Son Eklenen Yazılar

Bu Kez ’’Kapsayıcı’’ Kapitalizm

gorsel-1-one-cikan

İktisadın geçerliliğini ispatlama ihtiyacını en çok duyduğu dönemlerden birinde yaşayan bizlere serbest piyasa ekonomisi ve iktisadi insan verili olarak sunuldu ve yeterli refah seviyesine ulaşmış, daha fazlasına ulaşma kapasitesine de sahip azınlıklar için su götürmez bir gerçek haline geldi. Öte yandan, yine bizlerin bildiği gerçek, belki arka mahallemizde, belki alt sokakta belki diğer muhitte belki de sitemizin az ötesinde farklı iktisadi/yaşamsal gerçekliklerin yaşandığı. Hal böyleyken, kalkıp piyasa ekonomisini savunmak bence çok da mümkün değil. Hele hele kapitalizmin kapsayıcılığından söz etmek…

Piyasacı iktisadın öne eğilen başını gerçek dünya ile tanıştırma gayretindeki davranışsal iktisat, bize farklı ufukların kapısını aralayabilmekte. Sadece bireylerin kar güdüsü ve faydasını maksimize eden ekonomik ajanlar olmadığını, aksine yanılan, yanlış hesaplayan, itibarını göz önünde bulunduran, karşılık bekleyen ve nihayetinde diğerlerini düşünen aktörler olduğunu ortaya koymakta.… Yazının Devamını Oku

Dani Rodrik ve İktisadı Anlamak (2)

foto

Kaldığımız yerden devam edelim.

III

Rodrik (ss. 171-180) iktisadın değer yargılarıyla dolu olduğu ve iktisatta bilimsel olarak kabul edilen şeylerin çoğunun aslında piyasalara dayalı topluma yönelik normatif tercihleri yansıttığı eleştirisini, iktisat modellerindeki bencil davranış varsayımından hareketle yanıtlıyor. Bencillik varsayımının pek çok yapısal koşulda yeterli derecede gerçekçi olduğunu, ama bu varsayımı yapan modellerdeki analizlerin değer yargısı içermediğini ileri sürüyor. İktisatçılar inceledikleri meseleleri ahlâki değil ampirik meseleler olarak görüyor ve bunları temel itibariyle etkinlikten hareketle ele alıyorlar. Gerçi piyasa etkinliği tek tek iktisatçıların piyasalara ilâve değerler atfetmesini engellemiyor ve iktisatçılar kimi zaman dikkatsiz davranıp yetkilerinin ötesine geçen iddialarda bulunabiliyor. Ama söz konusu değerler iktisadın dışından kaynaklanıyor ve iktisatçıların savunması bunlara özel bir güvenilirlik kazandırmıyor.

iktisadi_anlamak_rodrik

Burada Rodrik’le aynı düşünmüyorum. Değer yargılarının olmadığı bir iktisattan bahsetmek mümkün değil.… Yazının Devamını Oku

Dani Rodrik ve İktisadı Anlamak (1)

iktisadi_anlamak_rodrik

Dani Rodrik’in geçen ekim ayında yayınlanan Economics Rules adlı son kitabı bizde bu mayıs ayında İktisadı Anlamak adıyla yayınlandı. Böyle olunca, kitabın çevirmeni olarak bir yazı yazmak farz oldu. İktisadı Anlamak akademik bir kitap değil. Bizim popüler bilim dediğimiz türe yakın, basit dille ve iktisatçı olmayanların anlayabileceği üslupla yazılmış. Nitekim Rodrik’in hedef kitlesinin yarısını iktisatçı olmayanlar oluşturuyor.

Kitabın akademik olmadığını belirten bir şekilde, Economics Rules argo kaçan bir başlık ve “iktisat süper bir şeydir” gibi bir anlama sahip. Rodrik’in iktisadı eleştirenlere yanıt vermesini ifade ediyor. Bu nedenle Türkçede tam bir karşılık bulmak mümkün değil. Ancak, Türkçe başlığın Rodrik’ten onaylı olduğunu söyleyelim. Alt başlık olarak da, daha açıklayıcı olduğu için yayınevi kitabın İngiliz baskınının alt başlığını tercih etti.

