Uluslararası İktisat

Dış Ticaret Kan Kaybediyor

Bilindiği gibi, resmi dış ticaret istatistikleri takip eden ayın son iş günü Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanırken ayın ilk iş günü ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ayrı ayrı olarak geride bırakılan ayın geçici dış istatistiklerini yayınlıyor. TİM tarafından birlik onay koduna tabi dış ticaret istatistikleri açıklanırken geriye kalan birlik onay koduna tabi olmayan işlenmemiş kıymetli maden ihracatı, bedelsiz ihracat, deniz ve hava taşıtlarına yapılacak teslimat kapsamında ihracat vb. kayıtları içeren geçici dış ticaret istatistikleri ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanmaktadır [1].

TÜİK’in açıkladığı resmi dış ticaret istatistiklerine göre [2] ihracatımız Haziran ayında %6,9 oranında azalırken ithalatımız ise %12,5 oranında düşüş göstermiştir. Yılın ilk yarısı itibariyle 2014 yılının aynı dönemine kıyasla ihracatımızda %8,2 oranında düşüş gözlemlenirken dış ticaret hacmimiz ise %9,8 oranında azaldı.… Yazının Devamını Oku

Kime Göre, Neye Göre?

figure 1

Karnesini gören babası kendisine kızmadan önce, “iki dersten kaldım ama Seyit Amca’mın oğlu Süleyman dört dersten kalmış” diyen küçük Orhan… 2015 Şubat ayı ihracatı bir önceki aya ve bir önceki yılın aynı ayına göre düşmüş olmasına rağmen “ihracat verilerinde artış” diye başlık atan gazete… Büyümenin yavaşladığı dönemde “biz az büyüyoruz ama Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Kolombiya hep bizden daha az büyüyorlar” diyen ekonomistler… Bu örneklerdeki ana aktörler davranışları nedeniyle yukarıdaki karikatürün aktörü Harun’la benzerlik sergiliyor. Hepsi göreliliğin sağlam duvarının arkasına saklanıyor. Unutulmaz Türk filmlerinden Banker Bilo’da, Maho’nun Bilo’ya attığı her kazık sonrası kullandığı efsane replik geliyor hatırıma: “Yaptım, ama hele bir sor niye yaptım”. Örneklerdeki aktörlere ekonominin/karnenin/ihracatın durumu neden kötü diye bir soru sorsak, “kötü, ama hele bir sor neden kötü” diye bir cevap alırız kuvvetle muhtemel.… Yazının Devamını Oku

Bu Üretim Yapısı ve İhracatla Ancak Bu Kadar

şekil 1

2023’e 9 kala Türkiye, 25000 ABD Doları kişi başına milli gelir hedefinin hala çok uzağında. Hedefe ulaşabilmemiz için kişi başına milli gelirin 2014-2023 döneminde yıllık ortalama %10,3 hızla büyümesi gerekiyor. 2001-2008 dönemine baktığımızda 7 yılda  kişi başına milli gelirini 3,4 katına (yıllık bileşik %19,9 büyüme) çıkarabilen, 2008-2014 dönemine baktığımızda ise 6 yılda 10283 ABD Doları’ndan 10482 ABD Doları seviyesine çıkabilmiş bir ülke ile karşılaşıyoruz. İçinde küresel krizi de barındıran bu son 6 yıllık performans, “2023 hedefleri iyi, hoş ama orta gelir tuzağına mı takıldık acaba” sorusunu akla getiriyor.

Orta gelir tuzağı literatürü, tuzağın nedenleri ve çözüm yolları açısından temelde üç gruba ayrılabilir: 1) eğitim ve doğru kurumlar 2) ihracatın sektörel yapısının değiştirilmesi ve 3) proaktif devlet aracılığıyla sanayinin iyileştirilmesi. (Kanchoochat ve Intarakumnerd, 2014[1]) Bu kısa notta ikinci grubun tezine odaklanılarak, ihracatın sektörel dağılımındaki değişimlerin Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin büyüme potansiyeline etkisi ölçülmektedir.… Yazının Devamını Oku

Bu Gelişmiş Ülkeler de, Ha Bire Başımıza İcat Çıkartıyorlar!

