Kitap İnceleme

Dani Rodrik ve İktisadı Anlamak (2)

foto

Kaldığımız yerden devam edelim.

III

Rodrik (ss. 171-180) iktisadın değer yargılarıyla dolu olduğu ve iktisatta bilimsel olarak kabul edilen şeylerin çoğunun aslında piyasalara dayalı topluma yönelik normatif tercihleri yansıttığı eleştirisini, iktisat modellerindeki bencil davranış varsayımından hareketle yanıtlıyor. Bencillik varsayımının pek çok yapısal koşulda yeterli derecede gerçekçi olduğunu, ama bu varsayımı yapan modellerdeki analizlerin değer yargısı içermediğini ileri sürüyor. İktisatçılar inceledikleri meseleleri ahlâki değil ampirik meseleler olarak görüyor ve bunları temel itibariyle etkinlikten hareketle ele alıyorlar. Gerçi piyasa etkinliği tek tek iktisatçıların piyasalara ilâve değerler atfetmesini engellemiyor ve iktisatçılar kimi zaman dikkatsiz davranıp yetkilerinin ötesine geçen iddialarda bulunabiliyor. Ama söz konusu değerler iktisadın dışından kaynaklanıyor ve iktisatçıların savunması bunlara özel bir güvenilirlik kazandırmıyor.

iktisadi_anlamak_rodrik

Burada Rodrik’le aynı düşünmüyorum. Değer yargılarının olmadığı bir iktisattan bahsetmek mümkün değil.… Yazının Devamını Oku

Dani Rodrik ve İktisadı Anlamak (1)

iktisadi_anlamak_rodrik

Dani Rodrik’in geçen ekim ayında yayınlanan Economics Rules adlı son kitabı bizde bu mayıs ayında İktisadı Anlamak adıyla yayınlandı. Böyle olunca, kitabın çevirmeni olarak bir yazı yazmak farz oldu. İktisadı Anlamak akademik bir kitap değil. Bizim popüler bilim dediğimiz türe yakın, basit dille ve iktisatçı olmayanların anlayabileceği üslupla yazılmış. Nitekim Rodrik’in hedef kitlesinin yarısını iktisatçı olmayanlar oluşturuyor.

Kitabın akademik olmadığını belirten bir şekilde, Economics Rules argo kaçan bir başlık ve “iktisat süper bir şeydir” gibi bir anlama sahip. Rodrik’in iktisadı eleştirenlere yanıt vermesini ifade ediyor. Bu nedenle Türkçede tam bir karşılık bulmak mümkün değil. Ancak, Türkçe başlığın Rodrik’ten onaylı olduğunu söyleyelim. Alt başlık olarak da, daha açıklayıcı olduğu için yayınevi kitabın İngiliz baskınının alt başlığını tercih etti.

Bu yazıda Rodrik’in ana fikrinden biraz bahsedeceğim, ama kitabın özetini vermeyeceğim.… Yazının Devamını Oku

“İktisatta Davranışsal Yaklaşımlar”*

Web

İktisatta Davranışsal Yaklaşımlar bir buçuk senelik bir çalışmanın ardından Kasım 2015’te piyasaya çıktı. İmge Kitabevi tarafından basılan kitap, ilk ayında yayınevinin en çok satılan kitabı olmuş, ilk baskının da yarısından çoğu tükenmiş bile. Bunda Türkiye’de davranışsal iktisada olan ilginin artmasına rağmen basılı Türkçe kaynakların birkaç akademik makale ve bazı çeviri kitaplarla sınırlı olmasının etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Bu rakamların yanısıra Mağfi Eğilmez, Uğur Gürses gibi Türkiye’nin saygın ekonomistlerinin çalışmamız hakkında söylediği güzel sözler de bizi mutlu ediyor. Dileriz bu kitap, ülkemizde davranışsal iktisada olan ilginin artmasına yardımcı olur. Kitabımız hakkında biraz bilgi vereyim:… Yazının Devamını Oku

Batı Neden Egemen?

Sipahi3

En azından şimdilik öyle. Geçenlerde İstanbul’da tramvayında arkadaşla bu meseleyi konuşuyorduk, derken bir amca arkadaşla araya girdi hemen, “matbaa geç geldi, matbaa! Okur yazar adam yok bizde, hala da yok” dedi, sonra epey de bir sövdü. Gülümsedik. Diyemedim ki matbaa neden geç geldi?