Bu yazıda Rodrik’in ana fikrinden biraz bahsedeceğim, ama kitabın özetini vermeyeceğim.… Yazının Devamını Oku

Cambridge Sermaye Tartışmalarına Tanıklık Etmek – 4/4

photo 1

Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Bu soruyu ben değil, 2003 yılında Journal of Economic Perspectives adlı akademik dergide yayımlanan makalelerinde A. J. Cohen ve G. C. Harcourt birlikte soruyorlar. Sahiden de, Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Şimdi de ben soruyorum. Cohen ve Harcourt’a göre, tartışmalara katılan birçok kişi artık hayatta olmadığından bu sorular geçmișin tozlu, karanlık, ıșıksız odalarının unutulmuş, örümcek ağlarıyla kaplanmış kitap raflarında kaldı. Aslında tam olarak böyle söylemiyorlar, ben biraz dramatikleștirdim. Onların açıklamalarından anlașılan tartıșmaların durduğu. Oysa bana sanki bu tartıșmalar hala devam ediyormuș gibi geldi. Bu yazıda, neden Cohen ve Harcourt ile aynı fikirde olmadığımı anlatmaya çalıșacağım. Bunu yapabilmek için birçok konuya değinmem gerekti. O yüzden de yazı uzadıkça uzadı. Sanal dünyanın alan genișliğinin hissettirdiği sanal özgürlük duygusuyla, kimi zaman konu dıșına çıkmayı da göze alarak, yazdıkça yazdım.… Yazının Devamını Oku

Cambridge Sermaye Tartışmalarına Tanıklık Etmek – 3/4

photo 1

Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Bu soruyu ben değil, 2003 yılında Journal of Economic Perspectives adlı akademik dergide yayımlanan makalelerinde A. J. Cohen ve G. C. Harcourt birlikte soruyorlar. Sahiden de, Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Şimdi de ben soruyorum. Cohen ve Harcourt’a göre, tartışmalara katılan birçok kişi artık hayatta olmadığından bu sorular geçmișin tozlu, karanlık, ıșıksız odalarının unutulmuş, örümcek ağlarıyla kaplanmış kitap raflarında kaldı. Aslında tam olarak böyle söylemiyorlar, ben biraz dramatikleștirdim. Onların açıklamalarından anlașılan tartıșmaların durduğu. Oysa bana sanki bu tartıșmalar hala devam ediyormuș gibi geldi. Bu yazıda, neden Cohen ve Harcourt ile aynı fikirde olmadığımı anlatmaya çalıșacağım. Bunu yapabilmek için birçok konuya değinmem gerekti. O yüzden de yazı uzadıkça uzadı. Sanal dünyanın alan genișliğinin hissettirdiği sanal özgürlük duygusuyla, kimi zaman konu dıșına çıkmayı da göze alarak, yazdıkça yazdım.… Yazının Devamını Oku

Cambridge Sermaye Tartışmalarına Tanıklık Etmek – 2/4

photo 1

Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Bu soruyu ben değil, 2003 yılında Journal of Economic Perspectives adlı akademik dergide yayımlanan makalelerinde A. J. Cohen ve G. C. Harcourt birlikte soruyorlar. Sahiden de, Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Şimdi de ben soruyorum. Cohen ve Harcourt’a göre, tartışmalara katılan birçok kişi artık hayatta olmadığından bu sorular geçmișin tozlu, karanlık, ıșıksız odalarının unutulmuş, örümcek ağlarıyla kaplanmış kitap raflarında kaldı. Aslında tam olarak böyle söylemiyorlar, ben biraz dramatikleștirdim. Onların açıklamalarından anlașılan tartıșmaların durduğu. Oysa bana sanki bu tartıșmalar hala devam ediyormuș gibi geldi. Bu yazıda, neden Cohen ve Harcourt ile aynı fikirde olmadığımı anlatmaya çalıșacağım. Bunu yapabilmek için birçok konuya değinmem gerekti. O yüzden de yazı uzadıkça uzadı. Sanal dünyanın alan genișliğinin hissettirdiği sanal özgürlük duygusuyla, kimi zaman konu dıșına çıkmayı da göze alarak, yazdıkça yazdım.… Yazının Devamını Oku

Cambridge Sermaye Tartışmalarına Tanıklık Etmek – 1/4

photo 1

Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Bu soruyu ben değil, 2003 yılında Journal of Economic Perspectives adlı akademik dergide yayımlanan makalelerinde A. J. Cohen ve G. C. Harcourt birlikte soruyorlar. Sahiden de, Cambridge sermaye tartışmalarına ne oldu? Şimdi de ben soruyorum. Cohen ve Harcourt’a göre, tartışmalara katılan birçok kişi artık hayatta olmadığından bu sorular geçmișin tozlu, karanlık, ıșıksız odalarının unutulmuş, örümcek ağlarıyla kaplanmış kitap raflarında kaldı. Aslında tam olarak böyle söylemiyorlar, ben biraz dramatikleștirdim. Onların açıklamalarından anlașılan tartıșmaların durduğu. Oysa bana sanki bu tartıșmalar hala devam ediyormuș gibi geldi. Bu yazıda, neden Cohen ve Harcourt ile aynı fikirde olmadığımı anlatmaya çalıșacağım. Bunu yapabilmek için birçok konuya değinmem gerekti. O yüzden de yazı uzadıkça uzadı. Sanal dünyanın alan genișliğinin hissettirdiği sanal özgürlük duygusuyla, kimi zaman konu dıșına çıkmayı da göze alarak, yazdıkça yazdım.… Yazının Devamını Oku