patented

Aslında bu yazı, ileri teknolojinin hayatımızı nasıl değiştirebileceğine dair, Jetgiller kıvamında ve eğlenceli bir değerlendirme olacaktı. Ancak yazıya başladıktan sonra fark ettim ki, böyle bir değerlendirme küresel inovasyon ortamına dair bir değerlendirme olmaksızın pek çok okuyucu için havada kalacak. Eğlenceli fütürizm başka yazıya kalsın, bugün rakamlarla konuşalım.
“Yenilikçiliğin ve teknolojik gelişimin kaynağı ABD ve kalkınmış ülkeler” diye boşuna söylenmiyor. Açıkçası, icat çıkartmakta üstlerine yok. 2013 ve öncesinde, ABD Patent ve Marka Ofisi’nden alınan toplamı 5,5 milyon teknoloji patentinin %56’sını ABD’li şirketler almış. Geriye kalan %44’ün dağılımı da, yenilikçiliğin ve icat çıkarma meselesinin bir kaç ülkenin tekelinde olduğuna işaret ediyor. Japonya, ABD’deki patentlerin %17’sini, Almanya %7’sini almış. Yani, üç ülke, alınan her beş patentten dördünün sahibi (Şekil 1).… Yazının Devamını Oku

Neden Altın, Bitcoin Değil?

gold-vs-bitcoins

“Herkese banknot çıkarma yetkisi vermek istiyorum ki,
kimse kimseden bir daha banknot kabul etmek durumunda kalmasın.”
Henri Cernuschi

Cüzdanlarınıza, hisse senetlerinize ve mülkünüze sahip çıkın Hanımlar ve Beyefendiler, enflasyonlu günler! Tekrar başlıyoruz.

İnsanlığı heyecanlandıran bir sürecin başındayız. Elektronik Para’nın bulunmasının üzerinden 4 sene geçti. Bitcoin’in değeri düzenli olarak artmakta ve şimdiden mucizevî olarak sürekli büyüyen bir kazanç kapısı oldu bile… En çok da ‘bırakınız yapsınlarcılar’ bu sürece destek veriyor. Rüyaları gerçek oldu. Merkez bankası yok, devletler işin içinde değil ve girişimsel bir atılım başarıya ulaşmış gözüküyor. Diğer bütün paralara karşı bitcoin sürekli ve güçlü bir şekilde değerleniyor.

Akıl almaz olan ‘bırakınız yapsınlarcılar’ın bu durumu kalpazanlık olarak değil, serbest paranın zaferi olarak adlandırmaları. Pekiyi ne oldu ‘laisez faire’cilerin tekelci para basımına karşı yıllarca süren karşı çıkışına?… Yazının Devamını Oku

Serde Güvensizlik Var

resim 1

“Ekonomik Güven Endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen Tüketici Eğitim Anketi sonuçlarından üretilen tüketici güven endeksi, TCMB tarafından hesaplanan reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi ve TÜİK tarafından hesaplanan hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endeksleri ile hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.” [1]

Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi web sitesinde dolanırken (evet, böyle de rafine zevkleri olan bir insanım) yukarıdaki ifade dikkatimi çekti. 2015 yılıyla beraber TÜİK ülkemiz için ekonomik güven endeksi duyurmaya başladı. Gerek tüketici kesiminin, gerek reel kesimin ve  gerekse de ekonomideki diğer dinamiklerin işlendiği endeksleri baz alarak hesaplanan ekonomik güven endeksinde –yukarıda belirtildiği gibi- 100 değeri ekonomik duruma ilişkin görünüm için eşik pozisyonunda.… Yazının Devamını Oku