Nasıl oldu da Kapitalizm ve ulus devlet, dünyanın iktisadi ve siyasi iki güçlü yapısı, Batı’da oluştu da Doğu geride kaldı? Son zamanlarda bu soruya cevap arayan bazı tarihçi, iktisatçı ve siyaset bilimcilerden harmanladığım bir cevabı yazacağım. Detaylara girmeden mümkün oldukça basitleştirilmiş bir şekilde ifade ediyorum.

Önce Orta çağların sonundan durumun fotoğrafını çekelim. 16. yüzyılda İtalyan yazar Niccolò Machiavelli Prens adlı eserinde Doğu ve Batı sistemleri hakkında şöyle yazıyor,

“Türk hükümdarlığı tek bir padişah tarafından yönetilir. Diğerleri kapıkullarıdır. Padişah ülkesini sancaklara ayırmış ve oralara valiler tayin etmiştir.

Yazının Devamını Oku

Bir Kitap Değerlendirmesi: Faydacı Aklın Eleştirisi Üzerine- Alain Caillè

öne çıkan görsel

Hali hazırda farklı bir yazı ile uğraşırken, karşıma çıkan ve bugün sizlerle paylaşıp biraz da okumanıza vesile olmak istediğim ‘’Faydacı Aklın Eleştirisi’’ adlı kitaptan bahsetmeyi tercih ettim. İletişim’den 2007’de çıkan ve Ahmet İnsel editörlüğünde Devrim Çetinkasap tarafından çevrilmiş olan kitap, iktisadın en temel varsayımlarından/dayanak noktalarından biri olan faydacılık anlayışı üzerine etkin sorular üreten ve çözüm arayışında olan bir kitap. Tabi şunu da başta söylemek gerekir ki kitap, ‘’MAUSS’’ yani ‘’Sosyal Bilimlerde Faydacılık Karşıtı Hareket’’in 90’ların başında hazırladığı ve yeniden gözden geçirilmiş/güncellenmiş hali ile dilimize kazandırılmış, iyi de olmuş. Fransa’da ortaya çıkan hareket, sosyal bilimlerin faydacılığa indirgenmesine karşı önerilerin yanında faydacılığın ne olup ne olmadığını da kanımca akıcı ve gayet aydınlatıcı olarak ele alıyor. Sitemizi takip eden öğrenciler ve iktisat meraklıları için özellikle kitap içinde üretilen sorular ve böyle bir hareketin varlığı ve devam ettiğini bilmek, heyecan verici olabilir.… Yazının Devamını Oku

Asya’da Alternatif Modernite Arayışının Bir Tarihi

1905 Tsushima Muharebesi: Mishra kitabını Japonya'nın 1905'te Rusya'ya karşı galibiyetini anlatarak başlıyor. İstanbul'dan Pekin'e birçok yerde kutlanmış.

Hintli yazar Panjak Mishra’nın The Ruins of Empire: The Revolt Against the West and the Remaking of Asia adlı kitabını okurken nedense hep Kaptan Gusto’yu hatırladım – Fransız kaptan dünyayı gezer ve Cebelitarık Boğazı’nda tuzlu suyun tatlı suyla karışmadığını görür; bunun Kuran’da yazdığını da öğrenince Müslüman olur. Bu hikayenin altında asırların getirdiği bir yenilgi hissi yatar. Mishra da kitabında tam da bu hissi, yani 18. yüzyıldan bu yana büyük Asya imparatorluklarının Batı elindeki mağlubiyetini kaleme almış. Kitabın özünde üç düşünürün biyografisi var: İslam coğrafyasından aktivist ve yazar Cemaleddin Afgani, Çin’den gazeteci ve siyasetçi Liang Qichao ve Hindistan’dan şair Rabindranath Tagore.… Yazının Devamını Oku

”Hayatımızdaki Ekonomi”

boooooks

Yazımı bu kez sıcak bir Denizli akşamında, terlik, şort kıvamında hafif bir rüzgar eşliğinde yazıyorum. Dolayısıyla limonatanızı yudumlarken, keyifle okuyacağınızı düşündüğüm biraz da rahat bir edayla sanki hamakta yazar gibi.

