Son Eklenen Yazılar

Mehmet Altan'a Mujde! Yeni Yazar…

iktisadiyat ailesi buyumeye devam ediyor. Bilkent Universitesi Fizik Bolumu’nu bitirip Eylul-2008’den bu yana Kopenhag Universitesi / Niels Bohr Enstitusu’nde ayni alanda yuksek lisans yapan Tolga Bagci da artik aramizda! Akademik ilgi alanlarinin arasinda deneysel kuantum optiği, kuantum enformasyon ve fiziğin felsefesinin yer aldigi Tolga Bagci bizi daha cok fizik ve felsefe iliskili konularindaki yazilari ile destekleyecek. Ozellikle kuantum fizigi ve felsefesi konularindaki yazilarinin basta Mehmet Altan olmak uzere hepimiz icin ogretici olacagini dusunuyorum.

Aramiza hos geldin Tolga! Yazilarini heyecanla bekliyoruz!… Yazının Devamını Oku

Mehmet Altan'dan Kuantum Dersleri!

Dikkat ettiyseniz son yillarda bir “kuantum ticareti”dir gidiyor. Kimileri cikti “kuantum dusunce sistemi” dedi, kimileri de “kuantumu yasaminizda hissetmek” diyerek sacmaladi. Sakin agir gelmesin bu lafim. Sacmaladilar cunku kuantum fizigi ile uzaktan yakindan alakasi olmayan seyleri toparlayip laf salatasi seklinde insanlara pazarladilar; hala da pazarliyorlar.

Mehmet Altan da, ne yazik ki, bu kervana iktisat-kuantum fizigi baglantisinda yazilar yazip konferanslar vererek katilmis.
Yazdiklarindan anladigim kendisinin kuantum fiziginin ne oldugundan bihaber oldugudur. Iktisatta, artik lafi gecmeyen makalelerin “adamdan sayilmadigi” belirsizlik kavramini sanki yeni bir seymis gibi ortaya koyup kuantum fiziginden faydalanmamiz gerektigini soylemis. Durun, sozu kendisine birakalim da daha iyi anlayalim ne demek istedigini

…..Bilim ilerledikçe tesadüf ortadan kalkacak. Tesadüfün bir şekilde insanın bilgi birikiminin, bildiklerinin içine devir olacak. Zaten bilim, bilinmeyenden, bilinene sorunlarını çekmek, çıkartmaktır.

Yazının Devamını Oku

Emeksiz Teknoloji… Emeksiz Yenilik vs…

Geleneksel İktisat Teorisi, üretim faktörlerini dört başlık altında ele almaktaydı: Emek, Sermaye, Doğal Kaynaklar ve Müteşebbis… Ve sonrasında 1980’li yıllarda İçsel büyüme teorileri ile literatürde yer almaya başlayan teknoloji, beşeri sermaye, araştırma-geliştirme faaliyetleri gibi faktörler geleneksel üretim faktörlerinden önemli-öncelikli hale geldi. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken en önemli unsur bu -yeni- faktörlerin “emeğin” türevi” olmasıdır.

Zira emeğin niteliklerini ifade eden beşeri sermaye ve beşeri sermayenin ürünü olan araştırma geliştirme faaliyetleri ve teknolojik yenilikler “emek” olmaksızın var olamayacak üretim faktörleridir. Diğer bir ifade ile içsel büyüme teorilerinin ortaya koyduğu yeni faktörler emeğin türevi iken geleneksel üretim faktörleri de emeğe bağlı olarak etkinlik kazanabilmektedir. Doğal kaynakları kullanarak üretken kılacak, sermaye birikimini sağlayacak unsurları biraraya getirecek ve teknolojinin üretimini sağlayacak olan tek faktör, özü itibariyle insanı ifade eden emek faktörüdür.… Yazının Devamını Oku

Emre Aköz Örneği ile Yazar Sorumluluğu!


Emre Akoz, bundan yaklasik 3 ay onceki “Bilim mi cuzdan mi?” baslikli yazisinda soyle demisti:

“…Dünkü SABAH’ta da okudunuz: Dünyanın en iyi üniversitelerini belirleyen bir Çin Üniversitesi var. Jiao Tong adlı Şangay’ daki bu üniversite, çeşitli ölçütler kullanarak ilk 500 üniversiteyi belirliyor.
İlk sıraları ABD üniversitelerinin aldığı listeye Türkiye’den sadece bir üniversite girmiş bu kez: İstanbul Üniversitesi. Bu durum çeşitli açılardan ele alınabilir:

…Üniversite sınavında başarılı olan öğrencilerin yönelimlerine baktığımızda, İstanbul Üniversitesi’nden daha fazla; ODTÜ, Hacettepe, Bilkent, Sabancı ve Boğaziçi gibi üniversitelerin tercih edildiğini görüyoruz.

Belki ” bilimsel kapasite ” yönünden İstanbul Üniversitesi daha başarılı olabilir ama aynı branştaki mesela bir Boğaziçilinin ABD’ye kabul edilmesi daha büyük bir olasılık.

Yogun bilgi eksikligi ile dolu ustunkoru bir yazinin, hem de ulusal capta boylesine buyuk bir gazetede ve bircok insani da bilgisizlikle suclayan birisi tarafindan yazilmis olmasi gercekten icler acisidir!… Yazının Devamını Oku

CeterisParibus.net`te yeni bir bolum!

