Uluslararası Rekabet

İşsizliğe mi Rahatlığa mı Giden Yol: Robotları Beklerken…

robot_serkan_13122017

“İşte makineleşmenin, serbest ticaretin ve
her türden ilerlemenin günbegün yok ettiği işgücü,
üretici işgücü değil, gereksiz hale gelen işgücüdür;
amaçsız ve ürünsüz olan işgücü fazlasıdır.”
Frederic Bastiat, ‘Ekonomik Safsatalar’, s316.

Ekonomi mantığından anlamayan insanlar için bu günler kötü zamanlar; çünkü onlar için dünyaya yaklaşıp çarpmakta olan büyük bir göktaşı var.

Bu göktaşı: ROBOTLAR. Eyvah! işsiz kalacağız naraları atıyorlar. Muhafazakârlar üzgün, siyasi ve ekonomik olarak ellerindeki bütün okus pokus araçları yitip tükenmekte ve insan üzerindeki bütün ahlaki nutukları anlamsızlaşmak üzere hani insan bu dünyanın halifesiydi. Sosyalistler umutlu kapitalizm artık çözüm üretemiyor ve işsizlik artık her yanı sarıp sarmalayacak. Artık bizim zamanımız geldi, diyorlar. Kapitalizm kendi mezarını kazıyor. Robotlarla savaşacağız onları kırıp dökeceğiz diyorlar. Gene sosyalistler yapıcı değil yıkıcı rolünde ve sadece geriye eski zamanlara ilkele dönüş diyorlar.… Yazının Devamını Oku

Küreselleşme ve Ulusların Gündemi – 2

Global Governance

‘Küreselleşme ve Ulusların Gündemi – 1’ başlıklı yazımda, küresel düzeydeki karmaşık ortamın adil bir küreselleşmeyle mi, yoksa küreselleşmeden dönüşle mi sonuçlanacağı sorusundan yola çıkmıştım. O değerlendirmede, küreselleşmeden dönüş anlamına gelebilecek ulusal reflekslerin sıklaşmaya başladığına dikkat çekmiştim: Ulus-ötesi pratikler ve anlamlar bir yandan sürüyor olsa da, diğer bir yandan ulusal temalar ve politikalar, bütünsel bir şekilde olmasa bile, önemlerini gösterecek şekilde gündeme gelebilmektedir. Devam niteliğindeki bu yazımda ise, küresel gerilimlerin katılımcı ve adil olarak çözülmesi konusunu değerlendirmekteyim.

Küresel çaptaki ekonomik, kültürel ve politik sorunlara yönelik katılımcı çözümün kurumsallaştırılabilmesi anlamıyla öne çıkan kavramlardan biri, küresel yönetimdir.

Küresel yönetim (global governance) kavramı [1], uluslararası kuruluşların daha etkin bir yönetim anlayışıyla kurumsallaşmasını ifade etmektedir. Stefan Schirm, küresel yönetim anlayışına ilişkin dört farklı yaklaşım olduğunu ileri sürmektedir [2].… Yazının Devamını Oku

Bu Gelişmiş Ülkeler de, Ha Bire Başımıza İcat Çıkartıyorlar!

patented

Aslında bu yazı, ileri teknolojinin hayatımızı nasıl değiştirebileceğine dair, Jetgiller kıvamında ve eğlenceli bir değerlendirme olacaktı. Ancak yazıya başladıktan sonra fark ettim ki, böyle bir değerlendirme küresel inovasyon ortamına dair bir değerlendirme olmaksızın pek çok okuyucu için havada kalacak. Eğlenceli fütürizm başka yazıya kalsın, bugün rakamlarla konuşalım.
“Yenilikçiliğin ve teknolojik gelişimin kaynağı ABD ve kalkınmış ülkeler” diye boşuna söylenmiyor. Açıkçası, icat çıkartmakta üstlerine yok. 2013 ve öncesinde, ABD Patent ve Marka Ofisi’nden alınan toplamı 5,5 milyon teknoloji patentinin %56’sını ABD’li şirketler almış. Geriye kalan %44’ün dağılımı da, yenilikçiliğin ve icat çıkarma meselesinin bir kaç ülkenin tekelinde olduğuna işaret ediyor. Japonya, ABD’deki patentlerin %17’sini, Almanya %7’sini almış. Yani, üç ülke, alınan her beş patentten dördünün sahibi (Şekil 1).… Yazının Devamını Oku

Serde Güvensizlik Var

resim 1

“Ekonomik Güven Endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen Tüketici Eğitim Anketi sonuçlarından üretilen tüketici güven endeksi, TCMB tarafından hesaplanan reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi ve TÜİK tarafından hesaplanan hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endeksleri ile hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.” [1]

Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi web sitesinde dolanırken (evet, böyle de rafine zevkleri olan bir insanım) yukarıdaki ifade dikkatimi çekti. 2015 yılıyla beraber TÜİK ülkemiz için ekonomik güven endeksi duyurmaya başladı. Gerek tüketici kesiminin, gerek reel kesimin ve  gerekse de ekonomideki diğer dinamiklerin işlendiği endeksleri baz alarak hesaplanan ekonomik güven endeksinde –yukarıda belirtildiği gibi- 100 değeri ekonomik duruma ilişkin görünüm için eşik pozisyonunda.… Yazının Devamını Oku

(K)atkısı (O)ldukça (B)üyük (İ)şletmeler

Kaynak: vergidergisi.net

KOBİler iç ticarette olduğu kadar ülkemizin dış ticaretinde de etkin bir role sahiptir. TÜİK’in her yıl açıklamakta olduğu “Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri”ne göre 2013 yılı itibariyle KOBİlerin toplam ihracat içerisindeki payı %59,2 olurken toplam ithalat içerisindeki payı ise %39,9 düzeyinde gerçekleşti.
2009 yılında 101,4 milyar dolar ihracat, 139,2 milyar dolar ithalat yapan ülkemiz 2013 yılına gelindiğinde ihracat değerini %49 oranında artırarak 151,6 milyar dolara, ithalat değerini ise %81 oranında artırarak 251,4 milyar dolara yükseltmiştir. TÜİK’te girişimler bazında verisi bulunan 2009-2013 döneminde sanayi sektörlerinin toplam ihracat içerisindeki payı ortalama %59 olurken söz konusu dönemde yapılan ihracatın %37’si ise ticaret sektöründe yer alan girişimler tarafından yapılmış. İthalat tarafında da sanayi sektöründe yer alan girişimlerin yoğunluğu göze çarpıyor. 2009-2013 döneminde yapılan ithalatın ortalama %53’ü sanayi sektöründeki girişimler tarafından yapılırken ticaret sektörünün payı ise %32.… Yazının Devamını Oku

“Yırttık abicim, yırttık!”

Kaynak: WUS KOSOVA

Dünya Ekonomik Forumu her yıl, ülkelerin kurumlar, altyapı, makroekonomik çevre, eğitim, işgücü piyasası etkinliği, finansal market gelişmişliği, inovasyon kapasitesi vb. değişkenlerdeki performansını ağırlıklandırarak Küresel Rekabetçilik Endeksi Raporu’nu yayınlıyor [1]. Uluslararası bilinirliği ve kabul edilirliği olan bu raporun üzerine birçok çalışma yapılıyor. 2014 yılında yayınlanan son versiyonunda girişi, gelişmesi, sonucu, tablosu, kaynakçası toplamda 565 sayfa tutan bu raporu görünce arkanıza bile bakmadan kaçmış olmanız kuvvetle muhtemel lâkin üzerine konuşulmaya değer olduğu da bir gerçek.… Yazının Devamını Oku