boooooks”Neden hayatımızdaki ekonomi?” ”Başka bir yerdeki ekonomiyi mi inceliyoruz burada” diye soracak olursanız bu başlığın nedeni, evet belki bu sorularla da alakalı ama biraz da YKY nın çevirdiği ”Economics For Humans” orjinal adıyla yayınlanan Julie A. Nelson kitabı.Bİraz bahsedip rahatlıkla okunabilen bir kitap olarak size bu kitabı tavsaiye etmek niyetindeyim. Başta belirtmek isterim yalnız Türkçe’ye böyle çevirilen bir başlık İnsanlar için Ekonomi olarak doğrudan çevrilse belki daha vurucu olabilirdi.Fakat, biraz da başka bir taraftan olaya bakan bir kitap ve akademisyen yazar için sanırım bu başlıkta çevirmek pek YKY nin işine gelmedi.Yazının Devamını Oku

Sencer Divitçioğlu Anlatıyor

phpThumb_generated_thumbnail

İstanbul Üniversitesi’nin eski iktisat hocalarından Sencer Divitçioğlu’nun Sencer Divitçioğlu Anlatıyor adlı söyleşi kitabı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkmış. Açıkçası geç kalmış bir kitap bu. Benim bildiğim kadarıyla Türkiye’deki ilk mikro iktisat kitabını yazan, 1970’li yıllarda Marksist Dönüşüm Sorunu üzerine kafa patlatan, hatta bu meselelerle ilgili Değer ve Bölüşüm: Marksist İktisat ve Cambridge Okulu adlı bir kitap yazan ve en tanınmış kitabı Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu olan Divitçioğlu hakkında çok daha önceden bir söyleşi kitabı yayınlanmalıydı. Ben belki bu işi Türkiye İş Bankası yapar diye beklerken kitap Yapı Kredi’den çıktı.

Divitçioğlu daha ziyade Asya Üretim Tarzı (AÜT) üzerine olan kitabıyla tanınıyor. Bu kitap 60’larda Türkiye’de AÜT ve Osmanlı hakkında – bence gayet de hayırlı olan – bir tartışmanın başlamasına vesile olmuştu.Yazının Devamını Oku

Bir İktisaçının Aşkı – 14 Şubat'a selam olsun! :-)

BİR İKTİSATÇININ AŞKI
Yatay seyir izleyen kalp grafiğimi yukarı yönlü harekete geçirensin,
Yüksek seviyeden arz ettim aşkımı; yoğun talep beklentisiyle,
Arzımın talebinle kesiştiği noktada dengeye gelecek aşkımız,
O noktada maksimize edeceğiz marjinal faydamızı göreceksin.

Kararlı denge kuracağız seninle, yapay şoklara dayanaklı,
Uzun vadeli olacak aşkımız çünkü makro büyüklüklerde sevdim seni, mikro mekanlarda.
Dilerim ki birbirimize hep dürüst olalım, hiç net hata noksanlar olmasın kalplerimizde.
Ve farkında olmadan direnç noktanı kırarsam,
Resesyon yapma, kısa zamanda tepki alımlarımla alacağım gönlünü.… Yazının Devamını Oku

İktisatta Deney Yapılır mı?

 Modern fen bilimleri başarılarını deney ve gözlem yöntemlerine borçludurlar. Deneycilik ve yararcılığın yalnızca fen bilimleri prosedürünü tanımladığı sürece doğru olduğunda herhangi bir şüphe yoktur (s. 35). [Zira] İnsan eylemi bilimlerinin uğraştığı tecrübe daima karmaşık fenomen tecrübesidir. İnsan eylemi söz konusu olduğunda laboratuar deneyi yapılamaz. (s. 34)

Ludwig von Mises, İnsan Eylemi

Bazı sorular sanki kesin cevapları varmış gibi görülür. Oysa kaotik durumların sanılanın aksine tek bir cevabı yoktur. Ama anlaşılır ve sağlam bir mantığa sahip bir cevabı vardır. Bu cevap insanın kendi doğal sınırlarına ulaştığı anda ortaya çıkar. Örneğin, insan uçabilir mi sorusunun cevabı evettir. Bir araçla, yani bir vasıtayla, uçakla, roketle, yapay kanatla, planörle, helikopterle, uzay mekiğiyle mümkündür bu. Ama soru esasında şöyledir: İnsan kuş gibi uçabilir mi? Bunun cevabı tek kelimeyle hayırdır.Yazının Devamını Oku