Uzun zamandir ceterisparibus.net`in kurucularindan Gokmen Bey ile sayfaya deneysel ve davranissal iktisat uzerine bir bolum eklemek konusunda gorusmekteydik. Sonunda iki tarafin da cabasiyla artik Turkiye`nin en genis makale arsivine “deneysel ve davranissal iktisat” basaligi da eklendi. Su an icin bir miktar “ciliz” olan makale bolumunu gelecek haftalarda olabilidigince genisletmeye calisacagim. Alanin Turkiye`deki tanitimina buyuk katki saglayacagina inandigim bu desteginden oturu ceterisparibus.net`e sonsuz tesekkurler.

U.Baris URHANYazının Devamını Oku

Deneysel ve Davranissal Iktisat Danimarka Devlet Televizyonu`nda!

Kopenhag Universitesi`nde deneysel ve davranissal iktisat uzerine calisan Prof. Jean-Robert Tyran birkac gun once Danimarka`nin -TRT2`nin benzeri olan- DR2 isimli kanalindaydi.

“Viden om” isimli bu program bircok farkli alanda yayin yapan bir bilimsel magazin programi. Suraya tiklayarak izleyebileceginiz programin gecen haftaki konugu deneysel ve davranissal iktisatti.

Programi izlerken, aklima bizdeki programlara son 10 yilda dahi hicbir hakemli dergide yayin yapmamis akademisyenlerin konuk edilip bilimden cok siyaset konusulmasi geldi.

U.Baris URHAN

Not: Program Danca fakat roportajlarin tamami Ingilizce.… Yazının Devamını Oku

Gonullulerin Cikmazi (Volunteer`s Dilemma)

Tez konum nihayet belli oldu. Ben de size bu ilginc konu hakkinda biraz fikir vereyim istedim.

Gonullerin Cikmazi Nedir?
Bu alandaki ilk yayin aslinda sosyal psikoloji`den gelmesine ragmen kullanilan etiket farkli idi: Bystander Effect. Bunu, acikcasi, nasil Turkceye cevirmemiz gerektiginden emin olmadigim icin gecici olarak “gorgu taniklari etkisi” diyecegim. Cunku teori bir acil yardim aninda artan gorgu taniklarina (bystanders) paralel olarak herbir gorgu taniginin yardim etme olasiliginin dustugunu belirtiyor. Gonullulerin cikmazi ise bu konunun, teorik gerekcelerle seyreltilmis oyun-teorik bir versiyonu oluyor.
Gonullulerin cikmazinin en basit hali 2 oyunclu ve 2 stratejili bir oyundur. Oyunculardan en az birisinin belli bir bedeli odemeye razi olmasi halinde iki oyuncunun da istifade edebilecegi ortak bir “fayda” yaratilmasinin mumkun oldugu en basit oyuna literaturde “gonullulerin cikmazi” deniliyor.… Yazının Devamını Oku

Daha Cömert Bir Toplum İçin, Daha Fazla Oksitosin!

İktisatçıların birkaç yıldır ilgiyle takip ettiği alanlardan birisi olan nöroekonomi mikro ölçekteki deneysel pazarlık oyunlarının birçoğunun nörolojik temellerine ışık tutmakta.
Son yıllarda yapılmış önemli çalışmalardan bir tanesi de “Oxytocin Increases Generosity in Humans” adıyla şurada yayınlandı. Yazarlardan özellikle Paul J.Zak Cleramont Üniversitesi’ndeki çalışmaları ile adını bir hayli duyurmuştu.

Çalışma deneklerin yarısına oksitosin yarısına da etkisiz bir sıvının verilmesini takiben ültimatom ve diktatör oyunlarındaki davranışlarının incelenmesi üzerine kurulmuş.

Ültimatom oyununda iki kişiden birisine belli bir miktar para verilir ve karşısındaki oyuncuya istediği bir miktarı vermesi istenir. Eğer karşı taraf bu miktarı beğenmez ve reddederse iki taraf da hiçbir şey alamazken kabul etmesi durumunda teklif edilen miktarın, teklifi yapan de kalan miktarın sahibi olur.
Diktatör oyununda bunun tersine karşı taraftaki oyuncunun bir seçim şansı yoktur.… Yazının Devamını Oku

Nöroekonomi (Neuroeconomics); Beyaz Önlüklü İktisatçıların Hikâyesi

-Doktor bey kendimi çok kötü hissediyorum.
—Neyiniz var?
-Yatırımlarımın getirisi çok düşük ve rasyonel karar veremiyorum.
—Hımm, siz şöyle bir uzanın.Ben şirket raporlarınıza bir bakayım…

Özellikle akademik hayat konusunda bilgi sahibi olmayanlara anlatmakta zorluk çektiğim bir unvandır doktorluk. İkitsadın doktoru ne iş yapar ki? Doktor dediğin beyaz önlüklü, sağlık sorunları ile ilgilenen insan değil midir?
İşte tam bu noktada imdadımıza Nöroekonomi yetişiyor.

Vernon L.Smith ile Daniel Kahnemann’ın aldığı nobel ile samimi bir dostuna kavuşan iktisat, anlaşılan ondan da sıkılmış ki yeni bir dost arayışında.Evet, psikolojiden sonra iktisatçıların yeni gözdesi biyoloji biliminden bahsediyorum.Giderek daha da yaygınlaşan bu disiplinlerarası çalışma, nöroekonomi, ne ile ilgileniyor peki?

Kevin Mccabeşöyle bir tanım veriyor;

Neuroeconomics is an interdisciplinary research program with the goal of building a biological model of decision making in economic environments.Yazının Devamını Oku