(K)atkısı (O)ldukça (B)üyük (İ)şletmeler

Kaynak: vergidergisi.net

KOBİler iç ticarette olduğu kadar ülkemizin dış ticaretinde de etkin bir role sahiptir. TÜİK’in her yıl açıklamakta olduğu “Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri”ne göre 2013 yılı itibariyle KOBİlerin toplam ihracat içerisindeki payı %59,2 olurken toplam ithalat içerisindeki payı ise %39,9 düzeyinde gerçekleşti.
2009 yılında 101,4 milyar dolar ihracat, 139,2 milyar dolar ithalat yapan ülkemiz 2013 yılına gelindiğinde ihracat değerini %49 oranında artırarak 151,6 milyar dolara, ithalat değerini ise %81 oranında artırarak 251,4 milyar dolara yükseltmiştir. TÜİK’te girişimler bazında verisi bulunan 2009-2013 döneminde sanayi sektörlerinin toplam ihracat içerisindeki payı ortalama %59 olurken söz konusu dönemde yapılan ihracatın %37’si ise ticaret sektöründe yer alan girişimler tarafından yapılmış. İthalat tarafında da sanayi sektöründe yer alan girişimlerin yoğunluğu göze çarpıyor. 2009-2013 döneminde yapılan ithalatın ortalama %53’ü sanayi sektöründeki girişimler tarafından yapılırken ticaret sektörünün payı ise %32.… Yazının Devamını Oku

“Yırttık abicim, yırttık!”

Kaynak: WUS KOSOVA

Dünya Ekonomik Forumu her yıl, ülkelerin kurumlar, altyapı, makroekonomik çevre, eğitim, işgücü piyasası etkinliği, finansal market gelişmişliği, inovasyon kapasitesi vb. değişkenlerdeki performansını ağırlıklandırarak Küresel Rekabetçilik Endeksi Raporu’nu yayınlıyor [1]. Uluslararası bilinirliği ve kabul edilirliği olan bu raporun üzerine birçok çalışma yapılıyor. 2014 yılında yayınlanan son versiyonunda girişi, gelişmesi, sonucu, tablosu, kaynakçası toplamda 565 sayfa tutan bu raporu görünce arkanıza bile bakmadan kaçmış olmanız kuvvetle muhtemel lâkin üzerine konuşulmaya değer olduğu da bir gerçek.… Yazının Devamını Oku

G20 Tarihi: Dünya Liderleri Neden Bir Araya Geliyor?

photo

Dünya liderlerinin toplantı yapması insanlık tarihinde yeni bir olgu. Mesela, 16. yüzyılda Osmanlı Padişahı, Çin İmparatoru, Babür İmparatoru, Rus Çarı, Papa ve Frenk Krallarından oluşan bir toplantıyı göz önüne getirebiliyor musunuz? Aynı mekanda olmayı bırakın, bu insanların birbirlerinin resimlerini bile görmesi güçtü. Günümüzün standartlarından baktığımızda o zamanlar halklar ve ülkeler arasındaki bağların yüzlerce asırdır kopuk denilecek kadar zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

Artık belli bir grup dünya liderleri her yıl bir araya gelip ortak meselelerini konuşuyor ve aralarında politika uyumu sağlamaya çalışıyorlar. Hem de Birleşmiş Milletler gibi resmi bir çerçeve olmadan. Buna G20, yani “20’linin Grubu” diyoruz.

Türkiye G20’nin 2015 dönem başkanlığını devraldı. Yani 2015’in Kasım ortalarında Obama, Şi Cinping, Merkel, Putin ve diğer dünya liderleri Antalya’da buluşacak. Gündemlerinin ana maddeleri dünya ekonomisi hakkında olacak ancak liderler Ebola’dan yolsuzluğa, küresel ısınmadan işsizliğe kadar farklı konuları da ele alacaklar.… Yazının Devamını Oku

8760 km Uzakta Kurulu Japon Emeklilik Fonunun Türkiye İle Ne İlgisi Olabilir?

money

Kaynak: Project Assistants

Çok ilgisi olabilir, hemen anlatayım. Japonya ekonomisi 4,9 trilyon dolarlık hacmi ile ABD ve Çin’in ardından dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi [1]. Bu ekonomideki her türlü gelişmenin küresel yansımaları olması kaçınılmaz. Bu ekonomideki yakın zamanlı gelişmelerden biri, büyümeyi destekleyici strateji kapsamında, Emeklilik Yatırım Fonu’nda [2] reform yapılmasına karar verilmesi [3]. Mevcut durumda fonda biriken tutar 1,2 trilyon dolar civarında ve bu meblağ fonu dünyanın en büyük emeklilik yatırım fonu konumuna taşıyor. Önce biraz geri plan bilgisi vereyim, ne ile karşı karşıya olduğumuz net anlaşılsın.… Yazının Devamını Oku