Yoksulluk

Aç Kalmanın TÜİK'çesi!

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba değerli okurlar! Siz varsanız bizler de varız! vb. vb. vb.

Sevdiğim bir dostum geçenlerde  TÜİK’le mücadele ederken ekranını da benimle paylaştı. Ekrandaki rakamların tepesinde “açlık sınırı” diye bir şeyle karşılaştım. Merak edip rakamlara baktığımda şöyle bir şeyler gördüm:

TÜİK’in konuyla ilgili olarak metaveriye koyduğu açıklama ise şöyle:

Yazının Devamını Oku

Ekonominin “Hokus Pokus”u: Enflasyon

Kaç televizyon programı eskittik: “Şimdi kameralarımızı semt pazarına uzatıyoruz. Bakalım halkın enflasyonu ne alemde?” diye başlayan ve mikrofonu kapanın “Vallahi evladım biz bu işten bir şey anlamadık; halimiz harap. Bak, yarım kilo kıyma bile alamıyorum” diyerek yakındığı. Oysa Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarını açıkladığında uzmanlar “enflasyon rakamları düşük” demiyor mu? Ya da hükümet üyeleri her fırsatta üç haneli rakamların sınırlarını zorlayan enflasyon rakamlarından tek hanelere gelmenin ne büyük başarı olduğundan bahsetmiyor mu? Peki ya karikatürler? Yıllar var ki Salih Memecan’ın elinden enflasyon canavarının vatandaşı kovaladığı bir karikatür çıkmamış. E peki kardeşim; bu insanların zoru ne? Ne diye sürekli “fiyatlar yine çok arttı; yandık, bittik” diyor?… Yazının Devamını Oku

Kent Yoksulluğu ve Mekân Ayrışması

Yoksulluk mekâna ve zamana bağlıdır ve ancak onlar aracılığı ile anlamlandırılması mümkündür. Bu, her mekânda yaşanan yoksulluğun kendine has olması, bir başka deyişle o mekânın diğer özelliklerinden, belirleyicilerinden etkilenmesi ya da onlar tarafından tanımlanmasıdır.  Mekân olarak tanımlanan alanlar birbirlerine ne kadar çok benziyorsa ya da tanımlanma nesnesi olarak kullanılan ortaklıklar ne kadar çoksa yaşanan yoksulluk(lar)da o ölçüde birbirine yaklaşmakta-aynılaşmaktadır. Bunun anlamı, yoksulluğun tamamen ucu açık, belirsiz, ele gelmez, kavramsal düzeyde yaratılmış bir şey olması değil, mekândan bağımsız yaşanmaması, bunun mümkün olmamasıdır.  Bir anlamıyla tarihsel süreç içinde farklı güç ilişkileri, mücadeleler, müdahaleler sonucunda oluşturulan “insani yaşam” ölçütlerinin ancak mekân-zaman bağlamında anlamlı hale gelmesidir.

Mekânzamana bağlılık geliştirilen evrensel tanımlamalarla örneğin sağlıklı içme suyuna erişim, ya da yeterli düzeyde beslenebilmek ile ters düşmemektedir. Söylenen mekânzamanın birincil belirleyici olmasıdır .… Yazının Devamını Oku