İncir Yaprağı İle Saklanan Gerçek: Schopenhauer Felsefesinde Cinsellik

Klimt_Aşk

Doğduk. Öleceğiz. Şu an varız. Ve insan denilen bir canlı türüne mensubuz. Buraya kadar iyi hoş fakat insan olmak da ne demek? Bu soru kafamızı bin yıllardır kurcalıyor. Ve cevap bulduğumuza inanıyoruz. İnsan olmaya dair cevabımız da kabaca şöyle: “Biz evrenin merkezindeyiz. Hatta evrendeki bütün deveran bizim etrafımızda cereyan ediyor. Biz bütün diğer canlılardan farklıyız. Ve biz, bedenden ziyade zihin veya ruh olan pek matah varlıklarız.” Kafamızda kendi türümüzle ilgili kurduğumuz fantezi kabaca böyleydi/böyle. Bu fanteziye sıkı sıkıya tutunduk. Bu sayede kendimizi çok değerli hissettik/hissediyoruz. Fakat ne var ki tarih içerisinde insan olmanın anlamına dair imajımız sürekli sarsıldı. Önce birileri çıkıp dünya yuvarlak dedi. Bunu anlamadık: “Nasıl, ya? Şimdi biz evrende merkezi bir konumda değil miyiz?” Sonra başkaları çıkıp bütün canlılarla akraba oluşumuzdan bahsetti, gene hoşumuza gitmedi: “Nasıl yani?… Yazının Devamını Oku

Ekonofiziğin Tarihsel Gelişimi ve Kuantum Mekaniksel Formalizmin Getirileri

gorsel1

Klasik Fiziğin Temellerinden Ekonofiziğe
Geniş anlamıyla ekonofizik, fizik dalında geliştirilmiş olan kuram ve yöntemlerin ekonomiye uygulanmasını içeren bir araştırma alanı olarak nitelendirilir. Özellikle fiziksel sistemlerin modellenmesinde sıkça karşılaşılan stokastik (rastlantısal), doğrusal olmayan ve istatistik fiziksel yöntemler bu disiplinde önemli yer tutar [1].

Ekonofizikçiler, 1995’de H. Eugene Stanley’in “ekonofizik” adlandırmasını kullanmasından bu yana ekonomistler cephesinden gelen skeptik ve kimi zaman sert eleştirilere maruz kaldı. Ancak, finansal ağın ürettiği devasa boyutta verinin ve karmaşıklığın karanlığında, fizik disiplininden gelen bütüncül ve sistematik bakışın, ekonomideki teorik ve ampirik boşlukları doldurma potansiyelini göz ardı etmek haksızlık olacaktır. Bununla birlikte ekonofizik, geleneksel ekonomi kuramlarında kısıtlı bilgi veren homojen ajan – denge durumlarının ötesinde, heterojen ajan – denge dışı durum formülasyonuyla, daha gerçekçi bir modelleme gereksinimine yanıt olma iddiasında.… Yazının Devamını Oku

İktisadiyat’a Kısa Bir Bakış

munch.scream

İktisadiyat eli yüzü düzgün bilim (merkezde iktisat olmak üzere), felsefe ve toplum yazıları okumak isteyenler için değerli bir mecra. Bağımsız yazarların iktisadi kaygı gütmeden (yaygın ve yanlış kulla-nım bu, aslında kâr dürtüsünden söz ediyoruz, nihayetinde yazan da okuyan da bu işten haz/fayda aldığı müddetçe iktisadi kaygı vardır) sağladığı katkılarla büyüyen ve okuyucusunu doyuran, popüler-lik tuzağına düşmemeyi başaran bir atölye olarak görülebilir İktisadiyat. Biraz ileri giderek, çatısı, bordrosu, bürokrasisi olmayan bir düşünce kuruluşu (think tank) olarak görmek de mümkün.

İktisadiyat ekibi zaman içinde kâh daralarak kâh genişleyerek bugüne geldi. Bu yazıda İktisadiyat’ın geçmişine yönelik bir sayma egzersizi yapıyoruz. İktisadiyat’ın Blogspot’taki yayınından WordPress desteği ile kendi alan adı altında yayına geçtiği Kasım 2008’den 20 Mayıs 2016’ya kadar yayımladığı tüm yazılar alınıyor, biraz kes-yapıştır ile bu yazılara ait metaveriye şekil veriliyor; başlık, yazar, yayın tarihi, anahtar kelime verisi bir çalışma tablosuna giriliyor.… Yazının Devamını Oku