ekonomi mantığından anlamayan insanlar için bu günler kötü zamanlar; çünkü onlar için dünyaya yaklaşıp çarpmakta olan büyük bir göktaşı var.

Bu göktaşı: ROBOTLAR. Eyvah! işsiz kalacağız naraları atıyorlar. Muhafazakârlar üzgün, siyasi ve ekonomik olarak ellerindeki bütün okus pokus araçları yitip tükenmekte ve insan üzerindeki bütün ahlaki nutukları anlamsızlaşmak üzere hani insan bu dünyanın halifesiydi. Sosyalistler umutlu kapitalizm artık çözüm üretemiyor ve işsizlik artık her yanı sarıp sarmalayacak. Artık bizim zamanımız geldi, diyorlar. Kapitalizm kendi mezarını kazıyor. Robotlarla savaşacağız onları kırıp dökeceğiz diyorlar. Gene sosyalistler yapıcı değil yıkıcı rolünde ve sadece geriye eski zamanlara ilkele dönüş diyorlar.… Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin Eğitim Sistemi Üzerine 2/4: Ne yaptık?

karikatür

Eğitim sistemimizi değerlendirdiğim yazı dizisinin ilk bölümünde malumu bir kere daha dile getirmiştim: Eğitim cephesinde işler yolunda gitmiyor. Peki, bu kötü gidişatın sebebi ne? Çocuklarımız diğer ülkelerdeki akranlarına kıyasla aynı soruların neden daha azını doğru cevaplayabiliyor? İşverenlerimiz eğitim sistemimizi neden pek de kaliteli bulmuyor? Aslında eğitim açısından kronik sorunlarımız var ve her derdin devası (?) ikinci nesil reformlarla gelişme sağlanması gereken alanlardan biri de eğitim. Bu nedenle bu başarısızlığın nedenlerini oldukça geriye gidip tartışmak yerine, ülkemizin bir başarı hikayesi olarak öne sürülen 2002 sonrası dönemde neler yapıldığını tartışacağım.

1. Hayaller Singapur, Gerçekler Trinidad ve Tobago
Çok basit bir ifadeyle çocuklarımızı öğretmenleriyle etkileşime geçip bilgi/beceri birikimlerini artırmaları ve toplumca uygun kabul edilen davranış kalıplarını edinmeleri maksadıyla okula gönderiyoruz. İkinci kısmının tartışmaya açık olduğunu düşündüğüm bu basit ifade bana Hababam Sınıfı Tatilde adlı filmde geçen “Okul her yerdir.… Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin Eğitim Sistemi Üzerine – 1/4: Ne durumdayız?

karikatür_1

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve beceri kazanımlarını değerlendirdiği araştırma projesi olan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2015 yılı sonuçlarını 6 Aralık 2016’da açıkladı. Türkiye’nin okuma, fen bilimleri ve matematik alanlarında 2012 sonuçlarına kıyasla hem ortalama puan hem de sıralama açısından gerilemesi ülkedeki eğitim sistemi sorunlarını bir anda gündeme taşıdı. Aslında PISA’daki başarısızlık, sistemden duyulan genel memnuniyetsizliğin dışavurumunu sağlayan bir tetikleyici olarak değerlendirilebilir. Çünkü PISA başarısızlığının temellerini oluşturan eğitim alanındaki zayıflıklarımız da son birkaç yıldır daha kısık sesle ve daha düşük frekansla dile getiriliyordu. Özellikle liselere geçiş sınavlarındaki alışkanlık haline geldiği düşünülebilecek değişim yapma eğilimi, üniversite mezunu işsiz oranının görece yüksek olması, lise türlerine ve illere göre LYS başarısı uçurumları gibi sorunlar, sayılabilecek onlarcası arasından benim ilk aklıma gelenler.… Yazının Devamını Oku

Depremi Önceden Tahmin Edemiyoruz, Bari İşsizliğe Kafa Yoralım

öne çıkan görsel

Son dönemlerde ekonomimizde büyüme oranı, ticaret istatistikleri ile işgücü verileri arzu edilen seviyelerden bir miktar uzakta seyrediyor. Türkiye Ekonomisi her ne kadar son 21 çeyrektir büyümeyi başarmış olsa da 2014’te gerçekleşen %2,9’luk büyüme oranı, Orta Vadeli Program’da belirtilen %3,3’lük beklentinin altında gerçekleşti.

Yine TÜİK’in verilerine göre 2015 yılı Şubat ayında ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre %6 oranında, ithalatımız ise yine aynı dönemde %7,2 oranında azaldı. İşsizlik oranı ise Ekim ayında görülen 0,1 puanlık düşüş göz ardı edildiğinde Mayıs ayındaki %8,8 seviyesinden Aralık ayındaki %10,9 düzeyine kadar kesintisiz yükseliş eğiliminde. Benzer olarak, tarım dışı işsizlik oranında yine Mayıs ayındaki 0,2 puanlık düşüş dışarıda bırakıldığında Mayıs-Aralık 2014 döneminde %10,7 oranından %12,9’a doğru kesintisiz bir yükseliş mevcut.… Yazının Devamını Oku

Eğitimli İşsizlik

Bir ülkedeki ortalama eğitim seviyesiyle genel ekonomik durum arasında, literatürde sıkça incelenen önemli bir ilişki vardır. Ekonomistlerin eğitim düzeyi ve eğitimin niteliği ile ilgilenmesinin temel iki nedeni vardır. Bunlardan ilki eğitim düzeyi ile ekonomik büyüme arasındaki pozitif korelasyondur. İkincisi ise eğitimin işsizlik riskini düşürerek, ekonominin geneline yaptığı olumlu katkıdır.

Ekonomik büyüme ile eğitim seviyesi arasındaki ilişki hem mikro hem de makro perspektiften incelenebilir. Eğitimin kişilerin kazançları üzerindeki etkisi, mikro yaklaşıma iyi bir örnektir. Krueger ve Lindahl 2001 yılında yayınladıklar makalede [1] 42 ülke için ülkedeki ortalama eğitim süresi ile kişilerin kazançları arasındaki ilişkiyi incelemişler ve iki değişken arasındaki pozitif ilişkiyi göstermişlerdir.

Yazının Devamını Oku

Temel eğitim ve mesleki eğitim ilişkisi

 

Geçen hafta, Balkanlar’dan gelen bir çok mesleki eğitim uzmanı ve mesleki eğitim kurumu müdürü ile birlikte Arnavutluk’taydık. Tartışılan konular mesleki eğitimin niteliği ve sosyal içermeye olası katkılarıydı. Açıkçası, Türkiye söz konusu ülkelere göre bu konuda fersah fersah ileride. Ancak, kontrol grubundaki ülkelerin kötü olması, Türkiye’nin her sorununu çözdüğü anlamına da gelmiyor elbette.

Türkiye’de işgücü piyasasında hala ciddi sorunlar var. Örneğin, nitelikli elemanların maaşlarında yeterli veri olmadığı için teyit etmekte zorlandığımız ancak herkesin bildiği bir uyumsuzluk (işyeri sahiplerinin ödemek istediği ücretlerle, çalışanların talep ettiği ücretler arasındaki farklılık) bulunuyor. Bir diğer önemli sorun da kişilerin değişen iş tercihleri ile ilgili. İş hayatına yeni atılacak gençler ve işsizler, sanayiden ziyade hizmetler sektöründe çalışmak istiyorlar. Her ne kadar ekonomiler geliştikçe sanayinin payı azalıp hizmetlerin payı artsa da, sanayi hala Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda.… Yazının Devamını Oku